Bilişim Dünyası 25 HAZİRAN 2016 / 17:50

KOBİ’ler mobilde de varlar!

Yellow Pages, KOBİ’lerin web’deki varlığını aynı güçle mobile taşımanın önemine odaklanıyor.
 
Dilay Sağbili
 
4.5G’nin hayatımıza girmesi, hızlanan internet ile mobil alışverişi, ama asıl önemlisi mobilde görünür olmanın artan önemini beraberinde getiriyor. Mobil ticaretin artması yönünde beklentilere işaret eden Yellow Pages Genel Müdürü Semin Özmoralı, hedef ve stratejileri hakkında sorularımızı yanıtladı.  
 
Şu anda kayıtlı kaç firma var? Bu firmaların kayıtlı olduğu iller nereler?
850 bini geçtik, fakat geçtiğimiz senelerin artışına bakarsak bu büyük bir sayı değil. Çünkü bir o kadar kapanan firma vardı. Biz sadece firma eklemiyoruz. Aynı zamanda kapanan firmaları da temizliyor, taşınanları, isim değiştirenleri taşıyoruz. Yani bu süredeki çabanın ciddi bir kısmı kapatmaya, temizlemeye, güncellemeye gidiyor. Kapanmaların en çok bulunduğu şehir İstanbul. Anadolu’ya gittiğimizde bu sayı azalıyor ve daha durağan. Zaten bütün ülkelerin ekonomilerinde KOBİ’lerin etrafında bu hareketleri görüyorsunuz.  Maalesef turizm sektöründe bunu çok net hissediyoruz.  
 
Şirketler sizlere kendileri mi kayıt yaptırıyor, yoksa siz mi onlarla bağlantı kuruyorsunuz?
Şirketler, bizlere kendileri kayıt yaptırıyorlar. Ancak 850 bin veriden bahsediyoruz ve bunların hepsi de kendi başvurularıyla olmadı. Yerel arama ekibimiz de bölgeleri sanal ortamda, harita üzerinden, telefonla veya bizzat dolaşarak verileri topladı. Ancak şu anda kendi ‘veri aramamız’ azaldı. Artık daha çok başvuruları değerlendiriyor, verilerin güncel olduğunu bildiğimizden onlara öncelik veriyoruz. Bizim en büyük üç işbirliğimiz Apple, Bing ve Google ile. Bunlar bizden Türkiye’deki güncel firma verilerini istiyor, bu verileri haritalar başta olmak üzere çeşitli ürünlerinde kullanıyorlar. Bizim onlara veri temin etme yükümlülüğümüz var.  
 
Başvuran firmalara herhangi bir filtre uyguluyor musunuz, yoksa her başvuruyu kabul ediyor musunuz?
Çok hafif bir filtremiz var. Sonuçta her işyeri, tüketicinin aradığı her nokta kaydedilmeli. Bu arada firma diyorum ama tüketicinin, kullanıcının aradığı her noktaya okullar, devlet daireleri, parklar, tarihi yerler de giriyor. Bunları da kaydediyoruz. Filtremiz ise yanlış başvurulara yönelik. Yani doğru kayıtsa kaydediyoruz. Yanlış kayıtta ise şunlar var. Misal, rakibinin yerine arıyor, İstanbul’da olan rakibini bize Adana’da kaydettirmeye çalışıyor, yerini değiştirmeye veya kapattırmaya çalışıyor, telefonunu değiştirerek ulaşılmasını engelliyor. Onları eliyoruz. Ayrıca fiziki bir işyeri olmasa bile var gibi davranıp, en çok online taraftan yaşadığımız bir sıkıntı olarak, sanki bir mağazası varmış gibi kaydettirmeye çalışıyor. Amacı ise arama motorlarında bulunmak istemesi. E-ticaret firmalarını tabi ki genel merkezleri olarak kaydediyoruz.  
 
“Kampanyalar” ve “Vitrindekiler” neye göre oluşturuluyor?
‘Kampanyalar’da müşterilerimizin tüketiciye yönelik kampanyalarını duyuruyoruz. Amacımız tüketiciye ve kendi müşterimize yardımcı olmak. ‘Vitrindekiler’ ise kampanyası olsun olmasın, rehberimize son eklenen müşterileri oluşturuyor. Çünkü rehberimize iki tip firma ekleniyor. Birincisi ücretsiz yayınladıklarımız, ikincisi ise detaylı tanıtımla birlikte reklam sayfasıyla yayınladıklarımız. Dolayısıyla bizim müşterimiz KOBİ’ler. ‘Vitrindekiler’e her ekleme ile burası güncelleniyor. Ayrıca onun altında bulunan “son eklenenler” kısmında da ücretli ya da ücretsiz son eklenen her firma yer alıyor.
 
KOBİ’lerin bu yapıya ilgisini nasıl değerlendiriyorsunuz?
KOBİ’lere vitrine koyduğumuz için özel bir ücretlendirme yapmıyoruz. Çünkü orada tamamen altyapısal bir algoritma çalışıyor ve yeni eklenen her müşteri oradan geçiyor. Tabi ki anasayfamızda görülmek KOBİ’lerin çok hoşlarına gidiyor. Ama KOBİ’ler asıl trafiği kendi sayfalarından alıyor. Çünkü bazı KOBİ’lerin kendi web siteleri yok ama Yellow Pages’taki tanıtım sayfası o kadar detaylı ki bunu kendi web sitesi gibi kullanıyor. Bu yüzden o sayfa çok önemli onlar için. Geçtiğimiz yaz şirket ve ortaklık yapımız değişti. Eski şirketin ortaklarından Wayne Foster, yeni bir yatırım yaptı ve kendisi tek başına yeni şirketin kurucusu oldu. Bu yeni yatırım ve vizyonla birlikte başta web sitesi olmak üzere birçok şeyi yeniledik. O yüzden bu yeni geçişte insan kaynağımızı hem önyüz tasarım tarafı hem arka yüz geliştirme tarafı olarak bu sistemin yapımına aktardık. Bunun KOBİ’lere yansıması olarak da rehber üzerinde KOBİ’lere verdiğimiz tanıtım sayfaları, içeriği, fonksiyonu, kullanıcı deneyimi, tasarımı, kısaca her şeyi çok değişti. Mesela sayfalarını sosyal medyada paylaşabiliyorlar. Çalışma saatleri indikatörü de sayfada. Sayfalara kullanıcı yorumları ise geliyor. Eğer firmanın Yellow Pages reklam veya tanıtım sayfası varsa, bu gelen soruları ve yorumları kontrol edebiliyor, istemezse yayınlatmıyor. Yani kontrol KOBİ’de. Bizim firmalara atanmış proje yöneticilerimiz var ve onlar KOBİ ile temasa geçiyor. Bu bağlantının çoğu telefonla oluyor. YouTube videolarını yükleme özelliği de getirdik. Bu özellikle bulunurluk ve arama motorları açısından önemli. Görsellerini de zenginleştirdik. Böylece KOBİ’ler için hazırlanmış pek çok şeyi bir arada vermiş oluyoruz. Örneğin logosundaki çözünürlük iyi değilse bile buna müdahale ediyoruz.
 
Küresel Yellow Pages yapısında Türkiye nasıl bir konumda?
Kuzey Amerika, Avrupa gibi Yellow Pages ülkelerini karşılaştırırsanız, hala arada çok fark var. Ama bilinirlik burada da arttı. Sonuçta ‘Yellow Pages’, marka olarak Türkiye’de 8 senedir, bugün 850 bin firma ile var. Tüketici tarafında da Yellow Pages ile online tarafta yeni bir kültür doğabilir.
 
Mobil’de ve 4.5G odaklı beklentileriniz neler?
Bu yeni sitemiz ‘responsive’, yani tüm ekranlarla uyumlu. Yellow Pages’ların bu yapıya geçmesi dünyada da bizde de çok sancılı oldu ama gerekiyordu. Fakat küresel bazda bu sisteme geçemeyen Yellow Pages siteleri de var. Çünkü büyük bir siteyi ‘responsive’e geçirmek zordur. Yazılım, kodlar gibi her şey değişir. Arkasında piksel piksel hesap olur. Önemli olansa bizim yaptığımızın KOBİ’lere yansıması. KOBİ’lerin tüm görünürlükleri ücretli veya ücretsiz ‘responsive’. Bu KOBİ’ler tarafında önemli ve bunun 4.5G ile bağlantısı da şu: Bu zenginlikte siteleri ‘responsive’e çevirdiğiniz zaman mobilden gösteriyorsanız teknolojinin, erişim ve bağlantı hızının çok yüksek olması lazım. Yani ne kadar yüksek hız, o kadar hızlı görüntüleme. Böylece 4.5G’ye geliyoruz. Bunu web sitelerine taşırsanız, bizim KOBİ’lere verdiğimiz web sitesi ürünümüz, güçlü bir sloganımız var: “Web sitesiz, mobil uyumlu web sitesi olmayan KOBİ kalmayacak. “ ‘Web sitesiz KOBİ kalmayacak’ bile doğru bir söylem değil. Çünkü mobil uyumlu olmayan web sitesi çöp demek. Bunun için üç şeye ihtiyacımız var: ‘Responsive’ web sitesi, mobil cihaz ve bunu sağlayacak teknoloji. Ama siz bunları yaparken, eğer iyi bir erişim hızınız yoksa bunu ne KOBİ ne de KOBİ’nin müşterisi açabilir. Bu da kötü deneyim demek. İşte bu yüzden 4.5G süreci hızlandırdı. Kullanıcıların mobilde deneyim hızı arttıkça beklentisi de arttı.
 
2016’ya dair bakış ve hedefleriniz nelerdir?
KOBİ’lere dijital ürünleri ulaştırma misyonumuz ve “mobil uyumsuz web siteli KOBİ kalmayacak” önceliklerimiz var. Dünya genelinde de mobil uyumlu web siteli KOBİ oranı düşük. Bu yönüyle Türkiye olarak dünyadan farklı değiliz. Dijital pazarlama dünyasındaki gelişmeleri KOBİ’lere ucuz maliyetle ulaştırmak çok önemli. Yani az ama düzenli harcama yapabilmeliler. Biz de işte bu vizyonda ürünlerimizle KOBİ’lere gidiyoruz, buna devam da edeceğiz. Şirket verisi güncellemelerimiz devam ediyor. Veri toplama işini optimize ettik. Bu devam edecek ve C kod yapımızda adresten bakarak enlem boylam belirleme ve düzeltme işlemini manuel yapmaya devam edeceğiz. Şu an 850 bin kaydın yüzde 60’ı tarafımızdan bu şekilde kontrol edilip düzeltilmiş durumda. Bu oranı arttırmak istiyoruz. Fakat bir yandan da silinenlerle boğuştuğumuz için tahmin ediyorum yüzde 60-65 oranında gidip geleceğiz.  Sektörü değiştirecek önemli bir değişiklik oldu. Google, Türkiye pazarına yeni bir kanalla girme kararı aldı. Adwords haricinde Google’ın bir kanalı daha var. O da Premier SMB Partner. Bu kanalı Google Türkiye, Türkiye’ye getirdi. Google, bu KOBİ partnerlerini de diğer ajanslardan, diğer reklam yöneticilerinden ayırıyor, pazarlama yatırımı yapıyor, destekliyor, özel bir partnerlik anlaşması içinde besliyor, özenle seçtiği bu firmaları, KOBİ partneri olarak kullanıyor. Google Türkiye, şu an özel KOBİ partneri yapacağı firmalarla görüşüyor. Bunlardan biri de biziz. Şu an Google Türkiye ile satışlarımız, KOBİ’lere yaklaşımımız, hizmetler, faaliyetler, eğitimler üzerinde çalışıyoruz. Bu bizim için de KOBİ’ler için de önemli olduğu kadar, bir bütün olarak Türkiye pazarı adına da önemli. Bu partnerlik iki taraf için de bağlayıcı. İşin içinde hukuki süreçler de olduğu için bu konuda net süre vermem zor, ama 2016 yılı içinde tamamen gerçekleşecek.