Bilişim Dünyası 11 EYLÜL 2016 / 15:10

Korkmayın, güvenlik odağında kendinizi bilerek dönüşün!

Her ölçekten her sektörden şirket dijital gelişim paralelinde değişmek zorunda. Çünkü pazarda yeni oyuncular yerini alıyor, tüketici tercihleri değişiyor ve gelişiyor, tüm bunlar da sektörel kuralları yeniden oluşturuyor.
Telekom operatörleri, pazarda yeni gelir modelleri oluşturmak zorunda. Çünkü SMS ile çıkılan yolda metin mesajlar artık gündemde değil. Dijital bozulmanın neler yapabileceğinin en güzel örneği de bu. “SMS, birebir iletişim kanalıydı, ama WhatApp bir topluluk iletişim aracı. Hatta Facebook, WhatsApp’ta şifreli mesajlaşma hizmeti ile kurumsal iletişime ilgisi olduğunu gösterdi” diyen VMware İş Çözümleri Stratejisti Elan Yanovsky’nin dikkat çektiği gibi, bir şirket resmi iletişimi için WhatsApp’ı kullanacaksa, bunun şifreli olması şart. “Benim gibi gri saçlı bir adam için bu uygun olmaz ve bankacılıkta yüz yüze iletişimi tercih ederim. Ama kızım da şubede bankacı ile sohbet etmek istemez, WhatsApp’ta bankacı ile konuşmaya ise bayılır” ayrımına dikkat çeken Elan Yanovsky’e göre, bu bir dijital türbülans ve birçok sektörde işlerin tepeden tırnağa değişmesi demek. Bankacılık artık sosyal kanallar üzerinde konumlanıyor. “Türkiye’de kredi başvurusunu, kişinin Facebook hesabı üzerinden alan bankalar olduğunu biliyorum. Tüm sektörler gibi bankalar bu yeni fikirlere yapıcı biçimde bakmak zorunda” örneğini paylaşan Elan Yanovsky, sorularımızı yanıtladı, beklentilerini ve pürüz noktalarını paylaştı:
 
Düzenleyici kurumlar bu değişimde nasıl bir konuma sahip? 
Genelde düzenlemeler teknolojinin hep gerisinde kalır. Asıl değişim ‘değişimin hızı’. Düzenleyiciler ise misal iki yıl önce olanları anlayıp düzenlemeye çalışıyor. Facebook’taki sosyal aktivitesi ile bir kişinin kredi derecesini hesaplamak, aslında 1-2 yıl önce pazarda yerini alan düşünce tarzının örneği. Ama pazara nelerin girdiği veya gireceği ile alakası yok. Yani düzenlemeler geçmişi takip ediyor. İkincisi; üzerinde hiçbir otoritenizin olmadığı bir yapıyı nasıl regüle edebilirsiniz? Türkiye’de bir kişi ile İngiltere’deki bir kişi arasında finansal işlem var, ama hizmet ABD’de, işlemin yapıldığı hizmetin sahibi olan şirketin merkezi de Dubai’de. Peki tüm bu küresel işlem trafiğini nasıl düzenleyebilirsiniz? Hangi ülkenin kanunları belirleyici? Düzenleyici birimlerin yapmaya çalıştıkları zor bir iş ve yüzde 100 başarılı olacaklarını söylemek maalesef zor. Bence başarılı olabilecekleri tek bir başlık var.
 
Nedir bu başlık? 
Gizliliği düzenlemek. Bu konuda büyük boşluklar var ve artık herkesin derdi ve önceliği bu. Burada başarı sağlama potansiyelleri yüksek. Çünkü düzenleyici kurumlarla aralarında ortak bir alan var. Her sektörde herkes aynı sorunlarla karşı karşıya ve herkes güçlü deneyimi sağlamalı. Kavramsal olarak bankacılıkta deneyim ilk bakışta çok kuru görünebilir, ama değil. Çünkü eğer kredi verebilmek istiyorsam, sizin mobil cihazınızı kullanarak, kendi kredi sunum sistemimi yeniden oluşturmam ve uyumlu hale getirmem gerek. Bugün kredi vermek için size 20 soru sormam gerekiyorsa, artık çok daha farklı ve az sayıda soru sormam lazım. Yani formlar ve standart soruların dışına çıkmanız gerek. Ama mobil telefona güvenebilir misiniz? Mobilde insanlar 5’ten fazla soru istemez ve bu durumda ben risk değerlendirmemi nasıl değiştirmeliyim?
 
Bu değişim nasıl olmalı?
20 soruyu 5 soruya indireceksiniz, ama bu 5 soru bile başlı başına zorlu süreç demek. İşte bu nedenle kendi içinizde süreçlerinizi yeni baştan ele almalı, bunu yaparken, kendi yüklendiğiniz işin dışına da girmemelisiniz. Yani tüm süreçleri yenilemek gereklilik.
 
Kurumlarda bu yenileme isteği ne seviyede?
Değişimin farkındalar, kendilerinin de buna uygun değişim yapmaları gerektiğini biliyorlar. Ama asıl soru şu: Bunu gerçekten yapabilir miyiz? Soruları 20’den 5’e indirmek söz konusu olunca, her şeyin temelinde ilk dert; risk değerleme başlığında yeni bir iş modeli ile ortaya çıkabilmek. İkinci soru; BT ekibimiz bu değişimi yapabilir mi? Var olan bankacılık sistemlerimizi oluşturmak 30 yıla yakın sürdü. Peki yeni ve yine köklü bir değişimi bu sefer 6 ayda yapabilir miyiz? Bu arada, 6 ay sonra, 3 veya 1 soru ile bu işi halledebiliyor olmanız gerekebilir, hatta belki soru bile sormamalısınız.
 
Bu hızlı değişime nasıl ayak uyduracaksınız?
Burada birleştirici unsur da güvenlik. Eğer formunuzu şubede doldurursanız ve BT sistemine bunu girebilecek tek kişi banka memuru ise, güvenlik uygulamalarını takip edip sisteme girmek kolay. Ama bunu mobilde yapacaksanız, o zaman mobil operatörünüzün, sizin ve şubenizin sorumluluğu gibi kavramlar karşımıza çıkıyor. İşte bu yüzden yepyeni bir güvenlik ve farklı düşünme modeline ihtiyacımız var. Airbnb gibi yeni iş modelleri var ve bunlar, yeni sisteme uygun ilerliyor. Ama köklü bir banka veya zincir otel ağı da bunu yapmak zorunda. Muhtemelen birçok hata da yapacaksınız bu adımları atar, kendinizi yenilerken...
 
Süreçte nasıl bir test yapısı var?
Airbnb, 4 yıldır pazardaysa, hata yapıp öğrenmek için önünde 4 yılı vardı, birçok hata ile bu işe başladı. Bu gibi girişimler ilk hatalarını pazarda deneyimlemeye ve düzeltemeye önem veriyor. Ama yüzde 100 test edilmemiş ve kanıtlanmamış bir şeyi bankacıların test etmeye ne kadar sıcak bakabileceğini bilmiyorum. Yine de değişmek ve dijital oyuncu olmak için bilmelisiniz ki gerçek test süreci pazarda yürütülür ve geriye gidip ‘Bu bir hataydı’ diyebilmeli, bunu kabul edebilmelisiniz. Bankalar, sigorta şirketleri önce zihniyet değişimini yapmalı, ‘İşleri farklı biçimde ele almalıyız, denemek ve test etmek istiyoruz’ diyebilmeli.  Gelecek yıl satacakları ürünlerin bugün piyasada olmadığını bilerek hareket etmeliler.  
 
Yani?
Bunun arkasındaki güzel mesaj Uber veya Airbnb’ye takılıp kalmamak. Onlar dijital oyuncular olarak işe başladılar, eski dünya düzeninde bunların yeri yoktu. Ama Netfilix'in yeri vardı ve Blockbuster'ın ardından ikinci sıradaydı. Ama bugün dönüp bakınca kim Blockbuster'ı hatırlıyor? Netflix ise değişimi başardı, küresel bazda dijital ürün yarattı. Bence nasıl bir dijital oyuncu olabileceğinize dair gösterebileceğimiz en iyi örnek bu.
 
Bu durumda işin temeli yazılım diyebilir miyiz?
Evet, eğer bir BT operasyonu yürütüyorsanız, bir yazılım odağınız olması şart. Çünkü misal Netflix de bir yazılım şirketi haline geldi, günlük bazda yüzlerce yeniliği ve değişikliği kullanıcılara sunuyor. Gelişim bu yönde madem, benim hayalim de bankalar, perakendeciler, sigorta ve telekom şirketleri için, kendi pazarlarının Netflix'i olmaları.
 
Bunun önündeki engeller neler?
Müşterilerimizle iletişimde, BT ve diğer birimlerle konuşmanın farkını da görüyoruz. Bunun temel sebebi; BT'nin önceliğinin bugünkü varlıkları korumak olması. Bu nedenle iş birimleri kadar değişimlere açık değiller, oysa değişim onlar olmadan da hayata geçebilir. Bu nedenle tüm birimler arasında işbirliği önemli. İkincisi; iş fırsatlarına yanıt vermekte yavaşız. Odaklandığımız konu anlamak, ama neler olup bittiğini anlayana kadar iş fırsatı da fırsatlığını yitiriyor. Üçüncüsü de güvenlikte yapılan hatalar. BT birimi ile mobilite ve değişimleri ele alınca, yapmaya çalıştığınız her şeyin sizi siber saldırılara karşı korumasız bıraktığını söylerler. Oysa aktif ve güvenli bir mimari de var. İşte bence bu üç unsur; iş ve BT birimini yanıt verme konusunda durduruyor.
 
Bu durumda, BT biriminin değişmesi için neler gerekli?  
BT; yenilikleri mümkün kılan bir yapıya kavuşmalı, iş biriminin onay vermesi ya da ‘Ben Amazon’da işleyen yeni BT’mi konumlandıracağım’ demek yetmez. Belki durumu kurtarır, ama bulut bilişim tek başına çözüm olamaz. Bulut bilişim altyapı çözümü ve bu altyapıyı doğru inşa etmeniz, birinin bunu doğru yönetmesi ve dengesini sağlayabilmeniz, kendiniz için en uygun yol haritasını hayata geçirmeniz lazım. Yani kendinize yeni bir DNA enjekte edebilmeniz, bunu istemeniz lazım. Bu DNA, bir girişim gibi hareket edebilmenizi, pazara bir girişim gibi yanıt verebilmenizi, ama bu arada sunumlarınızda da kurumsallığı hayata geçirmenizi sağlayacak. Kurumları güçlü ve dayanıklı yapan unsur; pazarla beraber, onu dinleyerek hareket edebilme becerisi. Pazar sürekli değişiyor ve hızlı hareket etmenizi sağlayacak güvenli bir mimari her şeyin temeli.   
 
Tüketiciler bu kurumsal değişimin farkındalar mı?  
“Bence tüketiciler bu gibi sorularla hiç kafalarını yormuyor. Zaten sadakat yok ve sadece en iyi ürün ve hizmete, en iyi fiyat ve erişim kolaylığını istiyorlar. Bunu sunabilirseniz, sizden de alışveriş yaparlar. Bir sigorta şirketi değişimi başarır ve misal, Amazon gibi olursa, ‘Amazon acaba ne zaman sigorta satmaya başlayacak’ sorusu gündeme gelir. Eğer sigorta şirketi yeterince hızlı hareket edemezse kendilerini Amazon'a karşı çalışırken bulabilirler. Tüketici davranışlarına baktığımız zaman, onların da Amazon’dan satın alma eğilimi olacağını görürsünüz. Burada markanın gücü önem kazanıyor. Amazon’un böyle bir adım atması risk oluşturabilir, ama sigorta sektörü için taşıdığı fırsatları da görebilmek gerek. Hem de Amazon gibi hareket etmeden…”

Değişim rüzgarı geliyor
“Türkiye’de kurumsal görüşmelerde gördüğüm kadarıyla, farkındalık güçlü. Ama bazı tereddütler de var. Herkes fırsat rüzgarının yaklaştığının farkında. Bankacılık, sigorta, perakende gibi tüm sektörler kendilerini değiştirmeye çalışacak ve tüm alanlarda olduğu gibi rekabeti göreceğiz. Değişim yetkinliği ise belirleyici. Türkiye, bu konuda bazı pazarların gerisinde kalıyor. Ama küresel bir pazar söz konusu ve küresel bir oyuncu bir yenilik tanıttığı zaman hepimiz onu öğrenebiliriz Rekabet; öğrenmek ve hızlı hareket etmeniz gerektiğini anlamak için en iyi yol. Bunu en önce başaranlar da, diğerlerinin önünde yerlerini alır.”