Bilişim Dünyası 23 EYLÜL 2013 / 08:28

Kumbaranda para değil zaman biriktir!

Yetenek ve becerilerinizi, para yerine zamanın sözünün geçtiği, başkalarının hayatını zenginleştirdiğiniz, sizin de o ölçüde zenginleştiğiniz bir platformda paylaşmak ister miydiniz?
O zaman paranın yerine zamanın kullanıldığı, herkesin katkıda bulunabildiği, paylaşıldıkça zamanın daha da değerlendiği, yenilikçi paylaşım platformu Zumbara ile tanışma vakti...

Herkesin katkıda bulunabileceği bir şeyler olduğu, yeteneklerimiz olduğunu keşfettiren, birbirimize ihtiyacımız olduğunu yakından hissettiren ve hayatta paradan daha önemli şeyler olduğunu hatırlatan bir yerde olmak isterseniz, gidebileceğiniz bir yer var. Neresi mi; para yerine zamanın kullanıldığı sosyal paylaşım ağı Zumbara.
Zumbara, 33 ülkede kullanılan zaman bankası sisteminin sosyal bir ağ ile birleştirildiği, ortaya çıkan çevrimiçi platform ile şu anda dünyada benzeri olmayan bir yapı.
Bu yapının ilk tohumları ise kurucusu Ayşegül Güzel tarafından beş sene önce atılmaya başlanmış. İspanya’da yaşadığı dönemde zaman bankası adlı sistemi öğrenen ve paylaşımda bulunulan fikirlerden etkilenen Güzel, “Türkiye’de neden böyle bir sistem olmasın? Zaman Bankası 2.0’ı yaratmak nasıl olur” diye düşünerek yakın arkadaşı Meltem Sendağ ile birlikte işe koyulmuş. Attıkları ilk adım da 2010 yılında bunun için bir internet sitesi kurmak olmuş.
Kurulan site ile yola çıkılan bu yapı; bugün zaman karşılığı yeteneğin ve yaratıcılığın sınırının olmadığı servisler sunan, 16 bin üyesiyle dayanışmaya dayalı alternatif bir ekonomi hareketi. Para ile şu anki sistemde servis bazında yapılabilecek her şey zaman ile yapılıyor.
Zumbara, 1=1 ilkesiyle çalışıyor, çünkü ihtiyaç anında herkesin zamanının eşit değerde olması felsefesine dayanıyor. Sisteme giren kişiler, almak ve vermek istedikleri servislerden bahsediyor, yetenek, tecrübe, deneyim ve bilgi ihtiyaçlarını paylaşıyorlar. Verecekleri ya da alacakları hizmetleri netleştiriyor, zaman ve mekân belirliyor, bir araya gelip servis paylaşımında bulunuyorlar. Sistemde internet, yabancı dil, gezi ve kişisel gelişim alanında çok aktif hizmet değişimi gerçekleşiyor. Zumbara, çok orijinal ve piyasada bulunmayan servisleri de barındırıyor. Sistemde 10 binin üzerinde servis listelenmiş durumda. Her hafta da 150 saat servis değişimi oluyor. Zumbara’da ne değişimler yapılmıyor ki! Sunulan hizmetlerin sınırı insanların hayal gücü ile sınırlanıyor. Yabancı dil pratiğinden, bilgisayar tamirine, senaryo yazımından, Photoshop eğitimine, seramik tasarımından, dans derslerine, müzik listesi oluşturmadan karakter analizine ve yoga dersine kadar aklınıza ne gelirse hatta Güzel’in tanımlamasına göre aklınıza gelmeyen servisler de bulunuyor.
Güzel, Zumbara’nın işleyişini ise şöyle anlatıyor: ”Sistem birisine 1 saatlik yardım et. Karşılığında 1 saat kazan ve kumbarana at. Bu 1 saat ile topluluktaki dilediğin kişiden istediğin 1 saatlik servisi al mantığı ile işler. Ben Filiz’e ne zamandır öğrenmek istediği ve benim severek yaptığım fotoğrafçılığa giriş dersi veriyorum 2 saat, Filiz karşılığında bana 2 saat ödeme yapıyor. Ben kazandığım bu saatleri kumbarama atıyorum ve ihtiyacım olduğunda çıkarıp 1 saati ile Meltem’den web sitesi geliştirme hakkında bir danışmanlık alıyorum, diğer 1 saati ile de topluluktaki başka bir kişiye evimdeki avizelerimi taktırıyorum.”

Sunulan hizmetlerinin sınırının insanın hayal gücü ile sınırlandığı platformda, her hafta 150 saatlik servis değişimi oluyor
İnsanların zamanı özgür bıraktıkları, parayı şükranın ifadesi olarak kullandıkları, birlik, bütünlük ve bolluk bilinciyle armağan kültüründe yaşadıkları bir dünyanın mümkün olduğuna inandıklarını dile getiren Güzel, “Bu dünyaya şu şekilde katkı sağlıyoruz: Paylaşım kültürü ve armağan ekonomisi ile ilgili farkındalık yaratarak, insanların armağanlarını (bilgi, beceri, tecrübe ve zaman) paylaşarak ihtiyaçlarını karşıladıkları alanlar açarak ve güven temelli ilişkiler ve dayanışık topluluklar oluşturarak” diyerek Zumbara’nın bir anlamda oluşum felsefesini özetliyor.

Güzel, Zumbara’nın getirdiği en büyük farklılığı ise bakın nasıl açıklıyor: ”Zumbara, her şeyin para olmadığı ve hayatta paradan daha değerli şeyler olduğunu ve sahip olduğumuz tek şeyin belki de zamanımız olduğunu hatırlatıyor. Farklılıklarımızın bir tesadüf olmadığının hayatın böyle daha tam ve zengin olduğunun farkına varmamızı sağlıyor. Güvene dayalı ilişki ve güçlü topluluklar oluşturarak kendimiz için en değerli şeyin, kendi destek mekanizmalarımızın ve yeni arkadaşlıkların oluşmasına zemin yaratıyor.”

“Para ile şu anki sistemde servis bazında yapabileceğimiz her şeyi zaman ile yaparız”
Şu anda 16 binin üzerinde üyesi olan yapının özellikle İstanbul, İzmir, Ankara, Eskişehir, Bursa gibi büyük şehirlerde kullanıcı sayısı da artıyor. Türkiye’nin birçok yerinde şehir, mahalle ve üniversitelere bu yapıyı anlattıklarını belirten Güzel, “İzmir, Ankara, Eskişehir, Denizli, Antalya, Pamukkale Üniversitesi, Boğaziçi, Özyeğin, İTÜ, İstanbul Üniversitesi, Yeldeğirmeni mahallesi gibi birçok yerde insanlar, kendi topluluklarını da kurmak istiyor. Bu konuda birbirimize destek oluyor, birbirimizden öğreniyor ve ilham veriyoruz” diyor.

 

Yurtdışından da talep var
Güzel, Zumbara’nın fark yarattığı en güçlü noktanın zaman bankası sistemini bir sosyal ağ ile birleştirmesi olduğunu vurguluyor. Oluşan çevrimiçi platformunun şu an dünyada benzeri olmadığını dile getiren Güzel’in verdiği bilgiye göre bu sebeple yurtdışından birçok talep geliyor. Güzel, İngilizce sürümü kısa süre önce açılan platformda, yakın zamanda yurtdışında da çalışmalara başlamayı planladıklarını belirtiyor.

Ödüllü bir yapı
Zumbara, yarattığı sosyal farklılık sonucu da şu ana kadar Bilgi Üniversitesi Sosyal Girişimcilik, Garanti Kagider Kadın Girişimci ve Etohum yarışmalarında ödüller almış ve Youth Action Net Global Fellows adlı uluslararası yarışmada da dünyada umut vaat eden ilk 20 sosyal girişim arasına seçilmiş.

Şu an sistemde 50’ye yakın dernek ve topluluk profil açmış durumda
Zumbara olarak farklı topluluk ve kurumlarla işbirliği içerisinde olmak, gerçekleştirmeye çalıştıkları amaç için çok önemli olduğunu da belirten Güzel, bu anlamdaki çalışmalarını da şöyle özetliyor: ”Bu anlamda şu an sistemde 50’ye yakın dernek ve topluluk profil açarak sosyal farkındalığı yüksek bir kitleye ulaşmakta. Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri ile birlikte üniversitelerinde bir Zumbara ağı oluşturmak üzere pilot bir çalışmaya başladık. Birçok farklı üniversitenin öğrencilerinden de bu konuda teklifler geliyor ve birlikte çalışmalara başlıyoruz. Diğer taraftan süreçte edinmeye devam ettiğimiz tecrübeler sonucu topluluk ve kurumlara, paylaşım kültürü ve topluluk oluşturma eğitimi, danışmanlığı, araçları ve etkinlikleri sunuyoruz ve bu alanda daha fazla kurum ile işbirliği içerisinde olmak istiyoruz. Zumbara programlaması için de yine topluluk tarafından şekillenmesi için açık kaynak kodlarına geçmeyi ve programcılardan oluşan ve alternatif ekonomilere inanan bir topluluk yaratmayı planlıyoruz.
Önümüzdeki dönemde yine topluluk odaklı çalışmalara devam edeceğiz. Bu anlamda Zumbara’ya destek olmak isteyen çok fazla sayıda kişinin katılımını artırabilmek için süreçler tasarlamaktayız. Yine farklı şehirlerde Zumbara topluluğu kurmakta olan ‘topluluk başlatıcısı’ olan kişilere verdiğimiz desteği artırmak ve topluluk kurma alanında her birimizin deneyimlerini paylaşabileceği açık alanlar oluşturmak istiyoruz. Yeni dönemde yaratıcı etkinlikler ile yaratmaya çalıştığımız dünyanın hikâyesini deneyimleteceğiz ve farkındalık yaratacağız. Bunun içinde dayanışma oyunları, dünyada armağan ekonomisi alanında çalışan vizyoner kişilerin bir araya geleceği ‘Armağan Festivali’ne İstanbul’da ev sahipliği yapmak gibi ilham dolu fikir ve çalışmalar var. 2013’ün en önemli adımlarından biri de Zumbara ekibinin armağan kültürü içerisinde yaşaması olacak. Bu anlamda, Zumbara ihtiyaçları ve tüm süreçler topluluk ile tüm saydamlığı ile paylaşılacak ve kitlesel finansman tarzı yöntemler ile Zumbara’nın tamamen topluluğun hareketi olması ve söylediklerimizi hayatımıza uygulayarak örnek oluşturmamız sağlanacak.
ETİKETLER : Sayı:939