Bilişim Dünyası 06 NİSAN 2015 / 09:24

Önceliğimiz, değer yaratmak

Bulut bilişim merkezli çözümleri ile uçtan uca yayıncılık sektörünü hedef alarak Türkiye'de önemli ilkleri gerçekleştiren Medianova'nın temel hedefi Türkiye'den küresel bir şirket çıkabildiğini göstermek.

Yurtdışı operasyonlar MENA pazarı odaklı çeşitlenir, Türk dizilerine yönelik ilgi de bu çeşitlilikte pay sahibi olurken, paralelde kamu ve özel sektörde önemli çalışmalar hayata geçirilirken, Medianova CEO'su Serkan Sevim, 2015 yılı planlarını anlatıyor ve eklemeden geçmiyor: "Şirketimizin yerli ve yabancı talibi çok. Ama küresel bir şirket olma vizyonumuz var. Yani satmayı veya ortak almayı düşünmüyoruz."

Hedef kitlenizi nasıl tanımlıyorsunuz?

Online yayın olarak bakarsak, yüzde 60-70 gibi bir pazar payımız var Türkiye’de. Ama misal Facebook gibi küresel yapıları ayırmak lazım. O zaman pazar payımız daha yüksek. Medya olarak baktığımızda, büyük bir medya grubu hariç diğerlerinin tüm yayın (streaming) yapıları bizde. Hedef kitlemiz medya ve haber ajanslarının önemli bir bölümü. Burada bulut bilişim çözümü var. Verimliliğimiz müşteri sayısı ve trafik arttıkça daha faydalı oluyor, daha iyi destek verebiliyoruz. Genelde müşterilerimizin ilk başladığımız yıllarda algısı ‘Bunu ben de yaparım’ yönündeydi. Ama biz ağ yapısına bir özellik eklediğimiz zaman, bu herkese o anda sunuluyor. Aksela da bu yapı içinde konumlandırılıp, yoğunluğu otomatik olarak dağıtıyor. Video hızı açısından net fayda var.

İnternette en çok ne izleniyor?

Öncelik her zaman spor içerikleri. Futbol Türkiye’de her zaman açık ara en fazla izlenen başlık. Bunun dışında, Türkiye’de yarattığımız en büyük içerik diziler. Dizilerde inanılmaz bir ‘tekrar izleme eğilimi’ var. Ayrıca akşam belli saatte oturup dizi izleme alışkanlığı bitmiş gözüküyor. İstenen saatte, reklamsız, internetten izleme eğilimi net. Hele mobil, bazı servislerde yüzde 60-70 paya ulaştı. İzleme alışkanlıklarını ofis veya evde net takip edebiliyoruz.

Kanalların bu eğilime bakışı nasıl?

Eskiden kanallar web sitelerini bir bilgilendirme platformu olarak kullanıyordu. Ama artık izleyicilerin beklentileri ön planda. Bu konuda ekosistem var, reklam gelirleri ile bu işten para kazanıldıkça, kanalların yatırımları da arttı. Onlar da web yapılarında kaliteyi artırmak istiyor, bunun öneminin bilincindeler. Amaç reklam pazarında ayrışmak. Reklamveren ‘dijitalde videoya bu kadar para ayıracağım’ dediği için burada doğal olarak hem içerik hem ulaştığı kitle ile öne çıkmaya çalışıyor. Bu gördüğümüz en net trend. Pazar daha da büyüyecek ve kim önceden konumlanırsa büyük avantaj sağlıyor.

Akıllı TV talebi bu gelişimde nasıl bir paya sahip?

Akıllı TV büyük bir inovasyon. Üretici şirketler, küreselde bu TV’leri internete bağlamaya, kullanıcıları TV’den internete girmeye yönlendirmeye çalışıyorlar. Çünkü şu anda eve giren akıllı TV’lerin sadece yüzde 20’si kablo ile internete bağlı, diğerleri ise geleneksel TV hizmeti sunuyor. Bu TV’lerde bilgisayarın gelişimine benzer bir süreç olması ile akıllı TV’ler dijital dünyanın parçası olacak. Bugün mobil telefonsuz ve internet bağlantısız nasıl yaşayamazsak, zamanla benzer bir eğilim akıllı TV için de olabilecek.

Kullanıcı beklentileri, çözümlerinizi nasıl etkiliyor?

Bu noktaya gelineceğini 2004 yılından beri biliyoruz, bu eksende geliştirmelere ve Ar-Ge’mize çok önem veriyoruz. İlk günden beri bu konuda küresel firmalarla rekabet hep ana hedefimiz oldu. Zor olsa da Türkiye’de Ar-Ge yapmamız, katma değer yaratmamız, bunu bir refleks haline getirebilmemiz gerek. Bütün yazılımlar bizim ürünümüz. Herşeyi kendi içimizde geliştiriyoruz ve uzun vadede tüm bu çabamız geri dönüşünü yapıyor.

2015 yılı öncelikleriniz neler?

Önceliğimiz yurtdışında daha güçlenmek. 2-3 yıldır bu zaten ana planımızdı. Bu yıl ise satış organizasyonumuzu çok iyi kurguladık. 2015’te dünyaya açılacağız, bağlantılarımızı güçlendireceğiz. İkinci hedefimiz de özellikle kurumlara yönelik video servislerinde Türkiye’de ve yine yurtdışında büyümek. Burada da büyük fırsat var. Halka açık video yayın ağını, yani yaptığımız bu ana işin aynısını teknolojik olarak büyük şirketlerin lokaline kurarak onların video ile iletişimini sağlamak istiyoruz. Eğitim videoları, canlı yayınlar bunun ilk akla gelen örnekleri. Perakende, holding, finans, telekom sektörlerinde bazı şirketlerde halen bu yapımız çalışıyor. Sonuçta örneğin binlerce çalışanı olan bir perakende şirketinin eğitim için herkesi bir mekana toplamasının maliyeti göz önüne alındığında, video ile bunu yapmak etkili ve kolay. 2015 ve 2016’da videoyu kurumsalda daha güçlü konumlandırmak istiyoruz.

Web TV demişken, elektronik genel kurul odaklı çalışmalarınız ne seviyede?

İlgi yoğun ve firmalar da memnun. Bunu yaymak istiyoruz. Elektronik genel kurul açıklık ve şirkete prestij kazandırıyor. E- genel kurul gelişecek. E-devlet tarafında farklı projelere de bakacağız. Sonuçta kamuda çok müşterimiz var. Yeni fırsatlar için pozisyon almaya çalışıyoruz. Kamuya genelde sunduğumuz hizmetlerin temelinde de zaten web TV var. Canlı yayın önemli bir güç ve kamuda kullanılan izleme, soru-cevap bağı kurma gibi servislerimiz var. Bunların daha da gelişeceğini öngörüyoruz.

Yurtdışında önceliğiniz hangi pazarlar?

Coğrafi ve kültürel olarak yakın MENA bölgesini seçtik. Burası 300 milyonluk bir nüfus ve orada müşterilerimiz var. Farkındalığı yaratıp çözümlerimizi sunmak önceliğimiz. Dubai ofisi kurma projemiz de var. Bölgeyi detaylı taramak istiyoruz. Portekiz’de operatörlere satış yapan bir şirketle iş ortağıyız ve onlarla Afrika’da 4 ülkeye girdik. Küresel yayılım sağlıyoruz.

Peki ya Avrupa ve Türk Cumhuriyetleri?

Türk Cumhuriyetleri çok planlamıyoruz. Ülkede bazı süreçlerin oturmuş olmasını istiyoruz. Avrupa ve ABD konusunda planım var, ama bu zamanla olacak. Bu süreçte satış ekibimizin de vizyonunu genişleteceğiz. Sonuçta uçtan uca bir çözümle Türkiye’de önemli şeyler başardık ve diğer ülkelerde başarılı olmanın önünde engel yok. Önce MENA’da birkaç başarı hikayesi yaratacağız. Öte yandan, Romanya da dikkat ettiğimiz bir pazar. Türkiye’deki operatörleri ikna ederek, birlikte çalışma fırsatlarına da bakıyoruz.

Türk dizileri, çözümlerinize yönelik yurtdışı ilgisinde pay sahibi mi?

Evet. İçerik dünyası da bunu gördü. Eskiden bir içerik sadece Türkiye için yapılırken, şimdi farklı dillerle sunuluyor. Önümüzdeki dönemde bu konuda yapılacak çok çalışma olacak. Misal, web üzerinden bir medya grubunun bölgeye Arapça yayın yapması çok basit. Orada da pazar büyük. Türkiye’de herkesin kapsamlı ihracat fırsatlarını görmesi ve bunun için doğru bilgilerle harekete geçmesi lazım. Çünkü ülke olarak büyük bir pazar kaçırıyoruz.

Ar-Ge öncelikleriniz neler?

Bu yıl mevcut ürünlerin süreç ve sunucu optimizasyonu önceliğimiz. Halihazırda çok ürünümüz var. Makine kurulumlarının da hepsini otomasyona çevirdik. Bu, iç süreçlerde bir Ar-Ge oldu. Bu seneki Ar-Ge’lerimiz de iş süreçleri optimizasyonu odaklı olacak. Hadoop'a geçtik. Bunlar hep Ar-Ge ve mevcut ürünlerde kalıp, bunları güçlendireceğiz. İstihdamımızın yeni teknolojiler odaklı birikimini sürekli güçlendiriyoruz. Birkaç ay önce İK bölümünü kurduk, doğru insanları daha doğru pozisyonlarda konumlandırmaya başladık.

Şirketinize yönelik yatırımcı ilgisi ne seviyede?

Yurtiçinden de yurtdışından da çok var. Ama ben küresel bir şirket olma vizyonu ışığında satmayı veya ortak almayı düşünmüyorum. Sermaye yapımız güçlü. Bu da elimizi rahatlatıyor ve tek başımıza yola devam etme gücü veriyor. Hayalim Türkiye’den bir marka olması. İş çeşitlendirmek adına farklı projeleri gündemimize alıyoruz. Bunun bir örneği enerji. Sonuçta girişimcinin hedefi satmak değil, değer yaratmak olmalı.

 
ETİKETLER : 1016