Bilişim Dünyası 16 EYLÜL 2013 / 08:26

Sağlıkta dönüşüm rüzgarı esiyor

Yeni teknolojilerle yeniden şekillenen sağlık endüstrisi, teknolojik ve yenilikçi sağlık hizmetlerine doğru bir gelişim süreci yaşıyor. Önümüzdeki on yıl içinde mobil, M2M, büyük veri, sosyal ağ gibi teknolojilerin  sağlık  sektörünü  baştan aşa değiştireceği düşünülüyor.

Sağlık hizmetleri, gelişen yeni teknolojilerle yeniden şekilleniyor. Artık sağlık endüstrisinin yeni gereklilikleri zamanı takip etmek ve hatta zamanın bir adım önüne geçmek . Bunun için de gerekli olan, teknolojiyi ve yenilikleri yakından takip edebilen ve tüm gelişmelere ayak uydurabilen bir dinamizm... Teknolojik ve yenilikçi sağlık hizmetleri insanların yaşam kalitelerini artırıyor. Bununla ilgili olarak da, eski ve pasif sağlık sistemi yavaş yavaş dönüşüyor. Önümüzdeki on yıl içerisinde mobil, M2M, büyük veri, sosyal ağ gibi teknolojilerin sağlık sektörünü baştan aşa değiştireceği açıkça görülüyor. Mobil teknolojiler ve cihazlar sayesinde sağlıkta da çok yakında bankacılık gibi self servis hizmetler döneminin başlayacağı düşünülüyor.
Ancak bu noktada sağlık endüstrisinin kullanıcı alışkanlıklarındaki direnç, sağlık bilişiminde yetişmiş insan gücü azlığı, yüksek maliyetli yatırımlar gibi unsurlar ekseninde bu değişimle nasıl baş edeceği önem kazanıyor. Sağlıkta bugüne kadar edinilmiş dijitalleşme deneyimi ise yenilikçi yapıların önemine işaret ediyor.

Sağlık m-sağlığa dönüştürüyor

“Hastanelerde yaşanan yoğunluklar ve zaman kaybı, fazla yorgunluğa ve iş yükünün artmasına sebep oluyor. Bu etkenler, sağlıkta mobiliteyi, artık lüksten çok sağlıklı bir yaşam için ihtiyaç haline dönüştürüyor.”

Önümüzdeki on yıl içerisinde sağlık endüstrisini etkileyecek olan önemli başlıklardan biri de; kuşkusuz mobil. Acıbadem Mobil Sağlık Operasyon Koordinatörü Seyfettin Erten’e göre de mobil, sağlık endüstrisinin yeni gerekliliği olan zamanı takip etmek ve zamanın bir adım ötesine geçmek noktasında önemli bir araç haline geliyor. Yaşanan gelişmelerin teknolojinin sağlıktaki payını artıracağının kuşkusuz olduğunu belirten Erten, “Bunun ciddi derecede yükseliş göstereceği de tahminlerimiz arasında.. Nüfusun yaş ortalaması yükseldikçe, sağlık ihtiyaçları ve bu ihtiyaçlara uygun sağlık hizmetlerine daha hızlı ve kolay erişme talebi de artıyor” diye konuştu.
Farklı mobil uygulamalar, hayat kurtarıyor
Acıbadem Mobil Sağlık olarak mobil uygulamalar konusunda öncü bir profil çizdiklerini de dile getiren Erten, güncel farklı uygulamalar noktasında da şu bilgileri verdi: “Örneğin herkes mutlaka bir dönem neredeyse her evde bulunan tansiyon aletleriyle tansiyonunu ölçmüştür. Önemli olan ise, bu ölçüm değerlerinin düzenli takibi ve kontrolüdür. Teknoloji bu kadar gelişmeden önce, insanlar tansiyon veya şeker ölçümü yaptıklarında, çıkan sonuçları kağıtlara not ederek takip etmeye çalışırdı. Çoğunlukla o kağıtlar kaybolurdu, ya da doktor kontrolü sırasında bulunmazdı. Rakamları hatalı yazmak ya da her ölçüm değerini yazmamış olmak da değerlerin düzenli takibini zorlaştırırdı. Bizim bu anlamda geliştirdiğimiz hizmetlerden biri Teletıp. Teletıp Hizmeti, kronik hastalık takibi ile özellikle tansiyon, kalp ve şeker hastaları için hayat kurtarıcı özelliğe sahip bir hizmet. Bu hizmet sayesinde kişiye özel olarak tanımlanan Teletıp cihazı, tansiyon ve şeker değerlerini, 7 / 24 doktorların izlemekte olduğu ekranlara ileterek verilerin online takibini yapıyor. Bu sayede, artık yanlış yazılan değerler ya da kaybolan kağıtlar sorun olmaktan çıkıyor. Teletıp ile düzenli tansiyon-şeker takibi, olası risklere karşı önlem alınmasını ve gerektiğinde hastaya telefonla sağlık desteği verilmesini veya ambulans ekibiyle olay yerinde hastaya acil müdahale edilebilmesini sağlıyor. Buradan da anlaşılıyor ki sadece tedavi için değil aslında tanı için de mobil uygulamalara ihtiyaç duymaktayız.
Kronik hastalıklar için uzaktan sağlık yönetimi önem kazanıyor
Araştırmaların ortaya koyduğu en çarpıcı gerçeğin dünyadaki ölümlerin yüzde 60’ının sebebinin kronik hastalıklar olması sayılabileceğine dikkat çeken Erten, sağlık harcamalarının yüzde 85’i kronik hastalıkların tedavi ve kontrolüne gittiğini belirtiyor. Ortalama insan ömrü uzadıkça, kronik hastalıkların artığını ve yaklaşık 2 milyon hastane ve 22 milyon yatak kapasitesinin yeterli olmadığını dile getiren Erten, şu değerlendirmelerde bulunuyor:” Hastanelerde yaşanan yoğunluk, zaman kayıplarına, hem sağlıkçılar hem de hastalar için gereğinden fazla yorgunluğa ve iş yükünün artmasına sebep oluyor. İşte bu gibi etkenler, sağlıkta teknolojiyi ve mobiliteyi artık lüksten çok sağlıklı bir yaşam için ihtiyaç haline dönüştürüyor. Acıbadem Mobil Sağlık, sektörünün her aşamasında sağlıkta teknoloji ve mobiliteyi ilk uygulayanlardan biri. İnanıyorum ki; önümüzdeki dönemde ilerleyen teknolojiyle birlikte, mobilleşmeyi sağlık alanında daha sık göreceğiz. Böylece, ileride, sadece insan ömrünün uzadığından değil, insan ömrünün sağlıkla uzadığından bahsedebileceğiz.”
Sağlık endüstrisi dönüşüyor, evde sağlık ve acil hizmetlerin önemi artıyor
Gelinen noktada sağlık endüstrisinin önemli bir dönüşüm yaşadığını da belirten Erten, “Eskiden hasta, ancak bir sağlık sorunu yaşadığı zaman sağlık hizmeti verene giderek, hizmet talep ediyordu. Ancak son yıllarda sağlık endüstrisi dönüşüyor. Evde sağlık ve acil hizmetlerin önemi artıyor. Bu durumda bireylerin, sadece hastalandıklarında değil, hastalanmadan önce de sağlık hizmeti alabilmesi sağlanıyor. Bu da hastalıkların önlenmesi ve kontrol edilebilmesi anlamına geliyor” şeklinde konuştu.

Teletıp hizmetlerine talep fazla

Özelikle teletıp hizmetlerinin hem hastalar hem de hasta yakınları tarafından yüksek taleple karşılandığına da değinen Acıbadem Mobil Sağlık Operasyon Koordinatörü Seyfettin Erten, sözlerini şöyle sürdürdü: “Örneğin; sağlık hizmetlerini evinizin rahatlığında almanızı sağlayan ‘Evde Sağlık’ hizmetiyle hastalar, evlerinden çıkmadan, zaman kaybetmeden ve yorulmadan sağlık kontrollerini ve bakımlarını yaptırabiliyor. Bu sayede, özellikle küçük çocuğu olan ve bu sebeple hastanelerde sıra bekleyecek fırsat bulamayanlar, uzun dönem bakım gerektiren bir hastalığı olanlar, yaralanma, kırık ve ameliyat sonrası dönem gibi durumlarda, sağlık hizmetlerini yorulmadan evlerinde almak isteyenler bu hizmeti tercih ediyor. Aynı şekilde, ‘İşte Sağlık’ hizmetleriyle, sağlık hizmetlerini işyerlerine taşıyarak, çalışanların sağlık taramalarının yapılmasını, sağlığının korunmasını ve tüm bu sağlıklı çalışmalar sürerken, iş gücü kayıplarının önlenmesin, sağlıyoruz. ‘Acil Sağlık’ konusunda da, yaygın ambulans ağımız ve 9 saate kadar yoğun bakım hizmeti verebilecek niteliklerde, uluslarası standartlarda donatılmış ambulanslarımız ve deneyimli sağlık ekibimizle, acil sağlık konusunda anında ve yerinde müdahale prensibiyle hareket ediyoruz. Bu anlamda, mobil sağlık alanında verdiğimiz hizmetleri teknolojiyle güçlü bir bağ kurarak yürütmeye gayret ediyoruz.”

HBYS’ler yeniden şekilleniyor

Farklılaşan HBYS yatırımları için başarı şartname ve standartlara bağlı olarak gelişiyor.

Sağlık endüstrisinin kendisini yeniden tanımladığı bugün yaşadığımız süreçte bu tanımlamayla değişen unsurlardan biri de hastane bilgi yönetim sistemleri(HBYS)’ler olarak göze çarpıyor. Çok yüksek maliyetli yatırımlar gerektiren bu sistemlerin başarıya ulaşması ise birden çok faktöre bağlı olarak gerçekleşiyor. Sisoft Sağlık Bilgi Sistemleri Genel Müdürü Ömer Siso da, yatırımların bazılarının nokta atış başarı yakalarken, bazılarının ise iyi planlanmamış olmanın sıkıntısını yaşadığını dile getiriyor. Bir kısmının da hayata geçmeden çok büyük maliyetlere karşın yok olabildiğini dile getiren Siso, “Bu nedenle yatırımların başarılı olması için, çok iyi hazırlanmış şartname ve olmazsa olmaz standartlar zorunlu hale gelmeli. Standartlar çerçevesinde yapılan yatırımlar, sadece maliyet bazlı olmayıp, hedef bazlı olur ise başarıya erişim daha kolay olacaktır. Yatırımları gerçekleştirirken teknolojinin gereklerinden ve getirilerinden de yararlanmak süreci kuşkusuz hızlandıracak” değerlendirmesinde bulunuyor.
HBYS’de teknoloji artık mobilite ve web tabanlı olmasının ötesinde bulut bilişimden geçiyor
Hastane Bilgi Yönetim Sistemleri’nde teknolojinin artık mobilite ve web-tabanlı olmanın ötesinde bulut bilişim’den geçtiğini de vurgulayan Siso, sözlerini şöyle sürdürdü: “Küresel sektör devleri bu alanlara yönelik yatırımlarını artırıyor. Bizler de, gelişen eğilime uygun olarak, 2006 yılından beri Java tabanlı bulut teknoloji ürünleri geliştirdik. Yazılımın sorunsuz çalışmasından ve beklentileri karşılamasına ek olarak, güvenilirlik ve teknolojiye uygunluk da önemli faktörlerden birkaç tanesi. Klinik süreçlerin verimliliğini artırmak, hataları en aza indirmek, israfı önleyerek maliyetleri denetim altına almak, kanıta dayalı tıbba uygun yazılımlar geliştirmek, doğru ilacın doğru hastaya uygulandığını bilmek, sağlık hizmetlerini, kolay erişilebilir ve sürdürülebilir kılmak… Bunların hepsi artık sağlık hizmetinden beklenilen ve olması gereken işlemler...”
“Ülkemizde artık bir sağlık bulutu oluşturuluyor”
Her yerden erişimi mümkün kılan mobil ve web-tabanlı ürünlerin, kurulum gerektirmeyen, yalnızca Browser üzerinden çalışan yazılımların bu günün teknolojisi olarak geleceği de belirlediğine dikkat çeken Siso, şu bilgileri verdi:”Merkezi ve tek yerden çalışan, bulut tabanlı sistemlerin öngörüldüğü yapı, HBYS’lere artık daha fazla görev yüklüyor. Sağlık Bakanlığı’nın Kamu Hastaneleri Birliği ve buna bağlı İl Genel Sekreterlikleri ile sağlık hizmetlerini merkezileştirmesi, HBYS’lerin de merkezileşmesine neden oldu. Bu durum da sağlık yönetiminin merkezi hale gelmesine ve kaynak planlamasının daha akılcı yönetilebilir hale gelmesine neden oldu. Artık, sistem hem il bazında hem de ülke bazında tüm sağlık verilerinin kontrolünü ve kolay takip edilebilirliğini, dolayısı ile de doğru planlama argümanının elde olmasını sağlıyor. Ülkemizde artık bir sağlık bulutu oluşturuluyor. Sağlık Bakanlığı’nın bu yılın Temmuz ayında yayımladığı genelge ile, 2014 yılından itibaren HBYS sunucuları Sağlık Bakanlığı veri merkezlerine taşınacak, 2015 yılından itibaren de ülkemizdeki tüm sağlık yazılımları WEB tabanlı olacak. Bu kapsamda sağlık verileri daha iyi saklanacak, korunacak, yorumlanabilecek, geleceği planlayacak istatistikler için nitelikli veri elde edilecektir.”
“Sağlık sistemi yönetimi için en başta uygun kural ve işleyişlerin belirlenmesi gerekli”
Sağlık sisteminin bir ülkenin en önemli ve kritik altyapılarından biri olduğuna dikkat çeken Siso, sözlerini şöyle sürdürdü: “Gerek içerdiği veriler, gerekse işlevleri açısından sağlık bilgi sistemlerinin bir ülke için önemi yadsınamaz. Böyle bir sistemin yönetimi, en başta uygun kural ve işleyişlerin belirlenmesini gerektirmekte. Bu günün teknoloji zorunluluğu olarak, HBYS yazılımlarının WEB tabanlı olması ve Bulut Bilişimini kullanması bir zorunluluk artık. Sağlık Bilişimi uygulamaları uluslararası düzeyde incelendiğinde, özellikle gelişmiş ülkelerde “bulut bilişim” uygulamalarının giderek yaygınlaştığı görülmektedir. Bu alandaki uzmanlar da sağlık bilişiminin bu günü için bulut bilişimi öngörmekte. Bulut Bilişim, veri açısından güvenlik, güvenilirlik, bulunurluk, uzun süre korunabilirlik ve izlenebilirlik gibi gereksinimlere karşılık vermekte. Ayrıca, radyoloji görüntülerinin (PACS) arşivleme ve iletişim sistemlerinde depolanma gereksinimi de bulut bilişimi zorunlu hale getirmiştir.”

“Sağlık bulutu için öngörülenler, rol model olmamızı sağlayabilir”

Bugün yalnızca bireylerin değil, kurumların da bulut bilişime yöneldiğini vurgulayan Sisoft Sağlık Bilgi Sistemleri Genel Müdürü Ömer Siso, Türkiye’de öngörülen sağlık bulutu çalışmalarına da dikkat çekti. Bu gün için Sisofamily kullanan aile hekimleri herhangi bir PC, Notebook ya da mobil cihaz ile hastalarına erişebildiğini, işlemlerini yapabildiğini de ifade eden Siso, şöyle konuştu:”Bakanlık Veri Merkezi’nde bulunan sistem, arka planda Sağlık-Net dahil her türlü işlemi kişiye bağlı olmadan, sunucu üzerinden yapıyor. Dolayısı ile hekim, bakım ve yedekleme derdi olmadan, SSL ile güvenli bir biçimde mekandan bağımsız işlemlerini yapabiliyor. Önümüzdeki günler Sağlık Bulutu için öngörülenler, Sağlık Bilişimimizi ve biz yazılım şirketlerini seçkinleştirecek, ülkemizdeki sağlık uygulamalarını da tüm dünya için rol model yapacağına yürekten inanıyoruz.”
ETİKETLER : Sayı:938