Bilişim Dünyası 04 EKİM 2010 / 12:24

Sektörlerin bilişim ajandası yoğunlaşıyor

Enerjiden sağlığa pek çok sektör, BT ile iş süreçlerini yeniden yapılandırıyor.



Yeşim Çinioğlu Cerit

Mete Gürkan

Değişen dünya düzeninde her iş kolu kendini yeniden tanımlıyor. Hızın ve verimliliğin en önemli kriter haline geldiği iş dünyasında pek çok sektör, bilgi teknolojileri ile süreçlerini ve iş modellerini yeniden yapılandırıyor. Bu süreçte her sektörden bilgi teknolojileri yöneticilerinin ajandası da her geçen gün yoğunlaşıyor.
Her sektör kendine has dinamikleri ve ihtiyaçlarına yanıt verecek teknolojileri kullanmak isterken BT yöneticileri de en doğru seçimleri yapmaya çalışıyor. Enerjiden finansa, sağlıktan perakendeye pek çok sektöre yönelik bilişim ajandasında son dönemde farklı çözümler öne çıkıyor.

Sağlıkta teknoloji yöneticilerinin ajandası çok yoğun olacak
“BT’siz sağlık olmaz”. Sağlık sektöründe Türkiye’de artık bu gerçeğin herkes farkında demek mümkün. Orta ve küçük ölçekte çeşitli sebeplerle halen gerekli yatırımlar yapıl(a)masa da bu gerçek hakkında farkındalık artıyor. Sağlık hizmeti sunan kurumlar, hem daha verimli bir çalışma ortamı oluşturmak hem de daha hızlı, kaliteli hizmet sunabilmek amacıyla sürekli kendilerini geliştirmek durumundalar. Farklılaşmanın yolu teknolojiyi kullanmaktan geçiyor. Bu konuda özellikle de bilişim teknolojilerinin kurumlara sağladığı fayda artık yadsınamaz bir gerçek. Kamuya ait sağlık kurumlarında bu yönde hem kurum bazında hem de ülke genelini kapsayacak şekilde sağlık projeleri gerçekleştiriliyor. Son dönemlerde bu projelerin getirilerini görmeye başlasak da hala bu konuda atılacak birçok adım var. Özel sağlık kuruluşları tarafına baktığımızda ise büyük hastaneler her türlü yatırımı gerçekleştirirken, orta ve küçük ölçekteki kuruluşlarda ise yatırımlar yeterli değil. Bu kurumlarımızın birçoğu, medikal cihazlara yatırım yapabilirken, bilişim ürünlerini gereksiz görebiliyorlar. Ama bu bulgular, sektörde teknoloji kullanımı açısından halen bir açlık ve potansiyel olduğunu gösteriyor. Yani önümüzdeki dönemde sağlık sektörünün ve sektörde teknoloji liderlerinin ajandasında teknoloji ve bilişim büyük harflerle yazılacak en üst köşeye.

Mobil sağlık uygulamaları revaçta
Mobilite sağlık sektörünün ana gündem maddelerinden biri son dönemde. Birçok kuruluş ve operatör bu konudaki hizmetlerini duyuruyorlar. Vatandaşlar, numarasını sesli veya görüntülü arayarak bir doktora bağlanıyor ve sağlık konularında danışmanlık, acil durumlarda ise yönlendirme alabiliyorlar. Ayrıca görüntülü arama yaptıklarında doktorlarıyla yüz yüze görüşerek, problemlerini görüntülü ortamda paylaşabiliyorlar. Bu tarz hizmetler önümüzdeki dönemde yine sağlık sektörünün gündeminde. Birçok yeni proje yürütülüyor, teknoloji yöneticileri ve ekipleri mobil uygulamalarla sektörde hasta memnuniyetini ve hizmet kalitesini nasıl artıracağına kafa yoruyor. Mobilite her geçen gün işin içine daha çok giriyor.

Veri arttıkça güvenlik tehditleri de çeşitleniyor
Sağlık sektöründe bilgi güvenliği de giderek daha önemli rol almaya başlıyor. Hastaların her türlü verileri artık sayısal ortamda da saklanıyor, sağlıkla ilgili çevrimiçi ve mobil işlemler artıyor. Bilgi ve verilerin arşivlenmesi, bu bilgilerin hep el altında tutulması, gerektiğinde doktor ve diğer sağlık çalışanları tarafından ulaşılabilmesi hem iş verimini artırıyor hem de verilen hizmetin kalitesini artırıyor. Aynı zamanda, sağlık alanında bilgi teknolojilerini kullanan cihazların korunması da önem kazanıyor. Konu kurumsal verileri ve fikri mülkiyet haklarını korumaya gelince kurumların karşı karşıya kalacağı teknoloji riskleri de kat kat arttı tabii dolayısıyla, artmaya da devam ediyor. Verilerin kendisi daha yoğun ve daha mobil hale gelirken, mobil cihazlar da gittikçe güçlenirken, mobil destekli bir dünyada altyapıları emniyet altına almak iyiden iyiye güçleşiyor. Yeni dönemde güvenlik daha da önem kazanacak. Güvenlik konusunda çalışanları eğitmek de aynı şekilde kritikleşiyor. Sağlık hizmeti sunan kurum ve kuruluşlar, sigorta şirketleri, bilgi güvenliği uzmanları, bilgi işlem sorumluları, hastane müdürleri, hastanelerde görev yapan hasta hakları ve şikayetleri ile ilgilenen birimler, doktorlar, diğer sağlık görevlileri. Artık herkesin sağlıkta bilgi güvenliği konusunda bilgi ve tecrübesi olması gerekiyor. Sağlık pazarı için uç nokta cihazlarını, ağ geçidini, mesajlaşmaları, veri merkezlerini korumaya, ayrıca hassas/gizli verilerin yok edilmesini önlemeye odaklı çözümler bulunuyor. Bu çözümlerin kullanımı artacak.

PACS tüm departmanlara yaygınlaşıyor
PACS, hastaların medikal bilgilerini arşivleyen ve hekimlerin karar mekanizmasına destek veren, farklı yapılardan oluşmuş, bütünleşik bir yapı sunuyor. İlerlemiş teknolojik olanaklarıyla PACS maliyet açısından da avantaj sağlarken, sayısal medikal görüntülerin kullanılmasıyla, geleneksel film tabanlı görüntü işlemeye oranla maliyetler önemli ölçüde azalıyor. Eskiden sadece radyoloji görüntülemesi olarak algılanan PACS sistemleri, şu anda hastanelerdeki bütün görüntüleme alınan departmanlara yaygınlaşıyor. Önümüzdeki dönemde PACS alanında yatırımların artacağı öngörülüyor.

Veriyi anlamlı kılmak için iş zekâsı
Veri artık çok önemli sektör için, bu verileri analiz etmek, anlamlı kılmak da çok kritik. Bu yüzden iş zekâsı uygulamaları sektörde öne çıkıyor. İş zekâsı uygulamaları veriyi bilgiye dönüştürüyor, kurumların kaynaklarını daha verimli bir şekilde kullanmasını sağlıyor, operasyon etkinliğini artırıyor ve yeni gelir fırsatlarını tespit ediyor. Günümüz sağlık sektörü dinamiklerinde insan sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ve takibi en önemli başlık. Bunu sağlayabilmek için satıştan satın almaya tüm süreçlerin ve riskin anlık olarak takibinin yapılması ancak ve ancak iş zekâsı teknolojilerinin kullanılması ile mümkün. İş zekâsı teknolojilerinin şirketlere hızlı karar
vermede destek olabilmeleri için de, iş zekâsı teknolojilerini sağlayan şirketlerin “in memory processing” gibi yeni teknolojik kabiliyetler kullanarak, karar vermeye konu olacak bilgileri saniyeler hatta saliseler bazında sunabilmesi gerekmekte.

Finans sektöründeki teknoloji liderlerinin ajandasındaki ana başlık:
Operasyonel Verimlilik İçin Teknoloji


Finans ve bankacılık sektörü 2001’de krizden çıkarmış olduğu derslerle sonraki krizleri büyük yaralar almadan geçirdi. Finans-bankacılık sektörü diğer pek çok sektöre kıyasla daha sağlam durdu. Ama bu süreçte bankaların hep temkinli davrandığının altını çizmek lazım. Türkiye bankacılık sektöründe 2009’da yüksek karlar görüldü. 2010 yılında ise yüksek karlılığın uzun süre sürmeyeceği görüldü. Sektörde işe alımlar, yeni şube açılışları ve teknolojik yatırımlar sürüyor. Ama olumlu giden çoğu şeyin yanı sıra riskler ve belirsizlikler de devam ediyor. Önümüzdeki dönemde sektörde denetim artacak, şirketler için uzun vadeli, sürdürülebilir kârlılık önem kazanacak. Önümüzdeki dönemde de maliyet kontrolü, verimlilik, ekonomik değer yaratabilme ve sermayeyi doğru kullanma öne çıkan konular olacak. Dolayısıyla bunları sağlamada kilit rol oynayan teknoloji ve
BT yatırımları da artacak.

Bulut bilişime ilgi artacak
Yeni dönemde finans-bankacılık sektöründeki gündem maddelerinin başında operasyonel verimlilik geliyor. Çünkü finans-bankacılık sektörü rekabetin en yoğun yaşandığı, denetleme kuruluşlarınca sürekli denetlenen ve çok sıkı kurallara tabi olan sektörlerin başında geliyor. Bankacılık sektörü her ne kadar karlı görünse de kar marjları sürekli azalıyor, operasyonel verimlilik ön plana çıkıyor.
Böyle bir ortamda da bankalar, sektörde farklılık yaratacak, şube dışı kanalların daha fazla kullanılmasını sağlayacak, bilgi güvenliğini iyileştirecek ve operasyonel verimliliği artıracak teknolojilere daha fazla yatırım yapıyorlar ve önümüzdeki dönemde de bu eğilim devam edecek. Finans-bankacılık sektöründeki bilişim liderlerinin ajandasında mobil bankacılık, risk yönetimi, süreç yönetimi, servis odaklı mimari, doküman yönetim sistemleri, sunucu ve masaüstü sanallaştırma başlıkları var.
Bu alanlarda sektörde yatırımların önümüzdeki dönem artacağı öngörülüyor. Bulut bilişimin de sektöre önemli etkilerinin olacağı düşünülüyor. Mobilite, ürün ve hizmetlerin içine de her zamankinden daha çok girecek.

Devir NFC devri olacak
Kart pazarında ise pazar yeni teknolojilerle beslenerek gelişiyor. Kartların kullanım kolaylaşıyor, yaygınlaşıyor ve kullanım yerleri ve faydaları çeşitleniyor. Özellikle Web 2.0, biyometrik tanımlama, mobilite (mobil finanslar hizmetler, yakın saha iletişimi, mobil ödemeler) ile ilgili teknolojiler 2010 sonu ve 2011’de en önemli büyüme alanları olarak görülüyor. Kartlı ödeme sistemleri gelişerek yeni olanaklar sunarken kredi kartları gittikçe gündelik yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline geliyor. Kredi kartı nakit yerine kullanılan bir alışveriş aracının ötesine geçiyor artık. Diğer yandan Türkiye ve dünya temassız kart ve NFC (Yakın Alan İletişimi) devri için gerekli altyapıyı oluşturuyor. Temassız kartlar ve NFC kısa bir süre sonra bir çok alışkanlığımızı değiştirerek hayatı kolaylaştıracak özellikleriyle 2010’lu yıllara damgasını vuracak gibi görünüyor. Cep telefonu ile kullanılan NFC teknolojisi, manyetik kartların veri saklama, EMV kartların güvenlik, temassız kartların ise taşıma, iletim özelliklerinin yanı sıra karşılıklı etkileşim ve ekran özelliklerini de kapsıyor. Yani kısacası kart sektöründe gündemi temassız kartlar, ön ödemeli kartlar ve NFC projeleri belirliyor.

Lojistik sektörü BT yöneticileri ajandasında veri güvenliği ve mobilite ağır basıyor
Hizmet çeşitliliği ve operasyonel süreçleri ile esnek, takip edilebilir uçtan uca çözüm sağlayabilen temel sistemlere ihtiyaç duyan lojistik sektörü için bilgi teknolojileri, insan ve sabit yatırımlarla birlikte en önemli gelişim unsurlarından birini oluşturuyor. Bu nedenle de bilişim teknolojilerinden en fazla yararlanan sektörler arasında yer alan lojistik sektöründe bilgi teknolojileri yöneticilerinin BT yatırımları ajandası da her geçen gün yoğunlaşıyor.
Çünkü sektörün depo yönetiminden, liman operasyonlarına, araç takibinden, mobil saha operasyonlarına uzanan pek çok farklı ihtiyacı bulunuyor. Lojistik süreçlerde taşıma operasyonlarından, siparişin alınmasına, sevkıyat bilgilerine, teslimat yerleri, dönüş yükü gibi filo yönetiminin temelini oluşturan bilgi teknolojilerine dayalı altyapısına kadar tüm süreçler, bilgi teknolojileriyle yönetilebiliyor. İşte bu noktada en yeni teknolojiler, ihtiyaçlar paralelinde projelendirilerek hayata geçiriliyor. Son dönemde sektörün bu anlamda gündeminde olan BT projeleri ve bilgi teknolojileri yöneticilerinin ajandasında yer alan yatırımlar konusunda İnterpromedya Pazarlama Hizmetleri ve Araştırma Grubu tarafından gerçekleştirilen Perakende Lojistik Araştırması da, ipuçları ortaya koyuyor. Araştırma, sektörde BT güvenliği alanında yüzde 25,3, veri yedekleme alanında yüzde 24,5, raporlama sistemleri konusunda yüzde 24, arşivleme alanında yüzde 22, mobil hizmetler alanında da BT yatırımlarının yüzde 20,3 oranında gerçekleşeceğini gösteriyor. Fiyat, kalite, garanti süresi, markaya güven ve marka bilinirliliğinin ise BT yatırım süreçlerini etkileyen en önemli faktörler arasında olduğu görülüyor.

Teknolojik yatırımlar dört başlıkta toplanıyor
Anlık bilgi akışının önem kazandığı sektörde son dönemde teknoloji yatırımları dört başlıkta toplanıyor. Nakliyenin en önemli bacaklardan biri olduğu sektörde araçların izlenmesi, mesajlaşma ve hızlı aksiyon alınabilmesi gibi nedenlerle araç takip sistemleri ve navigasyon cihazları yatırımları öne çıkıyor. Diğer taraftan bilginin hızlı toplanmasının da büyük önem taşıdığı sektörde mobil el terminalleri de diğer bir yatırım başlığını oluşturuyor. Bu noktada da 3G’li çözümlere talep giderek artıyor. 3G özelliği taşıyan ve farklı fonksiyonları bir arada sunan el terminalleri yeni dönemin tercih edilecek çözümleri arasında yer alıyor. Sektör için artan verinin saklanması amacıyla veri depolama ve güvenlik çözümleri de önem verilen diğer yatırım başlığını oluşturuyor.

İş zekâsı uygulamaları önem kazanacak
Diğer taraftan ERP, MRP gibi süreçlerin bütününü idare edebilecek altyapılara ihtiyaç her geçen gün artıyor. Buradaki temel eğilim, lojistik operasyon süreçlerinin küçük bir parçası yerine, tüm süreçleri idare edebilecek yapılanmanın olması olarak göze çarpıyor. Sektör temsilcilerine göre sektörün son yıllarda operasyonel süreçte üretilen verinin çok fazla olması nedeniyle, veriyi işleyecek ve okunabilir raporlar haline getirecek iş zekâsı uygulamalarına ihtiyacı artıyor. Bu ihtiyacın önünde ise lojistik şirketleri için henüz oturmamış iş süreçleri ve veri yapıları engel olarak görülüyor. Diğer taraftan sektörde her şirketin iş yapışlarını müşteriler belirlediğinden kullanılan operasyonel yazılımlarda da standardı yakalamak için daha fazla geliştirme yapılmasına ihtiyaç duyuluyor. Finansal tarafta hazır çözümlerle yol alınan sektörde, operasyonel tarafta özel yazılımların kullanımına da devam edeceği düşünülüyor.

Mobil ürünler ve tablet bilgisayarlar yaygınlaşacak
Lojistik sektörü için önümüzdeki dönem bilgi teknolojilerinin yöneticilerinin ajandasında öne çıkacak yatırımların ise mobil üzerinde yoğunlaşacağı düşünülüyor. Bu noktada da mobil ürün ve tablet bilgisayarların kullanımının giderek artması bekleniyor. Burada da 3G’li cihaz kullanımının giderek artacağı öngörülüyor. Bu doğrultuda da sektörde sahada yapılan işlerin bu ekipmanlarla yeniden planlandığı bir yapının oluşması bekleniyor. Cep telefonları üzerinde çalışan uygulamalarla, teslim işleminin gerçek zamanlı olarak müşterilere raporlanabilmesinin sağlandığı sektörde kağıt kullanımının da giderek azalacağı öngörülüyor. Tüm bu gelişmeler için ise sektörde BT yatırımlarının sağlam internet bağlantısı, güvenli veri merkezleri ve veri merkezi yedeklemeleri konusunda da yoğunlaşacağı düşünülüyor.

Perakende de bilgi teknolojileri ajandası farklı başlıklardan oluşuyor
Perakende sektörü, hızın ve farklı müşteri deneyimleri yaratılmasının önem kazandığı bir sektör olarak süreçlerinde teknolojiyi en çok kullanan, teknolojinin en çok değiştirdiği sektörlerden biri. Sektör, maliyetlerini düşürmek, doğru ürün, süreç ve risk yönetimi uygulamak, alternatif dağıtım kanallarını devreye almak, doğru bir tedarik zinciri oluşturmak, müşteriyi tanımak ve yönetmek, müşterinin beklentilerine uygun ürün ve hizmetler sunmak gibi pek çok konuda bilişim çözümlerinin getirdiği iş modellerini kullanıyor.
Sektördeki bilgi teknolojileri yöneticileri de bu doğrultuda ihtiyaca uygun çözümlerle verimliliği artırmaya çalışıyor. Bilgi teknolojileri yöneticilerinin gündeminde
de mağaza yönetimi, planlama, harici POS sistemleri, bütünleştirme, süreç esnekliği gibi konulardaki ihtiyaçları karşılayacak çözümler bulunuyor. İnterpromedya Pazarlama Hizmetleri ve Araştırma Grubu tarafından gerçekleştirilen Perakende Lojistik Araştırması da, perakende sektöründe bilişim yatırımlarının rotası ve bilgi teknolojileri yöneticilerinin ajandası hakkında da önemli bulgular ortaya koyuyor.

Analitik CRM, bayi portal çözümleri önem kazanıyor
Araştırmaya göre perakende sektöründe BT yöneticilerinin ajandasında güvenlik ve veri yedekleme en önemli başlıkları oluşturuyor. Araştırma BT yatırımlarına karar verme sürecinde ürünün marka bilinilirliği, verdiği güven, fiyatı, kalitesi, garanti süresi, ödeme kolaylıkları BT yatırımlarında karar verme süreçlerinin en önemli faktörler olduğunu gösteriyor. Yapılacak BT yatırımlarında lojistik sektörü ile benzer bir çerçeve çizen sektörde öncelikli yatırım başlıkları da BT güvenliği, veri yedekleme, raporlama sistemi, arşivleme ve mobil hizmetler olarak sıralanıyor. 2010 BT bütçelerinin dağılımında perakende sektöründe donanım yatırımları yazılım ve hizmetin önünde yer alıyor. Donanımın yüzde 42, yazılımın yüzde 36, hizmetin yüzde 23 şeklinde oranlara bölünmüş durumda olduğu görülüyor. Uzmanlara göre de geçmiş yıllarda başlayan yazılım projeleri de yerini çok daha detaylı fonksiyonlara bırakırken bayi portal çözümleri ve analitik CRM de öne çıkacak diğer yatırım başlıklarını oluşturuyor.

Stok yönetimi ve depo operasyonu çözümleri önem kazanıyor
Stok devir hızının sağlanmasının önem kazandığı sektörde stok yönetimi ve depo operasyonu da teknoloji yöneticileri için önemli bir diğer başlığı oluşturuyor. Müşteri kartları, hediye para puan, çip para puan uygulamaları da sektörün vazgeçilmez pazarlama araçları arasında yer aldığından bunlara yönelik çözümler de yatırım ajandasının önemli bölümünü kaplıyor. Mevcut veri toplama cihazlarının daha da geliştirildiği tek bir cihazla daha fazla iş yapılmasının sözkonusu olduğu sektörde, depo operasyonları için çok fonksiyonlu cihazların kullanımı artıyor.

Bilgi teknolojileri yöneticileri sayısal mağazacılık için çalışacak
Visa’nın “Geleceğin Mağazası 2012-2015” araştırmasına göre, sektörde 7 yıl içerisinde internet kanalıyla gerçekleşen satışlar toplam cironun yaklaşık yüzde 20’sini oluşturacak. Mağaza sayılarında azalma yaşanacak, teknoloji uygulamaları artacak. Ödeme yolu olarak temassız kartlar, kredi kartı ve banka kartının yanı sıra ön ödemeli kartlar, anahtarlıklar ve cep telefonları tercih edilecek. Araştırmanın işaret ettiği bir diğer nokta da, bilgiye dayalı olmaktan çıkarak işleme dayalı hale gelen web siteleri nedeniyle, sektörde teknoloji uygulamalarının daha da yaygınlaşmasına bağlı olarak otomatik taramalarda artış yaşanacak olması. Perakendeciler mağazalarındaki bilgisayar ve web tabanlı uygulamalarla ürün hakkındaki müşteri görüşlerini daha fazla değerlendirecekler. Önemli bir nokta da, küçük mağazaların yüksek miktarda stok bulundurmak yerine hizmet ve bilgiye odaklanacak olması. Bu sayede müşteriler web sitesi üzerinden sipariş verebilecek ve bunları teslim alabilecekler. Ön plana çıkan bir diğer gelişme de otomatik tarama. Araştırmaya göre “Otomatik tarama” hizmeti sunacak perakendeciler artacak. Avrupalı perakendecilere göre 2012-2015 arasında satışların yaklaşık beşte biri internet üzerinden gerçekleştirilecek. Perakende cirosunun ortalama yüzde 18,8’lik bölümü çevrimiçi kanaldan sağlanırken, bu oran bazı ürünlerde yüzde 40’ın üzerine çıkacak. Perakende mağazaların sayısında önemli düşüşler olacağı ve mağazacılığın daha teknoloji yoğun hale geleceği tahmin ediliyor. Diğer taraftan perakendeciler, 2015 itibariyle mağazaların yüzde 48’inin, tüketicilerine “Elektronik kiosklar” ya da etkileşimli bilgisayarlar gibi elektronik cihazlar sağlamasını bekliyor.

Alışveriş deneyimini farklılılaştıracak uygulamalar gündemde
Sektörde her geçen gün oranı artan çevrimiçi alışveriş geleneksel alışverişin yerini almaya başlarken dünyada da teknolojinin kullanıldığı farklı uygulamalar gündeme geliyor. IPG’nin 10 bin kişi üzerinde yaptığı bir araştırmada geleneksel mağazalarda alışveriş yapmaktan memnun olanların sayısının her yıl yüzde 15 düştüğü ortaya çıkınca alışverişi çevrimiçi hale getirmenin yolları aranmaya başlandı. IPG laboratuvarında yeni icatlar kullanılarak müşterilerin alım kararı üzerinde nelerin etkili olduğu inceleniyor. IPG’nin laboratuvarında denediği yenilikler arasında, vitrin camını dokunmatik bir ekrana çeviren teknolojiler de var. Bu ekrana yaklaşan müşteri, statik mankenler yerine üzerindekileri değiştirebildiği sanal karakterlerle karşılaşıyor. Mağazaya girmeden kıyafetleri deneyebiliyor. Müşteriler yakında sanal müşteri temsilcilerinden beğendikleri bir televizyonu nasıl kuracaklarına dair ayrıntılı bilgi de alabilecek. Başka bir teknoloji de müşterilerin deneme kabinine girmeden kıyafet seçmesine olanak sağlayacak. Müşteri, beğendiği kıyafetin görüntüsünü, kendi görüntüsü üzerine yansıtıp giysinin renklerini de değiştirebilecek.

Enerjide BT yöneticilerinin ajandasında akıllı sistemler var
Enerji sektörü son yıllarda hem dünyada hem Türkiye’de ekonomi dünyasının en gündemde olan konularından biri. Bir yandan enerji tüketimi ve ihtiyacı artarken, bir yandan da buna karşı enerji verimliliği önemini günden güne artırıyor. Alternatif enerji kaynaklarından maksimum düzeyde yararlanma ihtiyacı dünyada farklı enerji dağıtım altyapılarını gündeme taşırken, Türkiye’de de özelleştirilen elektrik dağıtım bölgeleri ile başlayan gelişim süreci, sektörde yeni altyapı ve verimliliği artıracak teknoloji çözümlerini gerekli kılıyor. Sektör şirketleri bilgi yöneticilerinin ajandası da bu alanlara yoğunlaşıyor.

BT yatırımları kayıpları engellemeye dönük olacak
Anlık fiyat değişimlerinin olduğu, yasal düzenlemelere tabi, piyasa riskinin yüksek olduğu bir pazar olarak enerji sektöründe en öncelikli konulardan birini bir taraftan yeni santraller kurup yeni yatırımlar ile kapasiteler arttırılırken diğer taraftan eldeki kapasitenin en iyi şekilde yönetilmesi konusu oluşturuyor. Çünkü gelişen yeni yapılar göz önüne alındığında günlük ve saatlik fiyat hassasiyetinin olacağı sektörde hangi dönemde hangi santralden ne kadar güç üretilmesi gerektiği ve talebe bağlı olarak bu gücün ne zamana hangi fiyattan satılacağının belirlenmesi konusu bir diğer önemli başlığı oluşturuyor. İşte bu noktada da bilişim teknolojileri ile iç içe olan akıllı dağıtım ağları, sektörün önümüzdeki dönem yapılacak en önemli bilgi teknolojileri yatırımları kısmında yer alıyor. Son teknoloji kombine çevrim sistemleri olan bu akıllı ağlar, verimlilik gelişimini de sınırlara taşıyacak yeni alternatif olarak görülüyor. Altyapısı gelişmiş ülkelerde bile dağıtım ve iletimde yüzde 7-8’lere varan kayıplar için akıllı dağıtım ağları sunan çözümler önem kazanıyor. Teknik kayıplarda hala yüzde10’ların üzerinde olan Türkiye’de yeni ihaleler sonrasında bu yapıların daha da önem kazanması bekleniyor. Bu nedenle önümüzdeki dönemde enerji sektöründe değişen altyapı ihtiyacını karşılamak üzere yapılacak çalışmaların ana adımları oluşturması bekleniyor.
Sektörün bilgi teknolojileri yöneticilerinin ajandasında da bu doğrultuda akıllı enerji sistemlerinin öne çıkacağı belirtiliyor. Çünkü enerji şirketleri, bir GSM operatörü gibi abonelerin enerji tüketimlerini çift yönlü çalışan akıllı sayaçlar sayesinde anlık ve istatistik olarak okuyup bu verileri otomatik sayaç okuma sistemleri ile merkeze ile iletebilecek ve uzaktan sensörler aracılığı ile tüm enerji varlıklarını yönetebilir hale geleceği bir yapıya doğru gidiyor.

İyi planlama ve verimlilik sağlayacak çözümler revaçta
Sektörün bir diğer özelliği büyük altyapı maliyetleri ve çok düşük abone sayıları ile faaliyete başlamak. Başlangıçta şirketler büyük yatırımlar yapmak durumunda buna karşılık toplanan gelirler oldukça düşük olabiliyor. Bu durum operasyonel maliyetlerinin en iyi şekilde optimize edilmesini ve bilişim teknolojilerinin kullanımını zorunlu kılıyor. Şebeke ve altyapı yönetimi, müşteri yönetimi, arıza yönetimi, hizmet noktaları, çevrimiçi tahsilat çözümleri, ERP çözümleri, iş zekası gibi teknolojilerin kullanımı da zorunluluk halini alıyor. Sunulan çözümler şebekelerin modellenmesi, şebeke envanterinin tutulması, müşteri hizmetleri, hat tahsis, abonelik ücretlerinin tahsili, hat aktivasyonu, merkezi arıza kayıt-takip ve birçok diğer alanda kullanılıyor. Tüm bu ihtiyaçlar göz önüne alındığında orta vadede sektörün BT yatırımları konusunda belirli bir olgunluğa erişeceği öngörülüyor. Sektörde büyük enerji tesisleri ve dağıtım şirketleri için bir başka önemli noktayı da altyapıda sistemlerin birbiri ile uyumlu çalışması ve haberleşebilmesi konusu oluşturuyor. Dolum tesislerinin veya petrol istasyonlarının farklı bölümlerinde kullanılan sistem ve cihazlardan alınan eşzamanlı verilerin, ortak bir merkeze aktarılması ihtiyacı da diğer bir önemli noktayı oluşturuyor. Gelinen noktada enerji sistemlerinin, çok iyi planlanıp kurulduktan sonra verimli işletilmesi gereken yapılar kurgulanması gerekiyor.

Yenilenebilir enerji için de özel çözümler gündemde
Son dönemde Türkiye’de de hız kazanan yenilenebilir enerji yatırımları için de bilişim teknolojileri de kritik bir rol oynuyor. AB 2010 yılında tüketilecek elektriğin yüzde 22’si yenilenebilir enerji kaynaklarından oluşmasını sağlamayı hedefliyor. Yenilenebilir enerjide Ar-Ge’ye önem vermek, kendi kaynaklarımızı verimli kullanmak için bilişimden yararlanmak ve teknolojide öncü olmak ana noktaları oluşturuyor. Bu noktada şirketlerin ve BT yöneticilerinin gündeminde de kontrol sistemleri, iletişime yönelik çözümler, ağ kurma, olasılık ve tahmine yönelik yazılımlar ve optimizasyon-simulasyon yazılımlarının öne çıkabileceği belirtiliyor.
ETİKETLER : Sayı:790