Bilişim Dünyası 23 ARALIK 2013 / 08:11

Sürücüsüz araçlara hazır olun

Hem otomotiv hem de teknoloji şirketleri sürücüsüz araçlara yönelik teknolojileri geliştirmeye devam ediyor.

Yıllardır birçok diziye ve filme konu olan sürücüsüz araçlar hayalden gerçeğe dönüşüyor. Google, Audi, Volvo ve Mercedes’in de arasında bulunduğu bazı şirketler geliştirdikleri sürücüsüz araçları trafikte denemeye başladılar. Sürücüsüz araçların geçmişine baktığımızda hepimizin aklına genelde Türkiye’de Kara Şimşek adıyla yayınlanan dizideki adıyla K.I.T.T geliyor. Aslında gerçek anlamda sürücüsüz araçların geçmişi 80’li yıllara dayanıyor. Mercedes-Benz mühendislerinden birisi olan Ernst Dickmanns o zamanlar robot araba olarak adlandırılan ilk sürücüsüz aracı geliştirdi. Araca yerleştirilen çeşitli kameralar ve bilgisayar sayesinde araç yol işaretlerini anlayabiliyor ve otobanda araçları sollayabiliyordu.1994 yılında Dickmann’ın Mercedes-Benz ile geliştirdiği sürücüsüz araç üç şeritli bir otobanda yoğun trafikte saatte 100 kilometrenin üzerinde bir hıza herhangi bir sorun ortaya çıkmadan 1.000 kilometre mesafeyi kat etmeyi başardı.
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte sürücüsüz araç üzerinde çalışan şirketlerin de sayısı arttı ve geçmişteki araçlara göre çok daha sofistike ve teknolojik anlamda çok daha fazla özelliğe sahip araçlar ortaya çıktı. Bu araçlarda kullanılan çeşitli teknolojiler de şu an kullanılan araçlara genelde sürücü destek sistemleri adıyla eklenmeye başladı. Otomatik park etme, otomatik fren, şerit takip sistemi, uyarlanabilir sürüş sistemi bu özelliklere verilebilecek en iyi örnekler arasında yer alıyor.
Önümüzdeki yıllarda bu teknolojilerin daha da gelişmesiyle birlikte sürücünün devreye girmesi gereken durumlar daha da azalacak ve belki de “araba kullanmak” çok nadir kullanılan bir deyim haline gelecek. Bu arada sürücüsüz araçların en önemli avantajı kazaların dolayısıyla yaralanma ve ölümlerin azalması olacak.

Sürücüsüz araçlarda kullanılan çeşitli teknolojiler
Şu an geliştirilmekte olan sürücüsüz araçlar ve hatta şu an ticari olarak satışta bulunan araçlarda da bulunan teknolojiler şöyle.
“Şerit Takip Sistemi: Kameralar yardımıyla aracın yol üzerinde bulunan şeritleri takip etmesi sağlanıyor. Şu an üst segment araçlarda da bulunan sistemde araç şerit dışına çıktığında otomatik olarak devreye giren sistem sayesinde araç şeridine geri döndürülüyor ya da sürücü direksiyona gönderilen titreşim, ses gibi yöntemlerle uyarılıyor.
Radar Sistemi: Aracın çeşitli noktalarına yerleştirilen algılayıcılar aracın yakınındaki objeleri tespit edebiliyor. Bu sistem de üst segment araçlarda hali hazırda sürücülerin kör noktalarını güvenli hale getirmek için kullanılıyor.
Kızıl ötesi ve 3D kameralar: Kızılötesi özelliğine sahip kameralar gece görüş yeteneği sağlıyor. 3D kameralar ise yolun derinlemesine tespit edilebilmesini sağlıyor.
GPS: Araçların tam olarak nerede olduklarını tespit edilebilmesini sağlayan bu sistem hem sürücüsüz araçların hem de günümüz araçlarında bulunan sürücü destek sistemlerinin vazgeçilmez bir parçası.
LIDAR: Bu teknoloji sürücüsüz otomobillerin en önemli parçalarından birisi. Sistem yol üzerindeki objeleri tespit edip bunlara olan mesafeleri hesaplıyor ve haritalarını çıkarıyor. LIDAR üst segmentteki bazı araçlarda ACC (Adaptive Cruise Control) sistemlerinin bir parçası olarak kullanılıyor. Google’ın sürücüsüz araçlarının kalbinde de bu teknoloji yatıyor.
Sürücüsüz araçlar konusunda önemli çalışmalara imza atan şirketlerden birisi olan Volvo, 100 adet sürücüsüz aracı İsveç yollarında denemeye başlayacağını açıkladı. İsveç hükümetinin de desteklediği bu deneme sürecinde sürücüsüz araçların geleceği, yollarda insanların bu araçlara karşı nasıl bir tepki vereceği, sürücüsüz araçlar için gerekli altyapı gereksinimleri, gerçek hayatta ne gibi avantajlar sağlayacağı belirlenmeye çalışılacak.
ETİKETLER : Sayı:951