Bilişim Dünyası 27 MART 2016 / 13:51

Teknolojide beklentiler birbirini tetikliyor

Samsung'un Londra’daki Tasarım ve İnovasyon Merkezi uzmanlarının görüşleri ile derlediği 2016 yılı öngörüleri, dijital ve fiziksel dünya arasındaki sınırları minimuma indiren birçok başlığı içeriyor. Samsung Avrupa'nın 2016 Teknoloji Öngörüleri şöyle sıralanıyor:
 
Yeni nesil internete ‘dokunmak’: Mobil internet hızı ve kalitesi, gelecek yıl Avrupa şehirlerindeki evlerde kullanılan geniş bant bağlantısının yerini alacak. Çevrimiçi performansta bu artış, yeni uygulama ve hizmetler için fırsatları beraberinde getirecek. İnternet de bireylerin gözleri ve kulaklarıyla etkileşimde olmaktan bir adım öteye geçecek. Sanal inovasyonda yükseliş, ‘dokunsal internetin’ dokunma duyumuzu da harekete geçireceğinin işareti.
 
Sanal gerçeklik teknolojisi ile "fijital" dünya: Dijital ile fiziksel dünya arasındaki sınırlar giderek ortadan kalkarken, Samsung da sanal gerçeklik teknolojisindeki ilerlemelerin yeni bir "fijital" boyut ortaya çıkarmasını bekliyor. Samsung Gear VR sanal gerçeklik gözlükleri, insanlara hem mağazada hem evde ürün ve deneyimlerine sanal erişebilme seçeneğini sunuyor, bu yönüyle birçok sektöre de destek veriyor.
 
Akıllı evrim hız kazanıyor: Akıllı evlerin öne çıkması yönünde beklentiler ışığında Samsung, cep telefonu üzerinden evi kontrol etme imkanı sunan yeni akıllı ev teknolojilerinin kullanılacağını öngörüyor. Smart Things yelpazesinde yer alan ürünler gibi evleri izleyen, kontrol eden ve güvenliklerini sağlayan hub'lar ve uygulamalar böylece yaygınlaşacak. Akıllı, internet bağlantılı inovasyon da kendi kendine çalışan otomobillerle birlikte evlerden otomobillere taşınmış olacak. 
 
Bilinçli değişim beklentileri: Y kuşağı, süreçlerini ve ürünlerini kendi fikir ve ihtiyaçlarına uygun hale getiren ve daha bilinç odaklı bir ekonomi yaratmak için çalışan şirketlere ilgi gösteriyor. Samsung, şirketlerin sosyal anlamda daha duyarlı olması için gereken yeni ve akıllı süreçler ve teknolojilerin gelişeceğini öngörüyor. Veri hızındaki artış ve Y kuşağının dijital yaratıcıları desteklemesi ile online topluluklar da toplumsal sorunların çözümündeki daha etkili olma fırsatına sahip olacak.