Bilişim Dünyası 29 EYLÜL 2014 / 09:47

Türkiye, tehditlere hazır olmalı

Türkiye’nin ilk yerli UTM ürününü geliştiren Labris Networks’ün CEO’Su Seçkin Gürler’le güvenlik çözümlerinin yerelleştirilmesi, dünyadaki durumumuz ve bu alanda sundukları Labris UTM hakkınta konuştuk.

 

-         Türkiye’nin ilk yerli UTM ürünü Labris UTM’in 10 yıllık hikayesini kısaca özetleyebilir misiniz?

2002 yılında TÜBİTAK, TTGV ve ODTÜ Teknokent destekleriyle çıkmıştık yola, sonra bu destek büyüyerek kullanıcılarımızın yoğun desteğine dönüştü. 2003 yılında ”Türkiye’nin ilk ulusal güvenlik duvarı”nı, 2005 yılında “Türkiye’nin ilk yerli UTM ürünü”nü duyurduk. Piyasaya sürdüğümüzden bu yana geçen 10 yıllık sürede çok önemli bir yol kat eden Labris UTM ürün ailemiz, 10. yaşına girerken artık tam donanımlı bir yeni nesil bütünleşik güvenlik cihazı. Bundan sonra da kullanıcılarımızdan, milletimizden ve devletimizin her kademesinden aldığımız destekle, Türk mühendisliğinin gücünü dünyada daha fazla hissettirecek ve Türkiye’nin İnternet ve ağ güvenliği konusundaki yegane güvenilir şirketi olarak gücümüze güç katacağız.

-         Labris UTM, 10. Yılında yeni bir sürüm ile geliyor. Bu sürümde  ne gibi yenilikler var?

Labris Networks imzasını taşıyan UTM 3.0 sürümü yeni nesil güvenlik mimarisi, yeni nesil kullanıcı yönetimi, log izleme, analiz, ağ trafiklerini takip edebilme özellikleri ile kullanıcılarına yönetilebilir güvenliği sunarken, gelecek tehditlere karşı yüksek seviyede yakın koruma sağlıyor. Labris Yeni Nesil Güvenlik Mimarisi ile 2000 den fazla uygulama üzerinde tam hakimiyet sağlanırken, tüm modüllerin kullanıcı tanımlama ve yetkilendirmeleri merkezi kullanıcı dizininden gerçekleştiriliyor. Labris SoC (Security Operation Center) entegrasyonu ile yeni sürümle birlikte tüm Labris ve Harpp cihazları Labris merkezi izleme ve müdahale merkezine bütünleşik bir yakın korumaya dahil olabiliyor. Network Visibility modülü ile web tabanlı olarak anlık trafik izlenebiliyor ve kırılımlı görsel analizler gerçek zamanlı olarak yapılabiliyor. Labris Wauth+ modülü artık sadece ağdaki misafir kullanıcıları değil, merkezi kullanıcı dizini ile entegre çalışarak iç kullanıcıların yetkilendirilmesine de olanak sağlıyor.

 

-         UTM ürünleri başta olmak üzere ağ güvenliği alanında yüzde 100 yerli ürünlerin önemi sizce nedir?

 

Siber güvenlik çözümlerinin ulusal olması büyük önem taşıyor. Bunun sebebi ise yabancı kaynaklı üreticilerin bağlı oldukları ülkelerin istihbarat birimlerine hizmet amacıyla güvenlik çözümlerine “arka kapılar” yerleştirebiliyor oluşudur. Türkiye’nin siber savaş alanında kendi güvenliğini güvenilir şekilde kurabilmesi için ulusal çözümler öne çıkmalıdır.

Tüm bileşenleri ile her geçen gün büyüyen ve kritik önemi artan bilişim güvenliği konusunda Türkiye henüz geniş kapsamlı üretici bir ülke konumunda değil. Uluslararası şirketlerin kritik önem taşıyan projelerde siber güvenlik alanlarında kullanılması Türkiye için her zaman bir risk olacak. Yabancı destekler ile işleyişini sürdüren fakat öte yandan yerel olduğu imajını veren güvenlik çözümlerine de şüpheyle yaklaşmak gerekir.

Biz de Labris Networks olarak, konusunda uzman ekibi ve dünyada toplamda sadece 12 firmada bulunan Ortak Kriter CC EAL4+ güvenlik seviyesine sahip ürünlerimizle  tamamen ulusal kaynaklı güvenlik çözümleri sunuyoruz. Kurulduğumuz günden bu yana Türkiye’nin kritik önem taşıyan çok sayıda projesi için ulusal güvenlik çözümü sunduk. Hem üretici, hem de uygulayıcı olmamızın avantajını kullanarak yabancı kaynaklı çözümlerden çok daha güvenli çözümler sunuyoruz.

-         Labris Networks’ün Türkiye dışında ne ölçekte çalışmalar içinde? Global bir marka olma hedefi için hangi adımlar atılıyor?

Labris Networks çözümleriyle Türkmenistan’dan İngiltere’ye, Slovakya’dan Tayland’a kadar 20 den fazla ülkede, askeri kurumlar, bakanlıklar ve özel şirketlerin dahil olduğu 3.500’den fazla orta ve üst düzey kurum ve kuruluşa güven ve güç veriyor. Çeşitli ülkelerden kullanıcılarımızın bizi arayıp memnuniyet bildirmesi çok büyük bir gurur kaynağı; fakat global bir firma olduğumuz kadar da ulusal bir firmayız, bu bakışımızı değiştirmeyeceğiz. Ülkemizin her noktasına hizmet vermek, Hakkari Yüksekova’dan, Edirne Uzunköprü’ye kadar ayak basmadık yer bırakmamak, ülkenin en kritik ağlarını güvenilir olmayan ürünlere ve dolayısıyla kişilere teslim etmemek yine varoluş amacımız olacak.Sektöründe ABD ve İsrailli güvenlik şirketleri ile global ölçekte rekabet eden,  yüzde 100 Türk sermayeli, ulusal bir şirket olarak, siber güvenlik denilince akla gelen ilk firmalardan birisi olma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz.

 
ETİKETLER : 990