Bilişim Dünyası 18 MART 2013 / 08:13

Türkiye’deki deneyimi bölgeye ihraç ediyor

Odak noktasını enerji ve devlet odaklı projeler olarak saptayan Ericsson Türkiye, yaptığı çalışmaları bölge ülkelerine ihraç ederek bölgesel bir uzmanlık oluşturuyor.

Enerji ve devlet odaklı kapsamlı projeleri hayata geçiren Ericsson Türkiye, 2013 yılında bu başlıklarda yeni çalışmalara imza atma hedefinde. Ericsson Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Cenk Alper, operatör dünyası için geniş yelpazede ürünler geliştiren Ericsson’un sunduğu çözümlerin önemli bir bölümünün kurumsal sektörlerle kesiştiğine dikkat çekti. “Ama Ericsson bunları ‘kesişme’ olarak bırakmıyor, ilgili sektörün ihtiyaçlarına göre uyarlıyor” diyen Alper, kendilerinin endüstriyel çözümler başlığında ağırlıklı olarak elektrik dağıtım organizasyonlarına yönelik çözümlerle ‘enerji’ ve savunma sektörüne yönelik, ülke ve sınır güvenliği başlığında ‘devlet’ sektörüne odaklandıklarını söyledi.
Bu yapıya kısmen de olsa ulaştırmanın ve lojistiğin girdiğine işaret eden Alper, “Bu başlıkta küresel referanslarımız var ve bu çözümleri Türkiye’ye uyarlamaya çalışıyoruz” dedi. Türkiye için enerji ve devlet odaklı ilerleyişin süreceğini belirten Alper, “Ericsson, bunlara ulaşım ve sağlık alanlarını da eklemeyi düşünüyor” diyerek, bu konularda küresel başarı hikayeleri oluşması halinde ilerleyen süreçte bu çözümleri Türkiye’ye getirebileceklerine işaret etti.

Özelleştirme, enerjiyi cazip hale getiriyor
Ericsson Türkiye, ‘enerji’ başlığında elektrik dağıtım tarafında odaklanıyor. Alper’in belirttiğine göre bunun temel sebebi Türkiye’deki özelleştirmeler. Toplam 21 bölgenin 12 tanesinde gerçekleştirilen özelleştirme ve bazılarında yenilenen ihalelere işaret eden Alper, şu detayları paylaştı:
“Amacımız özellikle Türkiye’de devletin enerjiye yönelik yatırımlarını ve yapılan özelleştirmelerin geri dönüşünü hızlandıracak, özelleştirme sonucu ortaya çıkan kurumların marka değerini artıracak bazı çözümlere ve yatırımlara imza atmak. Burada ciddi bir yatırım ve çaba gerekiyor. Aslında varlığın sahibi hala TEDAŞ ve 25 yıllık bir ‘lisans serbestisi’ tanıyor. Ancak bu, özelleşen kurumlar için uzun bir süre ve bu süre boyunca süreçleri mevcut altyapıyla devam ettirmek mümkün değil. Mutlaka yenilemek, yeni yatırım yapmak gerekiyor. Biz de elektrik dağıtım organizasyonlarının uygulama altyapılarına, özellikle yeni baştan kurma veya yönetimi sağlama konusunda destek veriyoruz.”

Üretilen çözümler bölgeye de ihraç edilecek
Ericsson’un bu alanda sunduğu çözümlerin bir örneği, sahalardaki milyonlarca sayacın uzaktan okunmasına ve yönetilmesine yönelik çözüm ve servisler. Konuyla ilgili Türkiye’de bazı projelerinin başladığını söyleyen Alper, elektrik dağıtımına yönelik özel bir yazılım geliştirdiklerini ve buna ‘abone yönetim sistemi’ adını verdiklerini ifade etti. Geliştirilen uygulamalar sadece Türkiye’de kullanılmayacak ve Ericsson’un sorumlu olduğu bölgeye, yani Ortadoğu, Batı Asya, Kuzey Afrika bölgesine de ihraç edilecek.

Kamuda odak ülke ve sınır güvenliği
Enerji başlığındaki bu stratejiye karşılık, devlette öncelikli odaklanılan noktalar ülke ve sınır güvenliği projeleri. Bu başlıkta acil yönetim sistemleri, felaket önleme ve yönetim merkeziyle bulut odaklı çözümler ve servisler öne çıkıyor. Ericsson’un bu konuda küresel ölçekte önemli ve büyük referansları olduğu örneğini veren Alper, şu detayları paylaştı:
“4 ülkenin sınır güvenliği projesini gerçekleştiren Ericsson’un acil yönetim sistemleri konusunda önemli referansları var. Bizim amacımız acil yönetim sistemlerinin Türkiye’de, ülke çapında yönetilmesini sağlayacak yönetim ve servisler verebilmek. Bu konuda il bazında deneme odaklı çalışmalar başladı. Kamuya şunu anlatıyoruz: Bunu merkezi ve bütün ülkenin 112 acil yönetim sistemleri olarak kurabilirsek, bu hem çok proaktif olur hem de devletin diğer tarafta kurduğu sistemlerle bütünleştirilir. Örneğin ülke ve sınır güvenliği projelerinde sınır güvenliği çözümleri kuruyoruz. Siz ülke çapında bu yapıyı kurduğunuzda, yönetme- denetleme kuleleri sınır güvenliği için de çalışabiliyor, bunlar birbiriyle bütünleşik çözümler haline geliyor. Önümüzdeki dönemde devlet tarafında kurulmak istenen sistemler mutlaka ‘ülke genelinde’ kurulmalı. Bu bütünselliği sağlamak önemli.”
Sınır güvenliği projelerinde coğrafya önemli bir bariyer olabiliyor. Ama Alper’in ifadesiyle bunun da çözümü hazır. Uzaktan erişimle birbirini yönetebilen, Ericsson tarafından geliştirilen algılayıcılarla denetim, elektronik olarak uzaktan sağlanıyor. Bu algılayıcıların işlerliğini sağlama, konumlandırma, kontrol ve bakımında avantajlar adına bazı teknolojik çözümlere işaret eden Alper, “Bu algılayıcıların dayanıklı ve uzun pil ömrüne sahip olmaları gerekiyor. Sınır güvenliği projelerinde bunlar önemli detaylar” dedi. Bir süre önce tamamlanıp teslim edilen bir çalışmayla Türkiye’de AB destekli bir sınır güvenliği uygulama projesi gerçekleştirdiklerini ifade eden Alper, küresel yetkinliklerinden Türkiye’de de yararlanılması için görüşmelerinin süreceği bilgisini paylaştı.

Enerjideki çözümler daha da yaygınlaşacak

Ericsson Türkiye, kurumsal uygulama ve çözümlerinde enerji ve devlet önceliği ile hareket ederken, Cenk Alper, önümüzdeki dönemde bunlara ilaveler olacağını, gaz ve su dağıtımına da katılacaklarını belirtti. “Düzenlemeye baktığınızda, elektrik dağıtımı için geliştirdiğiniz her uygulama ve servis, gaz ve su dağıtımı için de kullanılabilir” diyen Alper, özellikle enerji sektöründe çözümlerin kolayca uyarlanabildiğine değindi. Ayrıca acil yönetim sistemleri ve buluta ek olarak, önümüzdeki dönem Ericsson’un siber güvenlik konusundaki çözüm ve becerileri Türkiye’ye gelecek. Alper, “Petrol boru hatlarının ve ilgili ağların kurulmasında, yönetiminde, demiryolları sinyalizasyon projelerinde varız. Türkiye’de bu konuda teslim etmek üzere olduğumuz iki referans projemiz var. Kamu tarafında halen yaptığımız veya üzerinde çalışacağımız projeler bunlar. Örneğin Nabucco Projesi ile yakından ilgilendik ve bu konuda beklemedeyiz” bilgisini verdi.
ETİKETLER : Sayı:913