Bilişim Dünyası 15 HAZİRAN 2015 / 11:02

Türkiye’nin yararına adımlar

Oracle Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Cem Şatana’ya göre, Ankara ve İstanbul’un orta yolda buluşması, insanların birbirini daha yakından anlaması hem firmalar hem de kurumlar açısından Türkiye’nin yararına olacak.

 

Türkiye’nin iki büyük şehri İstanbul ve Ankara. Başkent Ankara ile işdünyasının başkenti olan İstanbul arasındaki bağın kuvveti, ülkenin gelişimini de yakından ilgilendiriyor. Oracle Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Cem Şatana, Ankara – İstanbul arasındaki bakış açısının farklılığını vurgulayarak başladığı konuşmasında iki şehrin dinamiklerini şöyle aktardı:

“Ankara ve İstanbul iki ayrı ülke gibi; birbiri arasındaki bağlantı hızını, internet bağlantı hızı gibi çok genişletmemiz lazım. İstanbul’daki iş ortaklarımız Ankara’dan çok uzaklar. Ankara’yı tanımıyorlar; biraz da çekingenlik var. Ankara’nın iklimi biraz sert, görüntüsü de bazen gri olsa bile Anadolu insanının sıcaklığını barındırıyor. Kamu çalışanları vatandaşa yardımcı olmak için uğraşıyor. İstanbul ise Ankara’yı bürokrasi zincirleri içinde düşündüğünden bunun altında eziliriz düşüncesiyle hareket ediyor. Ankara’da sadece iş potansiyeli değil, inovasyon potansiyeli de mevcut çünkü Ankara üniversitelerinin ve teknokentlerinin bilişim camiasına katmış olduğu çok büyük bir değer var. Bizler de Ankara’da, İstanbul’un dinamiklerini, hızını oradaki gelişme çarkını fark edemiyoruz. Ankara ve İstanbul’un orta yolda buluşup insanların birbirini daha yakından anlaması hem firmalar hem de kurumlar açısından Türkiye’nin yararına olur.”

e-Devlet projelerinde fersah fersah yol aldığımızın altını çizen Şatana, e-devlet araştırmalarında, Türkiye olarak hak ettiğimiz yerde olmadığımıza inandığını kaydederek “Ekonomik olarak ön safhada olan birçok ülkenin kamu projelerinin bizden daha gerilerde olduğunu düşünüyorum.  MERNİS, UYAP, Sağlık.Net, FATİH gibi projelere gıpta ile bakıyorlar.  Vizyoner olarak baktığımızda Türkiye’nin bu yaklaşımında bir sıkıntı yok, taktiksel seviyede bir gecikme var. Artık düşünülen projelerden vatandaşın faydalanması noktasına geleceğiz” dedi.

Oracle ekibi ‘Mission Red’ ile inovatif fikirlerini hayata geçiriyor

20 yıldan fazla süredir Oracle Ankara ofisinin bulunduğuna dikkat çeken Şatana, cirolarının yüzde 80-85’inin  kamu projelerinden geldiğini aktardı ve sözlerini şöyle sürdürdü:

“Şu anda ofisimiz 70 kişiyi barındırıyor. Birçok değişik kolda hizmet veren yetkin ekiplere sahibiz. Kamudaki vizyoner ekipler  de bilişim hızını günlük takip ediyor. Kamuda özveriyle çalışan kamu personelini tebrik etmek istiyorum, zor şartlarda, sistemlerini, projelerini ayakta tutmak için kişisel özveriyle çalışıyorlar. O özveriyi gördükçe de inancım hiçbir zaman kaybolmuyor.  Hemen hemen tüm kamu kuruluşlarında Oracle’ın en az bir ürünü ile hizmet veriyoruz.”

Şatana, belediyelerin, vatandaşın hayatındaki önemine de dikkat çekerek “e-Devlet projelerini, vatandaşın en hissedebileceği nokta belediyeler. Donanım ve yazılım ürünlerini bir araya getiren Oracle çözümleriyle gerçekten vatandaşın faydalanabileceği belediyecilik hizmetlerini coğrafi bilgi sistemleriyle de bütünleştirerek uygulamalar sunuyoruz. Bugün artık verisiz bir şeyi yönetmeniz mümkün değil, doğru veriye hızlı erişim önemli. Biz de Oracle olarak, ‘yöneticilere doğru ve tek güncellenmiş veriyi verelim, bilgiye dönüştürmeleri için yardımcı olmaya çalışalım, veriyi akıllı şekilde kullanarak yöneticilere raporlar sunalım’ anlayışıyla hareket ediyoruz. Diğer yandan e-devlet artık m-devlete doğru ilerliyor. ‘m’ harfi  hem sosyal medyanın ‘m’si hem de mobilin ‘m’si. Bazı kamu hizmetlerine buralardan da erişebilecek” dedi.

‘Mission Red’ projesinden de bahseden Şatana, bunun; Oracle’ın EMEA bölgesindeki yaklaşık 30 bin çalışanının inovasyona yönelik fikrini değerlendirme altına almaya çalışan bir metodoloji olduğunun altını çizerek Oracle ekibinin yazdığı uygulamanın adının da ‘İnovasyon Motoru’ olduğunu ifade etti. Şatana, “Dream Manager denilen kişi de talepleri alıyor. Bu bir süreç ve Türkiye direktörü de benim. Çok faydalı fikirler çıkıyor. Fikirler önce toplanıp süzgeçten geçiriliyor ve hangilerinin projelendirileceğine karar veriliyor. ‘Mission Red’ gibi projeler insana ilham verirken diğer taraftan motive edip kendi işinizi de daha verimli yapmanızı sağlıyor. Aslında bu projeye bir bakıma inovasyon yarışması da diyebiliriz. Çalışanlar; müşteri memnuniyeti, çalışan memnuniyeti, iş süreçlerinin, verimliliğin, etkinliğin artırılması, giderlerin azaltılması, gelirlerin yükseltilmesi gibi birçok konuda fikirlerini özgürce, herhangi bir limit olmadan ifade ediyorlar ve sisteme giriyorlar” açıklamasını yaptı.

Vatandaş kamu hizmetini artık mobilden almak istiyor

‘Oracle Day’ etkinliğinin de Ankara’da artık klasikleştiğini vurgulayan Cem Şatana, “Bu sene ocak ayında gerçekleştirdiğimiz etkinliğe yaklaşık 700 kişi katıldı. 2015’te üzerine gittiğimiz ürün ailemiz 12c’yi tanıttık. Bulut, kurumların bilişim bütçelerine yüzde 70-75’lere varan tasarruf sağlıyor. Bu doğrultuda Ankara’da Kamu Entegre Veri Merkezi Projesi’ne odaklanıyoruz. Bu, kamuyu buluta taşıyan bir proje olacak. Oracle için önemli konulardan bir tanesi de büyük veri. Biz burada daha çok verinin çeşitliliğinden bahsediyoruz ve bunları alıp işleyebilecek ortamlar yaratıyoruz. 3. element olarak da sosyal medyayı gündemimize taşıdık, ki bu kamu kuruluşları için de artık büyük önem taşıyor. Oracle olarak kurumun yetkilendireceği ortamlarda güvenilir sosyal medya platformlarını yaratmaya çalışıyoruz. Ankara’da birçok kurumda, güvenlik politikalarının hem gözden geçirilmesi hem de bununla ilgili ürün ve hizmetlerin sunulmasına yönelik çalışmalarımız bulunuyor. 4. elementimiz de; mobil. Mobil bağlantı, artık bağımlılık getirdi ve bunun neticesinde de vatandaş artık kamu kuruluşlardan aldığı hizmeti, beklenti olarak mobilden de almak istiyor. 5. element de ‘her şeyin interneti’. Hemen hemen her ürün, akıllı cihaz bir şekilde internet dolayısıyla bulut ortamına bağlanıyor. Bu 5 elementin hepsi birbirinin parçası, biri olduğu için diğeri var ya da diğeri var olduğu için de öbürü otomatik olarak devreye giriyor. Ankara’da da yüzlerce yeni hizmetin 2015’te hayata geçeceğini düşünüyorum. Güvenlik sistemlerini iyi kullanarak teknolojinin iyi taraflarından faydalanmamız ve çocuklarımıza da sunmamız gerekiyor. Yarının yöneticileri olacak çocuklar, küçük yaştan kazanmış oldukları bilişim vizyonu ile çok daha iyi şeylere imza atacaklar.”

Yaratıcılığı ticari ortama taşımada eksikliklerimiz var

İnovasyon  konusunu tekrar gündeme getiren Şatana, bunun Türkiye’de eksikliğini çok hissettiğimiz bir konu olduğunu ifade ederek konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bizler bireysel olarak çok yaratıcı bir toplumun çocuklarıyız. İnovasyon; yaratıcılığı ticari ve sürdürülebilir bir ortama taşımak ama orada bir eksiklik var. Türkiye’de ‘start-up’ların sayısının yükselmesi umut verici ama yeterli değil. Yerli firmalarımızı artık ön taraflara çıkarabilmek için biz de kendimizce bazı tohumlar atmaya çalışıyoruz. Diğer yandan çevreyi korumak adına yeşil bilişimi destekliyoruz.”

 
ETİKETLER : 1026