Bilişim Dünyası 11 MAYIS 2015 / 08:45

Veriyi değer haline çevirmek, özgürlük

Informatica, Türkiye pazarının bulut bilişimde sunduğu potansiyele güveniyor. Hedef ise yeni çözümleri kurumsal yapıya sunmak.

Veri entegrasyonu yazılımı alanında faaliyet gösteren Informatica ve Türkiye’deki iş ortağı KOMTAŞ Bilgi Yönetimi; kurumsal veri yönetiminin uçtan uca ele alındığı “Information-Centric Organizations Summit” etkinliğini 29 Nisan’da gerçekleştirdi. Kurumsal veri yönetiminin tüm yönleriyle ele alındığı toplantıda, Informatica Akıllı Veri Yönetimi Platformu da tanıtıldı.

Açılış konuşmasını yapan KOMTAŞ Bilgi Yönetimi Genel Müdürü Yüksel Çomak, uygulama analitiği ve veri arasındaki hızı yönettiklerini, veriye bakış açısının değişmesi gerektiğini vurguladı. “Önümüzdeki dönemde liderler daha fazla ‘veri’ odaklı kararlar vermek zorunda kalacaklar” diyen Çomak, “Zamanında bu veri mimarisi ile kurumsal mimariyi doğru bir şekilde kurgulayamazsak ileride sıkıntılar yaşarız” yorumunu yaptı. Informatica Güney Avrupa Bölgesi Başkan Yardımcısı Emilio Valdes de Avrupa Birliği’nin (AB) şirketler arası veri paylaşımını yasa ile güvenilir ve paylaşılabilir hale getirdiğine dikkat çekerek şunları söyledi:

“Türkiye’deki şirketler de bir yasaya bağımlı olarak belirlenecek kurallar çerçevesinde kendi aralarında veri paylaşabilmeli. Veriyi bir ‘değer’ haline çevirmek, ‘özgürlük’ demek. Bir uçak yolculuğunda sadece tek yönde 1 terabayt veri üretiliyor. Bu veri, analitik olarak birçok sektöre hizmet ediyor. Türkiye’de şirketlerde uygulama temelli bir yaklaşım var. Hedefimiz uygulama odaklı yaklaşımı veri odaklı yaklaşıma çevirmek olmalı.”

Kurumsal yapının buluta güveni oluşmalı

Sunumunun ardından sorularımızı yanıtlayan Emilio Valdes, Türkiye pazarındaki strateji, hedef ve beklentilerini de paylaştı:

Büyük veri ve analiz, sektörlerde nasıl bir değişim getiriyor?

Büyük veriye yatırımda kurum için hayati olan veriye yatırım yapılacak. Kurumlar çapraz pazarlama veya düzenlemelere uyum için gerekli olan veriyi toparlayacaklar. Sadece finans veya telekomda değil, perakende, ilaç gibi sektörler başta olmak üzere tüm sektörlerde bu eğilimi görüyoruz. Büyük veri bir megatrend ve yeni nesil analitiğin de temeli. Verimiz hep vardı ve bizim için hep büyüktü. Ama şimdi farklı olan, etkileşimli verinin hızlı artışı, farklı kanalların veri gelişimi ve paylaşımında öne çıkması. Çok cihaz kullanıyoruz ve bunların hepsi veri üretiyor. Bu verilerin anlık analizi, performans için önemli. IoT ve M2M de bu gelişimi destekliyor. Bakış açımız; büyük veriyi fayda yaratması için buna uygun teknolojilerle desteklemek. Şirketlere bilgi işleme süreçlerinde yardım ediyor, iletişim ve etkileşimleri takip ediyor, Hadoop temelli platformları destekliyoruz. Bu bizim için yeni bir konsept değil. Ama geleneksel veri merkezleri odaklı yaptığımız analizler, bugünün büyük veri ortamına uyum sağlayarak gelişiyor. Böylece kurumlar sahip olunan tüm bilgi ve deneyimi kullanabiliyorlar. Bu tarz bir yatırımın geri dönüşü de hızlı. Büyük veri sonuçta inanılmaz büyüme ve inanılmaz fırsatlar demek. Bu konuda farkındalık aslında yeni değil, ama uyum çalışmalarında asıl şimdi büyük bir patlama var.

EMEA bölgesini nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye burada nasıl bir konumda?

EMEA aslında diğer bölgelerden farklı değil. Bulut büyüyor ve kurumsal farkındalık artıyor. Türkiye’de bulut ve güvenlik konusunda gelişim adına atılması gereken adımlar var. Artık küresel bir ağ toplumu var. Anlık değer yaratabilmek tüm sektörler için önemli. Bağlantılı olmak, tüm dünyada iş yapış biçimlerini birbirine yaklaştırıyor. Türkiye’de kurumsal anlamda buluta güven oluşmalı. Düzenlemeler ile bireysel ilginin gelişmesi gelecek süreçte önemli olacak.

Nasıl bir gelişim bekliyorsunuz?

Eskiden salesforce.com'da çalışıyordum. İspanya’daki ilk çalışanlardan biriydim ve orada da o yıllarda ‘veriniz ABD’de bir veri merkezinde olacak’ dediğinizde direkt olumsuz bir bakış vardı. Ama sonra bir dönüşüm başladı ve şirketler fark etti ki, veriyi depolamak iyi ama bu konuda profesyonel bir desteği almak çok daha büyük bir güvenlik demek. Sonuçta önde gelen bulut şirketlerinden daha güvenli bir altyapı yoktur. Bu işin teknik tarafı. Düzenleme açısından baktığımızda, veri koruma kanunu yerelde bu eğilimi ne seviyede destekliyor? Bu ayrı bir tartışma demek. Ülkeler arasında bu konuda şifreleme kanunları var. Yıllar içinde gelişimle İspanya’daki şirketler, önde gelen finans ve telekom şirketleri bugün bulut çözümleri kullanıyor. Düzenlemeler de bunu destekliyor. Çünkü yasal yapı, iş hayatının gerçeklerine ve pazarın beklentilerine uymalı. Bu nedenle bana güvenin, bu konuda gelişmeleri göreceksiniz. Verinin güvende ve şifreli olmasını sağladıktan sonra arkası gelecektir. Bu da Informatica’nın işi zaten. Güvenli bir yapı sunmamız uçtan uca bizi farklı kılıyor. Bu konuda gelişimin bir süreç işi olduğunu biliyoruz. Bu yüzden aceleci değiliz.

Türkiye pazarında Informatica olarak yerinizi aldınız. Bundan sonra çalışmalarınız ve KOMTAŞ ile işbirliğiniz nasıl bir seyir izleyecek?

Büyük beklentilerimiz var. KOMTAŞ, çözümlerimizle yıllar boyu önemli çalışmalara imza attı. Önde gelen sektörlerin büyük şirketlerinin neredeyse hepsi KOMTAŞ sayesinde Informatica kullanıcısı. Ama sahip olduğumuz tüm ürün ve çözümlerin müşterisi değiller. Bunları onlara tanıtmak, pazarda hızlı büyümemizi sağlayacak. Bu çözümlerimizi sunmakla varolan müşterilerimizde bile önemli bir satış potansiyeline sahibiz. KOMTAŞ bizim pazardaki gücümüz ve biz de İstanbul’da ofis açtık. Bu bizim Türkiye pazarına verdiğimiz önemin bir göstergesi aslında. İstanbul’da bir ekibimiz var. Önce İstanbul’da çalışmaları konsolide etmemiz gerektiğini düşünüyoruz. Bu süreçte Ankara’ya da İstanbul merkezden ulaşacağız. Ama istikrarı sağladığımızda ve yeni büyüme fırsatlarını takip ettiğimizde o zaman Ankara’da da bir ofis açabiliriz. Ama en azından bu yılki önceliğimiz bu değil.
ETİKETLER : 1021