Bilişim Dünyası 07 EKİM 2013 / 08:19

Xerox hizmetleri KOBİ’lere de yayılıyor

ACS şirketini satın aldıktan sonra hizmet gelirlerini artıran Xerox, yönetilen baskı hizmetlerini iki yeni iş ve servis ortağıyla tüm Türkiye’deki KOBİ’lere sunuyor.

Xerox Türkiye Genel Müdürü Mehmet Sezer’in de belirttiği gibi 2010 yılında Affiliated Computer Services (ACS) şirketini satın alan Xerox, önemli bir değişim ve dönüşüm sürecine girdi. ACS satın alması ile bugüne kadar hizmet vermediği konu ve alanlarda iş süreç yönetimi hizmetleri vermeye başlayan Xerox, 2013 yılı itibarı ile 23 milyar dolar olan yıllık cirosunun yüzde 50’den fazlasını hizmet gelirlerinden elde etmeye başladı.
Sezer, Xerox’ta yaşanan dönüşümü şu sözlerle açıkladı: “Bundan 5 yıl sonrasına baktığımızda teknoloji ürünleri Xerox’ta tamamlayıcı bir etken haline gelecek.
Baskı ve yazdırma oranlarındaki artış düşse de devam edecek diyen Sezer, baskı sistemlerinin geleceği ile ilgili öngörülerini paylaştı: “Geleneksel baskı yöntemlerinden sayısal baskı yöntemlerine geçiş yaşandı. Ofis ortamlarında tabletlerin çıkmasıyla, okullarda tablet kullanımının yaygınlaşmasına paralel kitap baskısının azalmasıyla baskı oranları düşmüş gibi görünse de sayısal baskıya yönelim artmış durumda. Örneğin amazon.com’dan bir kitap stoklarında varsa ertesi gün geliyor, ancak teslimat süresini 2-3 gün gösteriyorsa bilin ki sayısal olarak basılacaktır. Baskının bu yöne kaydığı noktada Xerox hizmetler kısmına ağırlık vermeye başladı. Fotokopi makinesinin kullanımından beri kurumsal alanda da hizmet veren yönetilen baskı hizmetlerinde dünya çapında birinci sırada yer alıyor.”
Sezer’in belirttiğine göre, daha önceden finans kuruluşları, bankalar, holdingler gibi büyük ölçekli kurum ve şirketlerde kullanılan ve talep gören ‘yönetilen baskı hizmetlerine’ artık bilgi teknolojileri pazarının yüzde 60’ını oluşturan KOBİ’lerden de talep var. “KOBİ’lere de ulaşabilmemiz için bu stratejiyi kanal üzerinde yaymamız gerekiyor” diyen Sezer, bu talebin nedenini ve katkılarını şu sözlerle anlattı: “Teknolojiyle birlikte talepler de hızla gelişiyor. Yapmış olduğunuz bir teknolojik yatırım yeni doğan ihtiyaçlarınızı karşılamayan hale gelebiliyor. Şirketlerin yaşadığı büyüme, küçülme, organizasyonel yapıda yaşanan değişiklikleri göz önünde bulundurduğunuzda baskı hizmetlerinizi eğer hizmet olarak satın alırsanız çok daha fazla esnekliğe sahip oluyorsunuz. Baskıyı hizmet olarak satın aldığınızda daha pahalı görünse de değişen ihtiyaçları karşılama noktasında hizmet alımı uzun vadede daha ekonomik.”
Tüm Türkiye’de KOBİ’lere yönetilen baskı hizmetlerini sunmak için gerekli satış ve dağıtım kabiliyetine sahip olmak gerektiğine dikkat çeken Sezer, bu altyapıyı sağlamak için iki önemli iş ve servis ortaklığı yaptıklarını belirtti: “Tüm Türkiye’de bu hizmeti verebilmek için iki önemli nokta var; bunlardan biri yaygınlık. Bu hizmeti kullanmayı tercih eden şirketler genelde çok şubeli şirketler, bu nedenle yaygınlık oldukça önemli. Yönetilen baskı hizmetleri teknolojiye daha hızlı uyum sağlamanızı, ana işinize odaklanarak bu tarafı size destekleyen ve büyümenizi sağlayan bir etken haline getirmenizi sağlıyor. Servis yaygınlığını sağlayabilmeniz için Türkiye’nin her alanını kapsayan bir servis ağına sahip olmanız gerekiyor. Mevcut servis noktalarımızı iki servis sağlayıcı ile güçlendirdik. Her ölçekten şirketin servis ihtiyaçlarına daha etkin cevap vermek, üzere Türkiye’de 65 farklı noktada 800’ün üzerinde çalışanı olan Teknoser’i yerinde servis iş ortağı olarak atadık. Türkiye’nin 81 ilinde 360 fiziksel noktada 2300’ün üzerinde uzman personeli olan R2 ise, ilk etapta 4 büyük şehirde, yılsonunda 12 ilde, 2014 yılı sonunda ise Türkiye’nin 81 ilinde Xerox ürün ve çözümlerine servis verecek.”
Dünyadaki hizmet cirosu yüzde 54 iken Türkiye’deki hizmet cirosu yüzde 25-30 civarında olduğunu belirten Sezer, Xerox’un hizmetlerinin sadece yönetilen baskı hizmetlerinden ibaret olmadığını şöyle anlattı: “Hizmetler sadece yönetilen baskı hizmetlerini kapsamıyor. Örneğin ulaşım hizmetlerinde park hizmeti veriyor. İnsan kaynakları kısmında 20-30 bin çalışanı olan şirketlere çalışan profili, iş süreçleri ve maliyeti ile ilgili fizibilite çalışması yaptıktan sonra insan kaynakları hizmeti vererek aynı işi daha uygun maliyetle yapmasını sağlıyor.”
Sezer’in belirttiğine göre bu dönüşüm süreci ABD’de henüz tamamlanmış durumda ve Türkiye’de henüz bu hizmetler verilmiyor ancak gelişen pazarlarda Türkiye bu dönüşümü yaşayacak ilk ülkeler arasında yer alıyor.
ETİKETLER : Sayı:941