Bilişim Dünyası 22 ARALIK 2014 / 13:15

Yaratıcılık, insanı temel almalı

Fujitsu Forum, 90’ı aşkın ülkeden 13 binden fazla ziyaretçinin katılımı ile Münih’de gerçekleşirken, Türkiye pazarına verilen öneme vurgu yapıldı. Messe Uluslararası Kongre Merkezi’nde 19 - 20 Kasım tarihlerinde düzenlenen Fujitsu Forum’da odak noktası ‘insan odaklı inovasyon’ oldu. Messe Uluslararası Kongre Merkezi’nde ‘Fujtsu Demo Merkezi’ de kuruldu. Demo Merkezi’nde Fujitsu’ya ait ürün ve çözümlerin yanı sıra, Fujitsu iş ortakları ve işbirliği yapılan pek çok firmanın son teknoloji çözüm ve hizmetleri yer aldı.

Etkinlikte ‘Japonya merkezli bir şirket olarak Avrupa’nın kalbinde yer almanın fark yarattığı’ tüm sunumlarda vurgulanırken, açık inovasyonu destekleyen bir Ar-Ge yapısının odak noktalarını altyapı ürünleri, platform teknolojileri, insan odaklı bilişim ve Yeşil BT’nin oluşturduğuna dikkat çekildi. 2015 yılında Brüksel ofisinin açılacağı bilgisinin paylaşıldığı etkinlik kapsamında, bu ofisle Ar-Ge çalışmalarında bağ kurmak adına, 2020 Horizon ekseninde Avrupa Birliği (AB) ile yakın temas kurulacağı üzerinde duruldu. Bütünleşik hayat döngüsü ve beşikten beşiğe (cradle to cradle) felsefesinin 30 yıldır etkin olduğu belirtilirken, sadece Fujitsu’da olan avuç içi damar okuma biyometri teknolojisinin Türkiye’de kullanıldığına da değinildi. (Söz konusu biyometri teknolojisi, etkinlik alanında kahve makinelerinden içecek almak için de kullanılarak, ikincil kullanım alanını ortaya koydu.)

Müşteriye tam destek

Düzenlenen basın toplantısında konuşan EMEIA Bölgesi Başkanı Duncan Tait, yapısal reform açıklamasının ardından, tüm coğrafyalarda önemli değişiklikler yaptıklarına değindi. Faaliyet gösterilen coğrafyalar yeniden ele alınıp gruplanırken, Japonya ise ayrı bir bölge haline getirildi. EMEIA bölgesinde iki Ar-Ge merkezi, 62 veri merkezi olduğunu, Japonya dışındaki en büyük Ar-Ge merkezinin de Augsburg’da bulunduğunu belirten Tait, şunları söyledi:

“Müşteri beklentileri değişiyor. Bu durumda değişimin gerisinde kalma riskine karşı süreklilik ve güveni sağlamak, küresel hizmet sunabilmek önemli. Geleneksel BT artık bir engel ve bunun yerine, kurumsal gelişimi destekleyecek BT yapılarına yatırım yapılmalı.

Hiperbağlantılı dünyada sosyal değeri yaratabilmek gerek. Biz de sayısal dönüşümde müşterilerimize destek oluyoruz.”

Türkiye bizim için çok farklı

Basın toplantısının ardından sorularımızı yanıtlayan Duncan Tait, bölgedeki hedeflerini ve Türkiye odaklı stratejilerini paylaştı. “Şirketi büyütmek istiyoruz ve bunun için yatırım miktarını ayırdık. Bölgemde pazarları ve potansiyellerini yakından izliyoruz. Türkiye’de ise yönetilen hizmetler, çözümler, bunun kalbinde teknolojimizle büyük bir planımız var” diyen Tait, şöyle devam etti:

“Bu yapılanma kendi içimizde iletişimimizi olumlu etkiledi. Müşteri geri dönüşleri de bu iş modelinin olumlu olduğunu gösteriyor. Yeni küresel modelde öne çıkan unsur, yıllık bazda önemli bir BT yatırımı yapan bölgenin önde gelen ilk 100 şirketine hizmet etmek. Aynı zamanda, hızlı büyüyen 5 ülkeye odaklanmak, çözüm, hizmet ve donanım şirketi olarak bu ülkelerde 1 numara olmak istiyoruz. Bu ülkelerden biri Türkiye. Yeni yıl planlamamızda diğer 4 ülkeyi de netleştireceğiz. Ama Türkiye, halihazırda listede.”

Fujitsu’da grup gelirinin yüzde 40’ından fazlasının Japonya dışı pazarlardan elde edildiğini söyleyen Tait, bu oranı yüzde 50-50 olarak eşitlemek istediklerini vurguladı. “Türkiye’de bir veri merkezi açma planınız var mı?”  sorusuna Tait şu yanıtı verdi:

Odaklanılacak alan saptanacak

“Gelecek birkaç yılı içeren orta vadeli planlarımızı şekillendiriyoruz. Bunun bir parçası olarak Türkiye’de çalışmalarımızı büyütmek için gerekenleri hayata geçireceğiz. Çalışmaların çerçevesini ve kapsamını ise zaman gösterecek. İki tane Ar-Ge merkezimiz var ve örneğin İrlanda’daki merkez, İrlanda hükümeti ile işbirliği içinde Ar-Ge çalışmaları, üniversiteler ve şirketlerle işbirliği yapıyor. Türkiye’de laboratuvarlarımızla da yer almak istersek, Fujitsu Türkiye yönetiminin bu konuda gerekli platformu hazırlamasını bekleriz.”

Bu noktada yorumunu ekleyen Fujitsu Türkiye Genel Müdürü Ali Kançal, Fujitsu merkezden yetkili isimlerin birkaç kez Türkiye’ye geldiğini, onlarla birlikte bazı üniversitelerle görüşme yaptıklarını söyledi. Burada asıl önemli olan konunun ‘odaklanılacak alanı saptamak’ olduğunu vurgulayan Ali Kançal, eklemeden geçmedi: “Bizce uygulama tarafı önemli. Dünyaya hizmet veren uygulama Ar-Ge’si konusunda başarı hikayeleri var Türkiye’de. Bunu da süreç içinde ele alacağız. Kamu ve özel sektörde birçok yapıya veri merkezi hizmeti sunuyoruz. Biz büyüdükçe ya bir veri merkezi satın alarak büyüyeceğiz ya da var olan veri merkezlerinde alan kiralayarak bunu yapacağız. Bu nedenle büyük veri merkezlerine sahip olma hevesinde değiliz. Bunun yerine, fırsat görürsek kullanacağız ve maliyet avantajı odaklı ilerleyeceğiz.”

Hızlı olan kazanır

“Asıl farkı beyin değil, bağlantılar yaratır” diyerek etkinlikte sunumuna başlayan Fujitsu CTO’su Dr. Joseph Reger’e göre, yeni dönüşüm noktaları IoT ve sayısal dönüşüm. IoT konusunu CEO’larla konuşmak Reger’e göre zor. Çünkü iş hayatına etkisini anlatmak kolay değil. Sayısal fırsat ise iş hayatını ikiye ayırıyor: Sayısal iş ve sayısallaştırılmış iş. “Sayısal işte Avrupa lider olamadı, ama sayısal dönüşüm ve sayısal değer zinciri yaratmak için fırsat var. Bu Avrupa için önemli fırsat” saptamasını yapan Dr. Joseph Reger, sunumunda şu detayları paylaştı:

“Şirketlere işlerini dijitalleştirme imkanı sunuyoruz. Bu yaklaşımımız Human Centric Innovation (İnsan Odaklı İnovasyon) adını alıyor. Teknoloji inovasyonu değil, iş inovasyonu gerek ve bunun için de kurumlarda insanların bakışının değişmesi, inovasyon yapabilmeleri lazım. Örneğin IoT’te ‘şeyler’ değil, insanlar inovasyon yapar. Bugün tüm CEO’lar aslında internet şirketleri ile rekabet ediyor ve baskı altındalar. Birçok şirket, gelecekte internet şirketlerince yerinden edilecek. Bir sonraki seviyeye geçmek için herşeyin temelinde hız var ve hızlı olmak zorundasınız. Veri odaklı bakış açısı da önemli. Örneğin Primeflex bütünleşik sistem ağları; 20’den fazla bütünleşik sistemi, yani referans mimari ve uygulamaları barındırıyor. Bankacılık gibi buluta mesafeli sektörleri hedefliyor. Coğrafi ve yasal sınırları destekliyor. Kendi BT yapınızı kolayca kurabilirsiniz. Kim ne derse desin, donanım önemlidir ve içine koyduğunuz yazılımla gerçek farkı yakalarsınız. Açık kaynak kurumsal hayatta giderek daha popüler oluyor ve biz de Midokura ile iş ortağı olduk. Ağ sanallaştırma ve SDN odaklı bir şirket ve onlarla sanal ağ yapısı için çözüm geliştireceğiz.”

 

 
ETİKETLER : 1001