Bilişim Dünyası 15 ARALIK 2014 / 11:58

Yenilenmenin sonu ve sınırı yok

Teknolojik gelişim, her sektörde her başlıkta olduğu gibi bankacılık sektöründe de sürekliliği olan bir gelişim anlamına geliyor. Türk finans sektörü de bu beklentiye yanıt verircesine, birçok başlıkta BT yatırımlarına hiç ara vermiyor.

Bilişim teknolojileri geçtiğimiz 20 yıllık süreçte çok hızlı bir şekilde işlem gücü kazanırken birim maliyetlerin de düşüşünü yaşadı. Benzer şekilde iletişim teknolojileri de gelişerek veri iletişimini çok daha kaliteli ve hızlı sağlar hale geldi.  Yaptığı iş; bilgi ve işlem yoğun olan bankacılık sektörü de bu gelişmelerden doğal olarak en çok etkilenen sektör oldu.  İnternet bankacılığının gelişmesi ve mobil cihazların gelişmesiyle mobil bankacılığın adım adım SMS, web ve akıllı telefon uygulamaları aşamalarından geçtiği görülüyor. Birçok bankacılık işleminin ATM’lerde sunulması, ATM’lerin telefonlar ile etkileşimli kullanımı bugün sık rastlanan uygulamalar haline geldi.

Müşteri beklentileri, yeniliklere ışık tutuyor

Dijital çağın yarattığı bu yeni müşteri profili de şubelere bağımlı kalmak istemiyor ve daha kolay bankacılık çözümlerine ihtiyaç duyuyor. Örneğin mobil çözümlere yönelerek, finansal ihtiyaçlarına her an her yerden ve zaman sınırlaması yaşamaksızın ulaşmak istiyor. Bankalar da vermiş oldukları hizmetleri müşterilerinin bu talepleri doğrultusunda güncelliyor.

Bundan 20 yıl önce ülkemizde BT alanında e-posta, internet, elektronik ticaret, sosyal medya ve mobil diye bir kavram, BDDK diye bir kurum, siber saldırı diye bir risk yoktu. Bu nedenle son 20 yılda sektörde BT alanında yaşanan gelişimi İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Hakan Aran ‘baş döndürücü’ olarak nitelendiriyor. Bu eksende bankacılık sektörü, BT alanındaki gelişmelere diğer sektörlerden daha hızlı bir ivmeyle uyum sağlarken, BT’nin sağladığı imkânlardan en verimli şekilde yararlanmayı da başardı. Finans sektörünün BT alanına düzenli ve sürekli yatırım yaparak, bu alanda dünya genelinde kendisine stratejik bir üstünlük sağladığına dikkat çeken Hakan Aran, eklemeden geçmiyor: “Bugün ülkemiz finans teknolojileri alanında çok büyük bir potansiyele sahip. Gerek inovasyon, gerekse kârlılık ve verimlilik anlamında dünya genelinden farklı ve üstün performans sergilemekte.”

Bulut bilişim de yatırım alanı

Günümüzde sosyal medyanın kullanımı, akıllı telefonların ve giyilebilir teknolojilerin yaygınlaşmasına paralel olarak bankaların bu alanlarda yatırımlarını artırmaları beklenirken, bilgi güvenliği de kaçınılmaz olarak yine gündemde olacak. Bu gerçeğe işaret eden Hakan Aran’a göre, birçok sektörde rağbet gören bulut bilişim konusu da bankacılık sektöründe yatırım alanlarından biri olmaya devam edecek.

Akbank Bilgi Teknolojilerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Turgut Güney’in dikkat çektiği gibi, paralel olarak kartlı ödeme sistemlerinin yaygınlaşması, chip&pin uygulamasına geçilerek güvenlik açısından daha da donanımlı hale gelinmesi sektördeki bir diğer gelişim süreci oldu. Akıllı telefon teknolojisinin bankacılık alanında mümkün kıldığı ve bankalar yanında telekom operatörleri ve BKM gibi kuruluşların da girişimde bulunduğu bir başka yenilik de mobil cüzdanlar oldu. Turgut Güney’e göre, geçtiğimiz yılların en önemli gelişmelerinden biri de BT alanında yeni veri tabanı olanakları ve veri  madenciliği yöntemleriyle bankaların hizmet çeşitliliği ve kalitesinin yaşadığı gelişim. İstatistiksel veriler kullanılarak daha hızlı ve otomatize süreçler ile kredi verebilmek, kredi risklerini fonlamak mümkün olurken, gelişen CRM hizmetleri müşteriye amaca uygun pazarlama yapılabilmesini, mobil teknolojilerin gelişmesi pazarlamanın müşterinin ayağına gitmesini sağlıyor.

Türk banka­cılık sektörü, kendi içindeki veriyi anlayıp, oradan çıkarımlar yapmak konusunda dünyadaki örneklere göre çok ileri­de. Bu yorumu yapan Turgut Güney’e göre, sektörde teknolojinin rekabete pozitif etkisi oldukça büyük. Finans kurumlarının BT’de yenilikleri takip ederek, müşteriler üzerindeki etkilerini tahmin etmeleri büyük önem taşıyor. Bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da bankalar teknolojinin yeniliklerinden yararlanarak, müşterilerinin memnuniyetini artıracak,  hizmet ve kanallarını çeşitlendirecek ve müşteri taleplerine daha hızlı yanıt verecekler. Bu beklentiyi dile getiren Güney, “Bunun yanında, teknolojik gelişimlerle iş süreçlerini yalınlaştırarak operasyonel verimliliklerini artıracak,  maliyetlerini azaltmaya devam edecekler” diyor.

Türkiye ve potansiyeli gelecek vaat ediyor

Bankacılık lisansına sahip teknoloji şirketi olma hedefiyle ilerlediklerini söyleyen ING Bank Operasyon ve Bilgi Teknolojileri Genel Müdür Yardımcısı Görkem Köseoğlu da, yeni nesil bankacılık stratejileriyle geleneksel bankacılık anlayışını sorguladıklarını, müşterilere zaman ve mekândan bağımsız, daha kolay ve zahmetsiz bir bankacılık deneyimi sunmak için çalıştıklarını vurguluyor. Bunun için teknolojik gelişmeleri yakından takip ederken, teknolojik altyapı çalışmalarına yatırımlara da devam ediliyor. Hız ve kolaylık için dijital ve mobil teknolojiler bankacılık süreçlerine bütünleşik hale getiriliyor.

Bankacılık sektöründeki gelişmeler ışığında, önümüzdeki 20 senede şubelerde yapılan işlemlerin daha büyük bir çoğunluğunun şube dışı kanallara doğru kayması bekleniyor. Bir tarafta da Türkiye, teknoloji adaptasyonun hızlı olduğu bir ülke. Dolayısıyla dünyadaki teknoloji alanındaki her yenilik, çok kısa bir sürede Türkiye’de görülebiliyor. Türkiye’de internet penetrasyonunun artması ve mobil cihazların, özellikle de akıllı telefonların yaygınlık kazanmasıyla doğru orantılı olarak, internet bankacılığı kullanan müşteri adedi ve işlem hacimlerinde sürekli bir yükseliş görülüyor. Görkem Köseoğlu’nun da belirttiği gibi Türkiye, toplam nüfusa oranla internet bankacılığı penetrasyonunda dünya ortalamasına göre geride. Fakat özellikle mobil teknolojilerin kullanımının yaygınlığından dolayı internet bankacılığı kullanımında sürekli yükselen bir eğilim olduğu da aşikar. “Türkiye’nin bu yükseliş ile önümüzdeki yıllarda dijital kanalların en yoğun kullanıldığı ülkelerden biri olacağını düşünüyoruz” beklentisini dile getiren Köseoğlu, önceliklerini ve stratejilerini şöyle anlatıyor:

“Küresel stratejimiz, inovasyon ve teknoloji trendleriyle paralel olarak 3 alana odaklanıyoruz. Bunlardan ilki ‘mobilite’ ve bu başlıkta bankacılığı, günlük finansal yönetim, finansal planlama, ödemeler ve tüm ürün başvuruları dahil, her an her yerden erişilebilir hale getirmek istiyoruz. İkinci alan ‘kolay ve zahmetsiz bankacılık’ başlığında ise biyometrik uygulamaları, gelişmiş doküman yönetimi, iş akış yönetimi gibi uygulamalar ile tüm süreçlerimizi dijital hale getirmek hedefimiz. Üçüncü ve son başlık olan ‘akıllı finansal yönetim’ başlığı ise müşterilerimizin finansal durumunu ve hedeflerini belirlemesine yardımcı olacak ve doğru zamanda kişiye özel öneriler yapabilecek “akıllı” uygulamaları içeriyor.”

DİJİTAL DÖNÜŞÜM HIZ KAZANACAK

“Sayısal bankacılık eksenli bir gelişim, gittikçe artan hızla devam edecek” diyen İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Hakan Aran, yapay zekâya ve akıllı karar destek sistemlerine sahip robotlar ve işletim sistemlerinin geleceğin bankacılık sistemlerinin ayrılmaz parçası haline geleceği tahmininde bulunuyor ve şöyle devam ediyor:

“Bundan sonraki süreçte finans sektöründe dijital dönüşümün hız kazanacağını, banka ve bankacılık tanımlarının genişleyeceğini düşünüyoruz. Bundan 20 yıl sonra aynı sorular o zamanki BT yöneticilerine yöneltildiğinde, muhtemelen bugünkü cep telefonları ve giyilebilir cihazlar üzerinden yapılan bankacılık işlemlerinin de demode kalmış olacağını peşinen söyleyebiliriz.”

BT YATIRIMLARINDA ÖNCELİKLER NET

ING Bank Operasyon ve Bilgi Teknolojileri Genel Müdür Yardımcısı Görkem Köseoğlu, bu alanları destekleyen ve teknoloji altyapılarına yatırım yaptıklarını söylüyor ve bunları şöyle örnekliyor:

-          Mobil tasarım, kullanıcı deneyimi uzmanlığı

-          Karmaşık olay analizi  (Complex event processing-CEP) ve destekleyen büyük veri altyapıları.

-          Altyapıyı şeffaf ve esnek yönetilebilir hale getirecek özel bulut yapıları.

-          Kodlama hızını ve kaliteyi artıracak süreçler, yazılım destek araçları ve servis altyapılarının kurulması.

Görkem Köseoğlu, buna ek olarak inovasyon ve yeni iş süreçlerine daha hızlı uyum sağlamak adına “opening up” mottosu ile küçük şirketler, girişimler ve yeni fikir sahipleriyle farklı ortaklık modelleri kurmaya çalıştıklarını söylüyor ve ekliyor: “Fikir sahiplerine destek olmak için yaklaşık 150 yazılımcının katıldığı bir ‘hackathon’ düzenledik.”

ÖNGÖRÜSEL ANALİZ, ÖNEMİNİ ARTIRACAK

“Bundan sonraki çalışmaları­mızda öngörüsel analiz daha faz­la önem kazanacak” bilgisini veren Akbank Bilgi Teknolojilerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Turgut Güney, bankanın BT öncelikleri hakkında şu bilgileri paylaşıyor:

“Güçlü bir CRM altyapımız var. Tüm şubelerimiz, kanallarımız bütünleşik çalışıyor. Şimdiye kadar bilgi­ler genelde bankacılı­ğa dair bilgilerdi. Bunun üze­rine büyük veri geliyor. Müşterinin bizim dışımızdaki dünyada da yap­tığı birçok iş var. Bu­radaki büyük veriyi işlemeyi öğren­mek ve müşterinin yarını ne olacak gibi bilgileri çıkarmak konusunda yapılacak önemli çalışmalar var. Bankalarda da artık şapkalar deği­şiyor. Dijitalleşme boyutunda hem müşterilerimizin hem de tüm çalışanlarımızın dijitalleşmesi büyük önem taşıyor. Bütün şubele­rimizde, şube müdürlerimize tablet ve akıllı telefonların en güncelini dağıtmak gibi projelerimiz var. Birçok banka içi uygulamayı da bu araçlar üzerine taşıyoruz.”

 
ETİKETLER : 1000