Bilişim Dünyası 14 KASIM 2016 / 16:44

Yenilikler ve işbirlikleri zirveye sığmadı

Barselona’da gerçekleştirilen VMworld 2016 etkinliği, farklı işbirlikleri ile zenginleşirken, VMware çözümlerinde yenilikleri de katılımcılara sundu.
 
VMworld 2016 birçok yeniliğe ev sahipliği yaptı. ‘Be Tomorrow’ mottosuyla Fira Gran Via’da katılımcıları buluşturan etkinlikte açıklanan yeniliklerin ilki vSphere, Virtual SAN ve vRealize Solutions’ın yeni sürümleriyle BT ve geliştirici üretkenliğini artırmak. VMware vSphere 6.5 basitleştirilmiş müşteri deneyimi, kapsamlı dahili güvenlik, modern ve konteynerlenmiş uygulama desteği özelliklerini sunuyor. VMware vRealize Automation 7.2 konteyner yönetimi işlevini sunarken, Microsoft Azure ile entegrasyonu da mümkün hale geliyor.
Yeni sürümler, müşterilerin bulut ve cihazlardaki uygulamalarını ortak bir işletim ortamında çalıştırma, yönetme, bağlama ve güvenceye almalarını sağlayan VMware Cross-Cloud Architecture yapısını da geliştiriyor. VMware Cloud Foundation, VMware’in ölçeklenebilirliği yüksek hiper bütünleşik yazılımlarını ağ sanallaştırma platformu VMware NSX ile birleşik bir SDDC platformunda buluşturuyor. Platform, VMware SDDC Manager’ın dahili yaşam döngüsü otomasyon becerileri sayesinde kolay kuruluyor ve işletiliyor.
Gelinen noktada şirketlerin, dijital dönüşüme giden yolda uygulama kurulumunu hızlandırmak ve kurumsal çevikliği artırmak için hibrit bulut ortamlarına güvendiğine odaklanılan etkinlikte, VMware çözümlerinin yeni sürümleri, konteynerlenmiş uygulama desteği ve basitleştirilmiş operasyonlar gibi faydaları kullanıcılara sunacak. Yeni sürümler, Cross-Cloud Architecture çözümünün de temelini oluşturacak.
VMware vSphere 6.5, artırılmış otomasyon ve yönetim becerileri, kapsamlı dahili güvenlik ve konteynerlerin de aralarında bulunduğu yeni uygulama tiplerine destek gibi özellikleriyle müşterilere daha pratik bir deneyim sunuyor.
 
Workspace ONE emrinizde
VMware Workspace ONE Essentials’ın eklenmesiyle VMware dijital çalışma alanı portföyü, kurumların dijital çalışma alanlarını tüm kullanıcı tipleri ve kullanım vakaları için standartlaştırmalarını sağlayacak şekilde genişledi.  Workspace ONE’daki yenilikler Office 365 kullanımını güvenli hale getirirken, tüm web uygulamalarına mobil oturum açma avantajıyla kullanıcı deneyimini zenginleştirdi. VMworld etkinliğinde Horizon sanal bilgisayarlar ve yayınlanan uygulamalarda Microsoft Skype for Business deneyiminin bir gösterimi de katılımcılarla paylaşıldı. Çözüm, uçtan uca bir sanal kanal oluşturarak kullanıcı deneyimini iyileştiriyor ve veri merkezi altyapısındaki yoğunluğu azaltıyor. Çözüm, merkezi kurulum ve uygulama güncellemeleriyle daha fazla görünürlük, politika yönetimi ve kontrol de sağlıyor. BYOD girişimi başlatan şirketlere yönelik bir sürüm olan Workspace ONE Essentials; yönetilmemiş cihazların kurumsal uygulamal            ara ve servislere kimlik tabanlı bir çalışma alanı üzerinden erişmelerini sağlıyor. Şirketler Workspace ONE çözüm portföyüyle Essentials’ı birleştirdiklerinde tüm kullanıcı tipleri ve kullanım vakalarına yönelik geniş kapsamlı bir dijital çalışma alanı stratejisi oluşturabiliyorlar. VMworld etkinliğinde Horizon sanal bilgisayarlar ve yayınlanan uygulamalarda Microsoft Skype for Business deneyiminin bir gösterimi de katılımcılarla paylaşıldı. Çözüm, uçtan uca bir sanal kanal oluşturarak kullanıcı deneyimini iyileştiriyor ve veri merkezi altyapısındaki yoğunluğu azaltıyor. Çözüm, merkezi kurulum ve uygulama güncellemeleriyle daha fazla görünürlük, politika yönetimi ve kontrol de sağlıyor.
 
BT ekiplerine tam destek
Virtual SAN 6.5 ile ise hiper bütünleşik çözümde hızlı güncelleme ön planda. Virtual SAN 6.5, şirketin üç yıldan kısa sürede yayınladığı beşinci sürüm olurken, bu yeni sürüm, konteynerlere ve fiziksel iş yüklerine destek sunarak toplam sahip olma maliyetinde önemli tasarruf sağlayacak.   
Öte yandan VMware, bulut yönetim platformuna güncellemeler de getirdi. Bunların arasında vRealize Automation ve vRealize Log Insight’ta yapılan iyileştirmeler yer alıyor. VMware vRealize Automation 7.2, Microsoft Azure’nin yanı sıra yeni konteyner yönetim becerilerine destek sunarak geliştirici ve BT ekiplerinin ihtiyaçlarına yanıt verecek. Yeni sürümle BT ve yazılım geliştirme departmanları, ortak servis taslaklarını kullanarak, uygulama merkezli ağ ile entegre çok seviyeli uygulama sürecini basitleştirebilecekler. Güvenlik ise Microsoft Azure’nin yanı sıra Amazon Web Services (AWS), VMware vCloud Air ve vCloud Air Network gibi halihazırda desteklenen bulut platformlarına taşınacak. Yeni sürüm, ölçeklenebilirliği yüksek ve hafif konteyner yönetim portali Admiral’in son sürümünü de barındıracak. VMware Photon platformuna dahili Kubernetes desteği de eklendi. Bu yenilikle BT ekipleri Kubernetes’i, geliştirme ekiplerine bir servis olarak sunabilecek.
 
Sanallaştırma ile yola çıktık, entegrasyon uzmanlığını pekiştiriyoruz 
VMworld 2016 tanıtımları ile ‘Be Tomorrow’ mottosunun da anlam kazandığı bilgisini veren VMware Türkiye Genel Müdürü Murat Mediçeler sorularımızı yanıtladı:
 
Sanallaştırmadan, bulut entegrasyon alanına bir geçiş bu diyebilir miyiz?
Bulut bilişim artık hayatın bir vazgeçilmezi. Bunu izleyen ikinci adım ise dijital dönüşüm ve geldiğimiz noktada dijital dönüşümün belli bir aşamaya ulaştığı görülüyor. Perakende, finans, telekom sektörleri yeniliklerde hep başı ceker ve dijitalleşmede de durum böyle. Hatta kurumsal yapılada CDO'lar özellikle bu sektörlerde görevlendiriliyor. Türkiye’de de bunun örnekleri var. Bu yönüyle dijital dönüşüm, eski varolan kanalların dönüşeceği yapı olarak görülüyor firmalar tarafından. İş ve BT birimleri de git gide aynı dili konuşuyor. Artık küçük bir firma da dijitalleşme ile büyük firmanın yetkinliklerine sahip olabiliyor. Eskiden ‘büyük balık küçük balığı yutar’ derdik, şimdi ise ‘hızlı balık yavaş olanı yutar’ diyoruz.   
 
2017 stratejiniz hakkında bilgi verir misiniz?
EMEA bölgesinde büyüme oranlaında ilk 5’teyiz ve 2015’i büyüme oranlarında birinci olarak bitirdik. 3’üncü çeyrekte nispi yavaşlamaya ragmen, son çeyrekten ümitliyiz. 2017’de de yatırımlar devam edecek. Hem küreselde hem Türkiye pazarında ciddi bir partner ekosistemimiz var. Onlara sürekli eğitim ve altyapı yatırımları yapıyoruz. Bu dijital dönüşümün temelini oluşturduğumuzu düşünüyoruz. Sunucuları sanallaştırarak yola çıkmıştık, depolama ve ağ yapısını sanallaştırarak devam ettik ve veri merkezi bütünüyle sanal bir yapıya kavuşu. Bu yıl çıkardığımız bir çözüm bu konsept kapsamında Cross-Cloud Architecture.
 
Neden?
Çünkü 2020 yılına ylına kadar firmaların yüzde 50’sinin 3’ten fazla bulut kullanacağı düşünülüyor. Eğer altyapıda tekillik olmazsa ciddi bir karmaşa olur. Bizim çözümlerimizle diyoruz ki, ‘siz istediğiniz bulutu, istediğiniz cihazı, bu cihaz üzerinde istediğiniz uygulamayı kullanın, ama hepinin temelinde VMware yazılımı çalışacağı için hepsi için ayrı yazılımlar geliştirmek yerine Cross-Cloud Architecture yapısıyla bulutun temellerine sahip olun.’ Diğer bileşenlerle beraber melez bulut konseptinin de kurallarını tanımlıyoruz.  
 
Microsoft, Amazon gibi bulut sağlayıcılarla işbirliği açıkladınız ve ilerleyen süreçte bu sayı artacak. Onlar böyle bir yapıda yer almaya nasıl bakıyor?
Bence herkes olumlu bakıyor. Çünkü yapı ne kadar büyürse herkesin alacağı pay da büyüyor. Ölçek fark etmeksizin, herkesin bir çözümü ve belli özellikleri var. Bu oluşurduğumuz gibi standart bir platform olduğu zaman, bu platformun bütünündeki müşterilere seslenebilme imkanına sahip. Cross-Cloud Architecture ile herkesin uygulaması ve hizmeti çok daha geniş bir alana ve çok daha hızlı yayılma imkanı bulacak.  
 
Bireylerin ve kurumların bulut konusunda tercih yapma yetkinliğini nasıl değerlendiriyorsunuz? 
Seçim kriterleri konusunda ciddi birikim oluşuyor. Yetkinlik zamanla gelişiyor, çünkü bulut bilişimin kullanım alanı genişliyor. BT birimleri de kendi kriterleri ve nelere dikkat etmeleri gerektiği konusunda her zaman dikkatli. Güvenlik her zaman öncelik ve bunu yönetilebilirlik izliyor. Bu yetkinlikleri BT birimleri de kendi içinde geliştiriyor. Güvenlikte doğru bulutun seçilmesi, verimli kullanılması uzmanlık gerektiriyor ve bu yönüyle BT birimleri, kendi görev ve sorumlulukları açısından bir dönüşümden geçiyor. Eskiden BT birimleri olaylara biraz daha teknik taraftan bakarken, şu anda iş biriminin neye ihtiyacı olduğuna odaklılar. 
 
Dell EMC yapılanması, VMware’in çalışmalarına nasıl yansıyacak?
İlk günden itibaren taraflar net bir mesaj verdi, ‘VMware bizim için çok değerli, bağımsız duruşu çok önemli’ dediler. Çünkü VMware, standart bir platform haline gelmiş durumda. Onu marka bağımsız tutmak bu yönüyle önemli. Herkesin mesajı net: ‘Evet biz birleştik, ama VMware açısından bir değişiklik yok, stratejileri bağımsız belirleniyor, bu uruşu korumak önemli.’