Bilişim Dünyası 29 MAYIS 2016 / 13:08

‘Türkiye 4.0’ için beklentiler!

Türkiye’nin en uzun süre Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nı yapan, bilişim sektörünün gelişimini ve sorunlarını yakından bilen Binali Yıldırım, başbakanlık görevine gelince bilişimcilerin beklentileri de yükseldi.
 
Türkiye’nin bilişim konusunda ne kadar uzun bir yol aldığı bir gerçek fakat birçok ülke bu konuda daha hızlı davranıp, daha ileri seviyelere geldiği için ülke sıralamalarında neredeyse yerimizde sayıyoruz. Türkiye’nin dönemlik stratejiler yerine, geleceğe bugünden yön verecek strateji ve yatırımlara ihtiyacı var. Bir teknolojiyi geliştirmek kadar o teknolojiyi kullanmak da önemli. Dolayısıyla Türkiye’nin kalkınması teknoloji özellikle de bilişim teknolojileri ile olacak. Bilişim teknolojilerini hem tüketerek hem de üreterek gelişebileceğimizi bir an bile aklımızdan çıkarmamalıyız. Bu yazdıklarımıza benzer düşünceleri bugüne kadar BThaber olarak sürekli yansıtmaya çalıştık ve yansıtmaya da devam edeceğiz. Bilişim konusunda yapılması gereken birçok adım var. Bu adımların bazılarını bu satırlarda tekrar hatırlatacağız. Türkiye bugün artık, bilişime ve bilişimcilere en yakın başbakana sahip.  13 yıl Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı yapan, bilişim sektörünün gelişimini ve sorunlarını yakından bilen Binali Yıldırım, başbakanlık görevine gelince haliyle bilişimcilerin beklentileri de yükseldi. Peki yeni başbakandan beklentiler neler?
 
Vergiler düşecek mi?
Bir ülkenin ve iş dünyasının gelişmesinin önemli aktörlerinden bir tanesi de iletişim. Türkiye, iletişim konusunda en yüksek vergi oranlarına sahip ülkelerden biri. Hatta verginin bile vergisini öder durumdayız. Vergilerin yüksek olduğunu birçok kesim sürekli olarak dile getiriyor. Hatta Binali Yıldırım’ın da bakan olduğu dönemlerde yüksek vergilerden yakındığına şahit olduk. Artık yeni kabinede daha güçlü bir Binali Yıldırım var. Başbakanın, iletişim vergilerinin düşürülmesi konusunda etkin bir rol oynaması, en önemli beklentilerden bir tanesi.
 
Fiber altyapı nasıl gelişecek? 
Başbakan Binali Yıldırım’ın, bakanlığı dönemindeki fiber altyapı konusundaki yaklaşımları malum. Bu yaklaşımını da konuşmalarında “Trafikte hız felaket, internette hız bereket getirir” cümlesi ile ifade eder. Fiber altyapının gelişmemesi konusunda etkin operatörlere sitemlerini de açıkça dile getirdi. Operatörler ise sorunun kaynağı olarak yerel yönetimleri, biraz da rakiplerini görüyorlar. Kısacası, herkes fiber altyapının gelişmesini istiyor ama nedense istenilen düzeye gelemiyoruz. İşte burada yeni başbakandan beklenti, bu konuda ağırlığını biraz daha hissettirmesi.
 
Yazılım ve hizmet potansiyeli harekete geçmeli
Türkiye donanım üretimi konusunda treni kaçırmış durumda. Ama yazılım ve hizmet sunumu konularında ise dünyanın önemli oyuncuları arasına girebilecek bir potansiyele sahibiz.  Bu potansiyeli harekete geçirecek birtakım mekanizmalara ihtiyaç olduğu kesin ve ancak bilişimci bir başbakanın vereceği destekler bu potansiyeli harekete geçirebilir.
 
Dijital dönüşüm ve Endüstri 4.0 
Dijital dönüşüm, iş ve sosyal hayatta bilişim teknolojilerinin kullanılmaya başlamasıyla evre evre gelişiyor. Bugün ise 4.0 evresini yaşıyoruz. Hangi alanda faaliyet gösterirse göstersin tüm şirket ve kurumların artık rekabet edebilmek adına tüm süreçlerini dijital ortama taşımaları gerekiyor. Bu konuda başarılı olmuş şirket ve kuruluşlarımız var ama ülke ortalamasına baktığımızda durumumuz pek iç açıcı değil. KOBİ’lere baktığımızda ise daha vahim bir tablo ile karşılaşıyoruz.
 
Ar-Ge ve inovasyon farkındalığı oluşturalım 
Ülkelerin gelişim süreçlerinin temelinde Ar-Ge ve inovasyon yatıyor. Ar-Ge ve inovasyon kültürü açısından pek zengin bir ülke olmadığımız aşikar. Bu konuda bazı adımlar atılmasına rağmen Ar-Ge ve inovasyon farkındalığı hala oluşturulabilmiş değil. Türkiye’nin bu konularda uluslararası işbirliklerine de ihtiyacı var. Bu işbirliklerinin oluşturulabilmesi ve geliştirilmesi için de iş dünyasının önünü açacak destekler oluşturulmalı.
 
Eğitim ve kodlama 
Türkiye’nin gelişiminin süreklilik kazanması açısından eğitim en önemli unsur. FATİH Projesi ile birlikte bu konuda önemli adımlar atıldı. Bugün Android ve iOS temelli, teknolojiyi üretebilecek değil tüketen bir yeni nesil yetişiyor. Bu nesle yeni teknoloji ve uygulamalar geliştirebilecek bir nitelik kazandırılması şart. Kodlama eğitimlerinin tüm okullara yaygınlaştırılması da önemli beklentilerden bir tanesini oluşturuyor.
Eğitim konusunun bir başka boyutunu ise kalifiye eleman eksikliği oluşturuyor. Genç bir nüfusa sahibiz ama bu nüfusun kalitesinin yükseltilmesi, ara eleman açığının kapatılması bunun için de acil adımlar atılması gerekiyor.
 
Veri merkezi üssü Türkiye
Türkiye’nin önemli bir kapasiteye sahip olduğu alanlardan bir tanesi de veri merkezleri. Bölgesel ve küresel olarak atak yapabileceğimiz veri merkezleri konusunda birtakım düzenleme ve desteklere ihtiyaç var. Bu destekler verildiğinde veri merkezleri yatırımlarının artmasının önünde hiçbir engel yok.