Bilişim Dünyası 12 OCAK 2015 / 09:24

‘Ulusal heyecana sahip olmalıyız’

TTGV, Ankara’daki teknokentler ve şirketler, Türkiye’nin yüksek katma değerli ürünler üretebilmesinin şartlarını tartıştı.

Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı’nın liderliğinde, Ankara Kalkınma Ajansı ve Ankara’da bulunan 5 teknopark ile özel sektör firmalarının desteğiyle ‘TechAnkara Buluşuyor – 2015’e Girerken TechAnkara’ etkinliği düzenlendi. 24 Aralık’ta düzenlenen ‘TechAnkara Buluşuyor – 2015’e Girerken TechAnkara’ panelinde Ankara’nın teknoloji potansiyeli ve geleceğe ilişkin yol haritası konuşuldu. Moderatörlüğünü TV6 Haber Koordinatörü Gülümhan Gülten’in yaptığı panele, Bilkent Cyberpark Genel Müdürü Canan Çakmakcı, TAI-TUSAŞ Teknoloji Yönetimi Müdürü Dr. E. Serdar Gökpınar, Birleşik Akıllar Kurucusu ve İş Meleği Kazım Yalçınoğlu, ODTÜ-MEMS Direktörü ve Mikrosens CEO’su Prof. Dr. Tayfun Akın ve Karel Elektronik Yönetim Kurulu Üyesi Yaman Tunaoğlu katıldı.

Panelin açılış konuşmasını yapan TTGV Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Ultav, Türkiye’nin sosyal, siyasal, tıp ve mühendislik alanında her taşın altında Ankara’nın olduğuna dikkat çekerek Ankara'daki entelektüel, okuyan genç gücün teknoloji ve inovasyonla buluşabileceği yerin TechAnkara oluşumu olduğunu söyledi. Ultav, “İnovasyon, hızlı bir kısa mesafe yarışı. En hızlı, en ucuz, en akıllı şekilde dünyayı nasıl değiştireceksiniz? Sayısal sınırların zorlanması gerekiyor. En önemli nokta da iş birlikleri” ifadesini kullandı.

Ankara’da risk sermayesi sisteminin olması gerekiyor

Çakmakcı, Türkiye'deki bilginin merkezinin Ankara olduğunu, Ankara’nın Ar-Ge için gereken insan kaynağını fazlasıyla sunduğunu ve Ankara teknoparklarının, teknopark çıtasını yükselttiğini dile getirdi. Tunaoğlu, üniversite ve sanayinin yakın olmasının önemine vurgu yaparak işleri kişiden bağımsız, takip edilebilir hale getirmeye çalıştıklarını dile getirdi. Gökpınar, Ankara’da teknolojinin ticaretinin yapılmasının mecburiyetine dikkat çekerek Ankara’da risk sermayesi sisteminin olması gerektiğinin altını çizdi ve “Ankara markasının yönetilmesi, Ankara’nın bir değer olduğunu yatırım yapanlara anlatmamız gerekiyor” ifadesini kullandı. Yalçınoğlu da özgürlüklerin olmadığı bir ortamda bilim adamı çıkmayacağını söyleyerek ileri derecede evrensel hukuk ilkelerinin önemine değinerek “Bilgi ve enformasyon çağını da ıskalamak üzereyiz. Ulusal ve siyaset üstü bir heyecana sahip olmalıyız. Statik potansiyel gücü kinetiğe çevirmeliyiz” dedi.

Yüksek teknolojiden yüksek katma değerli ürünler yapmak çıkış yoludur

Akın, Ankara’nın ulaşılması zor bir yer olduğunu dile getirerek buraya doğrudan uçuş olmamasına dikkat çekip görüşlerini şöyle aktardı: “Paramızı bina yapmaya harcıyoruz! Yüksek teknoloji yapmak istiyorsanız buna yatırımcı alışık değil. Yüksek teknolojiden yüksek katma değerli ürünler yapmak çıkış yoludur. Savunma sanayindeki iradenin başka sektörlerde de olması gerek. Kamunun alımlarının yerli olmasıyla ilgili niyet belli etmesi gerekiyor. Savunma sanayindeki bilgi birikiminin diğer sektörlerle birleşmesi şart.” Çakmakçı, TechAnkara’daki amaçlarının zaten filizlenmiş bir oluşumun, kaynakları doğru şekilde kanalize edip bir yere varmasını sağlamak olarak açıklayıp Ankara’nın iyi tanıtılması gerektiğine dikkat çekerek paneli sonlandırdı. Ankara’nın bilim ve teknolojide hak ettiği değeri henüz görmediğinden hareketle, başta Türkiye Teknoloji Vakfı olmak üzere, Ankara Kalkınma Ajansı, Ankaralı teknokentler, teknoloji şirketleri ve yenilikçi liderler tarafından kurgulanan TechAnkara oluşumu, Ankara’nın teknolojide ulusal ve uluslararası bir merkez olabilmesi için ortak bir temsil ve vizyona ihtiyacı olduğu görüşünü savunuyor, Ankaralı kurum ve kişiler arası diyaloğu geliştirmeye çalışıyor.

 
ETİKETLER : 1004