Dosya Biyometri Teknolojileri 16 MART 2015 / 07:35

Biyometri güvenlik tehditlerini azaltıyor

Biyometri, insana has özelliklerin matematiksel olarak ölçülmesidir. Daha çok kimlik doğrulaması alanında kullanılan biyometriyi ikiye ayırabiliriz. Bunların ilki fiziksel ve değişmeyen özellikleri içeren DNA, parmak damar izi, parmak izi, iris gibi doğuştan gelen özellikler; ikincisi ise imza, klavye ile yazma hızı, konuşma şekli gibi davranışsal özelliklerdir. Bu özellikler referans noktası kabul edilerek, kimliğinizin doğrulanmasında ve dolayısıyla fiziksel geçiş kontrol sistemlerinde oldukça fazla kullanılır.

Öte yandan, özellikle bilişim alanında son teknolojik gelişmelerden sonra siber suçların ve siber saldırganların sistemleri kırmaya yönelik çalışmalarının artmasıyla insanlar daha güvenli referans noktaları aramaya başladı. Bugün bir alışveriş kartınızı verdiğinizde bilgilerinizin çalınması, şifrenizin ele geçirilmesi veya kartınızın kopyalanması ihtimali karşımıza çıkabilen problemlerden bazılarıdır. Bundan dolayı esas olan sizin değişmeyen bir özelliğe sahip olmanızdır. Biyometri dünyada bu soruna çözüm olma amacıyla yaygın olarak kullanılmaya başlandı. Biyometrik çözümleri Türkiye’de T.C. kimlik kartının dönüşümü ile hayatımızda daha çok göreceğiz. Öyle ki yeni T.C. kimlik kartlarının içerisinde biyometrik bir resmimizin yanı sıra parmak damar izi, avuç damar izi ve parmak izi olması planlanmaktadır.

Sırada ulaşım sektörü var

Sağlık hizmetlerinin ardından biyometrinin en verimli kullandığı alanların başında ulaşım gelmektedir. Ulaşım ve biyometri dediğimizde ilk akla gelen, güvenliğin yüksek seviyede olmasını beklediğimiz havalimanları olacaktır. Örneğin, on binlerce kişinin bir günde kimlik doğrulamasının yapılması ve bu kişilerin hızlı bir şekilde uçuşlarına yetişmesi gereği söz konusu olduğunda biyometrik teknolojiler ayrı bir önem arz etmektedir. Havalimanlarındaki sınırlarda memurların kimliğinizi doğrulayabilmesi amacıyla pasaportunuzdaki bilgilerin kontrolünün sağlanmasına yönelik uygulamalardan, sık uçuş yapanların doğrulanması amacıyla yüz tanıma sistemlerinin kullanıldığı geçiş kontrol kapılarına kadar birçok uygulama bulunmaktadır.

Sağlık alanında, hayata geçirilen SGK Kimlik Doğrulama Projesi’nde kimlik doğrulama biyometri temelinde gerçekleşmektedir. Proline’ın geliştirdiği BioPOS ile parmak damar izi doğrulaması, her insanda benzersiz bir yapıya sahip olan parmak damarı izinin özel bir algoritma ile şifrelenip, BioPOS cihazı ile analiz edilmesine dayanmaktadır. BioPOS üzerinden alınan parmak damar izleri T.C. kimlik numaraları ile eşleştirilmekte ve hizmet almak isteyen vatandaşların kimliği doğrulanmaktadır. Bu sayede sağlık sektöründe haksız hizmet alımının önüne geçilmesi mümkün olmaktadır.

Türkiye’deki örnekler artıyor

Proline olarak uzun süredir “Elektronik Kimlik Kartı”, “Elektronik Pasaport” ve “Biyometri” ile ilgili çalışmalar yapmaktayız. Sektörde yapmış olduğumuz çalışmaların yanı sıra hem kamuoyunu bilgilendirmek hem de sektördeki bilgileri konsolide etmek adına “E-Kimlik ve Biyometri” odaklı organizasyonlar düzenlemeye karar vermiştik. 2011 yılında 3. Uluslararası E-Kimlik & E-Pasaport Konferansı’na Türkiye’de ev sahipliği yaptık. Sonrasında 2012 yılının Kasım ayında Türkiye’nin ilk biyometri zirvesini organize ettik. Mayıs 2013’te ise ilk biyometri konferansını gerçekleştirdik. Biyometrik sistemlerin gelişimi için bundan sonraki süreçte çeşitli çalıştaylar, toplantılar ve ortak çalışma gruplarına katkıda bulunabilmeyi planlamaktayız.

eID ve Biyometrik Çözümler Departman Yöneticisi Serdal Karakaş
ETİKETLER : 1013