Dosya Biyometri ve Güvenlik 13 MART 2016 / 10:51

Biyometri sağlık sektöründe yeni bir çağ başlattı

Biyometrik sistemler, finans, bankacılık ve güvenlik sektörlerinde olduğu gibi sağlık sektöründe de yoğun bir kullanım alanına sahip. Sağlık kuruluşları, içerisinde bulunduğumuz dijital dönüşüm çağında özellikle kayıt sistemlerinde biyometrik teknolojilere yer verirken, bu sayede hastaların kayıtları çok daha detaylı bir şekilde saklanabiliyor.
İş süreçleri birçok sektörde olduğu gibi sağlık sektöründe de büyük bir öneme sahip. Hastalara doğru teşhis koyabilmek ve doğru tedaviye en hızlı şekilde başlayabilmek için hastane personelinin hastaların kayıtlarına ve geçmişte yaşadıkları sağlı problemlerine hızlı bir biçimde ulaşmaları gerekiyor. Bu noktada devreye giren biyometrik sistemler, hastaların kayıtlarını sistematik bir şekilde kayıt altında tutarken, bu durum doktor-hasta ilişkisinin hiç olmadığı kadar sağlıklı olmasının yolunu açıyor.
Sağlık sektöründeki dijital dönüşümün mihenk taşlarından biri olan biyometrik teknolojiler, özellikle hastaların tahlil süreçlerini çok kısa bir süreye indirmesiyle dikkat çekiyor. Daha önce bir hastanın tahlil yaptırma ve sonuç alma süreci oldukça uzun ve sancılı bir şekilde geçerken, biyometrik görüntüleme sistemiyle birlikte bu süre 15 dakikaya kadar inmiş durumda. Hastalar, avuç içi tarama ve standart kan tahlil sonuçlarını bu yeni yöntemlerle birlikte oldukça kısa bir sürede alabilirken, bu durum hastaların tedavi süreçleri üzerinde de etkisini hissettiriyor.
Yeni nesil teknolojiler özellikle hastane personelinin ve doktorların hayatını oldukça kolaylaştırıyor. Önceleri saatler, hatta günler bulan tahlil süreçlerinin 15 dakika gibi kısa bir süreye inmesi, özellikle hastalara teşhis koyma konusunda doktorların elini kolaylaştırıyor. Hastaların kan şekerleri, tam yağ sayımı, A1C, TSH ve PSA gibi birçok zahmetli test biyometrik görüntüleme yöntemiyle gerçek zamanlı olarak yapılabiliyor.
Oldukça kısa bir sürede alınan tahlil raporları sayesinde hastaların hali hazırdaki sağlık problemleri hakkında detaylı bilgiye sahip olan sağlık personelleri, hastaların gelecekte karşılaşabilecekleri diabet, tansiyon ve kalp sıkıntılarına karşı da önlem alıp, hastaları uyarabiliyorlar.  Bu noktada doktorlardan karşılaşabilecekleri sağlık problemleri konusunda uyarılar alan hastalar, bu doğrultuda sağlıkları için gereken önlemleri alıp, çok daha kaliteli bir şekilde hayatlarını sürdürebiliyorlar.

Katarakt gibi sorunlar kolaylıkla çözülüyor
Biyometrik görüntüleme sistemlerinden önce katarakt gibi hastalıkların teşhisi ve tedavisi oldukça uzun bir sürece yayılıyordu. Hastaların yaşam kalitesini oldukça düşüren bu yöntemler, biyometrik sistemlerin kullanılması ile birlikte rafa kalkarken, hastalar yeni nesil teknolojiler ile beraber daha kısa süren tedavi süreçleri sonucunda çok daha hızlı bir şekilde normal hayatlarına geri dönebiliyorlar.
Optik biyometri ile beraber hasta gözüne dokunmadan ölçüm yapıldığından mikrop kapma riski ortadan kalkarken, bu sayede başka problemler oluşmadan hastalığın tedavi sürecine geçiş yapılabiliyor. Optik biyometri ile yapılan ölçümlerin hata payı da en az seviyeye iniyor. Sağ ve sol göz ölçümlerinin birbirine karışmasını önleyen optik biyometri, ön- arka uzunluk, korneal eğim ve ön kamera derinliğinin tek cihazda ölçülmesi gibi avantajlarla da hastaların hayatını oldukça kolaylaştırıyor.
Biyometrik teknolojilerin sağlık alanındaki kullanımlarından biri de fetal biyometri özelinde gerçekleşiyor. Fetal biyometri ile gebelik ile ilgili çok daha kapsamlı ve kaliteli bilgi sahibi olunurken, bu tarama ile birlikte gebelik yaşı, fetal büyüklüğün değerlendirilmesi ve bu büyüklüğün takibi gerçekleştirilebilirken, bebekte oluşabilecek anomalilerin tanısında da büyük kolaylık sağlanıyor.

Biyometri ile usulsüzlükler önleniyor
Biyometrik teknolojiler sağlık alanında etkisini giderek artırıyor. Bu durum hastaların hayatını kolaylaştırdığı gibi hastane personelinin ve devletin de hastaların sisteme kayıtlarını çok daha güvenli ve verimli bir şekilde yapabilmesine imkan tanıyor.
Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından hayata geçirilen Kimlik Doğrulama Projesi’nde kimlik doğrulama biyometri temelinde gerçekleşirken, bu noktada her insanda farklı bir yapıya sahip olan parmak damarı izinde faydalanılıyor. Parmak damar iznin özel bir algoritma ile şifrelenip, analiz edilmesi dayanan teknoloji, TC kimlik numaraları ile eşleştirilerek sistemde kayıt altına alınıyor. Bu sayede haksız hizmet alımının önüne geçilirken, hastalar için oluşturulan dosyalar hem hastaların hem de hastane personelinin hayatını önemli ölçüde kolaylaştırıyor.
 
ETİKETLER : 1063