Dosya Bulut Bilişim ve Büyük Veri 04 ŞUBAT 2013 / 08:26

Bulutta üretici olmak için ne gerekiyor?

Son dönemin önemli eğilimlerine ülke olarak gösterdiğimiz ilgi herkesin malumu. Ancak bu ilgiyi ülke ekonomisi ve geleceği için katma değere dönüştürmek için üretime dönüştürmek gerekiyor. Sektörün uzmanlarından Türkiye’nin nasıl üretici konuma geleceğine yönelik görüşlerini aldık.
Adobe Orta Doğu Kuzey Afrika Bölge Müdürü Tolunay Tomruk konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Türkiye’nin ne yazık ki birçok teknolojide üretici konumuna geçemediğini sadece tüketici konumunda kaldığı bir gerçek. Bulut bilişim konusunda da bu duruma düşmemek için hızlı bir şekilde gerekli aksiyonların alınması gerekiyor. Vakti verimli bir biçimde kullanamazsak, bulut bilişim konusunda çok ciddi rakiplerimizin olduğunu ve onların ülkece gerisinde kalabileceğimizi düşünüyorum. Bulut bilişim konusunda Türkiye’nin öncü bir ülke olabilmesi için devlet-sektör-STK’lar-eğitim kurumları-  birlikte hareket etmelidirler.”
En önemli yol SaaS üzerinden geçiyor
KoçSistem Teknoloji Çözüm ve Hizmetleri Satış Grup Yöneticisi Özlem Kestioğlu, bulut bilişim altyapılarında kullanılan donanım ve platformların dünyada bu konuda kendini kanıtlamış büyük şirketler tarafından üretildiğini belirtti. Yeni bir oyuncunun bu şirketlerle rekabet edebilmesinin oldukça zor olduğuna değinen Kestioğlu, Türkiye’nin bulut bilişim konusunda üretici konumuna geçebilmesinin en önemli yolunun yerel SaaS (hizmet olarak yazılım) çözümlerinin üretilmesi olduğunu vurguladı. Ayrıca üretilen yazılımların bulut bilişim altyapıları üzerinde konumlandırılabilmesinin ve yüksek kullanıcı/müşteri sayısına ulaşabilmenin yolunun, bu yazılımların çok kiracılı (multi-tenant) yapıda çalışacak şekilde planlanmış olması gerekliliği olduğunu söyledi. Bulut bilişimde üretici konumuna gelmek için hizmet sağlayıcı sistem bütünleştirmelerine de görev düştüğünü belirtti. Kestioğlu sözlerine şu şekilde devam etti:
“Büyük verinin geleceğini, açık kaynak kodlu Hadoop üzerinde çalışacak ve yapısal olmayan verinin kaynaklardan toplanmasını, analizini ve raporlanabilmesini sağlayacak platformlar ve çözümler oluşturacak. Bu nedenle, Türkiye’nin büyük veri alanında öne çıkması ve bir üretici konumuna gelebilmesi için, büyük verinin kullanılmasını sağlayacak platform ve çözümlere odaklanması gerekiyor.”
Genç nufüsun fazla olması nedeniyle teknolojiye yakın ilgi olduğunu fakat işin mutfağına olan ilginin istenilen düzeyde olmadığını belirten Prolink Sistem Mühendisi Ufuk Önder,teknoloji devi şirketlerin ve devletin desteğinin de eklenmesiyle teknoloji üreten şirketler arasında olmamızın kaçınılmaz olduğunu vurguladı.
“Çok akılcı ve hızlı hareket edilmeli”
NetApp Türkiye Sistem Mühendisi Lütfi Yunusoğlu ise konuyla ilgili şu noktalara değindi:
“Türkiye ne yazık ki birçok teknolojide üretici konumuna geçemeyip tüketici konumunda kaldı. Bulut bilişim ve büyük veri konularında da bu duruma düşmemek için çok akılcı ve de hızlı şekilde hareket etmemiz gerekiyor.”
Yunusoğlu “Bu konularda yatırımların yapılması ve bu yatırımların son kullanıcılara uygun maliyetlerle iletilmesi, hizmetlerin yurtiçinden satın alınması ve kullanılmasına olanak sağlayacaktır” diye sözlerini bitirdi.
Türkiye olarak bulut bilişim konusunda çok düşük bir oranda üretici konumda olduğumuzu belirten dojop Teknoloji İş Geliştirme Uzmanı Filiz Babacan, bunun en temel nedeninin bulut bilişim tarafında açık kaynak uygulamaların daha yeni ön plana çıkmasıyla birlikte, bu alanda verilen eğitimlerin kısıtlı ve maliyetlerin yüksek olmasından kaynaklandığını söyledi. Babacan sözlerine şu şekilde devam etti:
“Aynı şekilde bulut bilişim alanına yapılan yatırımların azlığı da bu alanda üretici konuma geçmemiz için bir engel oluşturmaktadır. Oluşturulacak bulut bazlı eğitim yazılımları konusunda yoğun çalışma içine giren yazılım şirketlerimiz olduğu gibi projenin dünyaya açılma çalışmaları, aynı şekilde varolan önyargıların kırılması ve bilişimin bir dalı olan bulut bilişimin kullanımının da artması üreticileri bulut bilişim konusunda Ar-Ge çalışması yapmaya yönlendirecek ve nedenle bu alanı fırsat gören şirketler yatırımlarını artırmaya başlayacaklardır.”
Katma değerli çözümlerin yaygınlaşması gerekiyor
HP Türkiye Satış Öncesi Destek ve Bulut Bilişimden Sorumlu Müdürü Mert Sarıkaya ise konuyla ilgili şunları kaydetti:
“Türkiye’nin bulut bilişim ve büyük veri konularında tüketici konumundan üretici rolüne geçmesi için hala bir fırsat var. Her 7-10 yıllık dönemde BT dünyasında yeni eğilimler ortaya çıkıyor. Sosyal medya ve mobilitenin yanında bulut bilişim ve büyük veri bu yeni dalgayı oluşturuyor. Öncelikle, bu alanlarda iyi yetişmiş bir iş gücünü yaratmamız kesinlikle şart. Yetişmiş iş gücü ve yaratıcılığı bir araya getirerek farklı iş modelleri ile en azından bulunduğumuz bölgede rolümüzü farklılaştırabilmeliyiz. Türkiye’nin bu alanlarda öncülük etmesi için öncelikle iç pazarda bulut ve büyük veriye dayalı katma değerli çözüm ve servislerin hızla yaygınlaşması gerekiyor. Daha sonrasında ülke içinde elde edilen tecrübe ve yetkinliklerin girişimci ruh ile dış pazara açılması kendiliğinden gelecektir.”
Devlet sermayesinin desteği gerekiyor
Bulut bilişimde üretici konumuna yerleşebilmek için öncelikle iç piyasada talebin oluşması ve üretimi cazip hale getirmesi gerektiğini belirten Karel Bulut Çözümleri Ürün Yönetimi Direktörü Kerem İrten, sözlerine şu şekilde devam etti:
“Özel sermaye kârlı görünmeyen, talebi belli bir seviyeye ulaşmamış pazarlara yatırım yapmayı tercih etmeyeceğinden, talebi karşılayacak çözümlerin devlet sermayesi ile desteklenmesi gerekecektir. Ek olarak talebin oluşmasında tüketici bilincinin daha geniş kitlelere yayılması ve Türk ekonomisinin lokomotifi olan KOBİ’lerin teknoloji kullanımı konusunda eğitilmesi ve teşvik edilmesi de önemli rol oynayacaktır. Sağlıklı bir iç piyasa oluşturulduğunda, markalaşarak dış pazarlara açılmak da gündeme gelecektir.”

Dengeli bir ülke ekonomisine ihtiyaç var

Anadolu Bilişim Strateji ve Pazarlama Müdürü Övgü Güneri, bilişim pazarında birçok büyük ölçekli uluslararası şirket donanım, yazılım ve hizmet alanlarında yılların verdiği tecrübeyle hakimiyetini kurmuş durumda olduğunu, kurumların ve bireylerin güvenini kazanan ve yerlerini sağlamlaştıran bu şirketler ile yerli bir şirketin rekabet edebilmesi için öncelikli olarak dengeli seyir eden bir ülke ekonomisi ve güçlü finansal altyapı ortamının sağlanması gerekli olduğunu açıkladı. Ürün/hizmet geliştirme anlamında bakıldığında ise inovatif projelerin yerli şirketler ve devlet tarafından finansal anlamda  desteklenmesi gerektiğini söyleyen Güneri, bu alanlarda tam anlamıyla serbest rekabet ortamının kurulabilmesi için yapılacak yasal düzenlemeler, mevzuatlar ve regülasyon mekanizmaları büyük önem taşıdığını belirtti.
Bulut çözümleri sunan veri merkezi hizmet sağlayıcı şirketlerin yatırım yüklerinin ve operasyonel giderlerinin oldukça yüksek olduğunu söyleyen Övgü Güneri, altyapı ve elektrik harcamalarının, hizmet veren ve profesyonel veri merkezi işleten şirketlerin en önemli gider kalemi olduğuna değindi. Veri merkezi operatörlerini, operasyonel giderlerini azaltacak şekilde teşvik etmek ve iş yapmalarını kolaylaştıracak düzenlemelerle desteklemek büyük önem taşıdığını söyleyen Güneri, bu yöntemle hizmet sağlayıcı şirketler için hem kaliteli hizmet geliştirmek hem de bu hizmetleri yaygınlaştırmanın daha kolay olacağını belirtti.

Yatırım yapmaktan çekinmemek gerekiyor

Bizcon Teknoloji Uygulamaları Direktörü Arda Berkman ise konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Öncelikle bulut bilişimi sadece veri depolama hizmeti olarak değil, bütün kapsamıyla ele almak gerekiyor. Yazılım ve platform hizmetleri konusunda ihtiyaçları analiz edip güvenilir çözümler sunmak için yatırım yapmaktan çekinmemek başarının anahtarı olabilir. Veri güvenliği konusunda ülkenin prestijini artırmak, gerekiyorsa buna uygun hukuki düzenlemeler yapmak, öne çıkmak için önemli bir değişken. Veri işleme konusunda dünya devleri oldukça yol almış durumda ve bu yüzden büyük veri pazarında üretici konuma yerleşmek oldukça zor olabilir. Ancak en azından depolama konusunda maliyetleri düşürücü yasal düzenlemelerin yapılması dışkaynakların yatırımlarını Türkiye’ye yönlendirmesine yardımı olabilir.”

Yerli yazılımlar tercih edilmeli

Cloudturk Genel Müdürü Mustafa Yazıcı, üretici konuma geçmek için belirli aşamalardan geçilmesi gerektiğini söyledi. Güvenlik standartlarını uygulayan ve bu doğrultuda Hizmet Seviyesi Anlaşması düzenleyen IaaS sağlayıcılarının oluşmasının şirketlerin yeni yatırımlarını IaaS üzerine yapmaya başlamasını sağlayacağını aktaran Yazıcı, bu durumun IaaS’in hızla büyümesine imkân tanıyacağını düşündüğünü belirtti ve ekledi:
“Aynı zamanda şirketler başlangıç maliyetlerini aşağı çektikleri takdirde, küresel pazarda hizmet sağlama esnekliğine de kavuşacak ve Türkiye’de oluşmakta olan bilişim girişim sermayesi miktarında da ciddi bir artış gözlemlenecek. KOBİ’lerin iş süreçlerini yönetmek için Türk kanun ve iş yapış şekillerine uygun olan yerli yazılımları tercih etmeleri de önemli. Bu yazılımlar fazla değişikliğe uğramadan hemen uyarlanabilmelerinin yanı sıra yabancı yazılımların yüzde biri gibi düşük bir fiyata da mal oluyor. Böylece hem KOBİ’ler avantajlı hale geliyor hem de bulut bilişimin can damarlarından biri olan yazılım sektörü üretimde güçleniyor. Yetişmiş eleman sıkıntısının aşılması, kamu teşviki ve üniversitelerde ilgili bölümlerin açılması ise, gelecekte üretici konumuna gelmek için en kritik yatırımlardan birkaçı.”

Ülke çapında bir politika belirlenmeli

IBM Türk Teknoloji Lideri Kıvanç Uslu, öncelikle bulut bilişim konusunda ülke çapında ulusal politika belirlenmesi gerektiğini vurguladı. Bunun için yerli ve yabancı üreticileri de içine alacak şekilde geniş çaplı bir bulut bilişim konferansı yapılması gerektiğini belirten Uslu, bu gibi organizasyonlara devletin öncülük etmesi gerektiğini söyledi. Kıvanç Uslu sözlerine şu şekilde devam etti:
“Bu hem bulut bilişimin doğru, etkin ve verimli bir şekilde kullanılmasının hem de bulut bilişim konusunda yeni üreticiler çıkmasının yolunu açacaktır. Bu konuda çok ilerlemiş olan Çin’i örnek alabiliriz. Çin 2008’de başladığı bu bulut bilişim yolculuğunda ülkenin ihtiyaçlarına, coğrafi yapısına ve ekonomik durumuna göre politikasını belirlemiş ve uygulamaya koymuştur.”
ETİKETLER : Sayı:907
YORUMLAR
Broad Band 01 TEMMUZ 2013 / 16:48 0 0
1) Para, kalifiye eleman ve zaman kaynağı gerekiyor.
2) Özellikle IAAS konusunda müşterilerin ön yargılarının kırılması gerekiyor yerli ürün kullanımı ile ilgili olarak.

Ürün sorun değil yapılır.

2. nin 1. den daha çok zor olduğu açıktır. Bu tüm yerli telekom cihazları için geçerli.

Ama sonuçta biz hep ithal ve hazırı severiz !!!