Dosya Bulut Bilişimde 2016’ya Bakış 16 NİSAN 2016 / 14:34

Bakım ve destek avantajı sunuluyor

PaaS, SaaS, IaaS gibi uygulamalar bulutta neyi, ne kadar kullanmak istenildiğini seçtikten sonra, iş modeline uygun teknoloji/çözüm katmanını belirlenmesini sağlıyor. “Bu uygulamaların, uzmanlık gerektirdiği için yaygın kullanılamayan hizmetlerin önünü açacağını düşünüyorum” diyen Asseco SEE Yeni Ürünler Yöneticisi Osman Özdemir’e göre, tüm bu çalışmaların en büyük destekçisi ise güncel uygulama performans yaklaşımlarının bulut bilişimi ve hibrit uygulamaları destekler hale gelmesi olacak. PaaS modelinde genel itibariyle veri tabanı,  işletim sistemi, programlama dili yürütme ortamı ve web sunucularını içeren bir bilgi işleme platformu sunulur. Kullanıcılar, yazılım çözümlerini satın alma maliyetlerine katlanmadan, donanım ve yazılım katmanlarını yönetmesine gerek olmadan bu ortamda çalışabilir. Bulutta uygulama yazılımını yükleme ve işletme yapılan kullanıcıların burada yazılıma eriştikleri SaaS uygulamasında ise uygulamanın üzerinde çalıştığı bulut altyapısını ve platformu yönetmek zorunda olmayan kullanıcılar, kullandıkları bilgisayarlarında bu uygulamaları kurmak ve çalıştırmak durumunda kalmazlar. Dolayısıyla bakım ve destek avantajı sağlanır. IaaS hizmetinde sunucular; fiziksel veya sanal makinalar olarak sunulur. “Genel olarak “kullandığın kadar öde” modeliyle çalıştığı, hızlı konfigüre edilebilir ve kolay yönetilebilir bir servis sundukları için bu modelin daha ön plana çıkacağını söyleyebilirim” beklentisini dile getiren Osman Özdemir, sözlerine şöyle devam etti:
“Ülkemizde finans ve telekom sektörlerine ait yasal düzenlemeler ve kurallar, bulut bilişimin en azından küresel ölçekte denetim fonksiyonları bir eşiği aşana kadar yerel olmasını zorunlu kılmakta. Denetim ve güvenliğe ait kural ve uluslararası uyumun ilerleyişi Türkiye’deki bulut bilişimi küresel bulut bilişim ile daha sıkı bir araya getirecek. Kişisel ve kurumsal bilgi gizliliği ve mahremiyet, bulut bilişimin ilerleyişindeki en büyük endişe kaynağıdır ve ulusal/uluslararası seviyede hızla teknolojik ve yasal olarak tam güvence altına alınması gereklidir.”