Dosya Bulutta İş Uygulamaları 15 TEMMUZ 2013 / 08:33

Sonu gelmeyen veri, bulutun itici gücü

Bilişim hizmetleri pazarına damgasını vuracak konu başlıkları çok net: Büyük veri ve bulut bilişim. Sosyal medyada paylaşılan veriler, e-postalar, fotoğraflar, videolar, insanlık tarihinde eşi görülmemiş bir veri büyüklüğü oluştururken, IDC ve diğer araştırma şirketlerinin rakamları da pazarın hızla büyüdüğünü net biçimde ortaya koyuyor. Öyle ki, bu çalışmalara göre büyük veri pazarı yılda ortalama yüzde 15 büyüyor. Bulut pazarında da durum farklı değil. Forrester’ın 2011 raporuna göre, bulut bilişim pazarı dünyada yaklaşık 9 milyar dolarlık büyüklüğe ulaştı ve 2020’de bu rakamın 267 milyar dolara ulaşması bekleniyor.
“IDC’ye göre, BT yöneticileri, sürekli artan veri hacmine, veri çeşitliliğine ve veriye erişim hızına odaklanmış durumdalar” diyen KoçSistem Ar-Ge ve İş Uygulamaları Danışmanlık Direktörü Ömer Özgür Çetinoğlu’nun da dikkat çektiği gibi, bu büyük hacmin ölçeklenebilir bir mimaride tutulması, her geçen gün artan veri çeşitliliği ve erişim hızı gerekliliği çok büyük yatırımlar ve yönetim maliyeti gerektiriyor. Bu ihtiyaçların bulut üzerinden giderilmesi şirketlere önemli avantajlar kazandırıyor.
Araştırmaların ortaya koyduğunu, Atos Dış Kaynak Kullanım Hizmetleri Direktörü Tuğyan Ünsal da doğruluyor: “Bu verilerden yola çıkarak, bulut bilişim pazarını tetikleyen konuların başında büyük veri geldiğini söyleyebiliriz. Kurumların veri miktarlarının artışıyla gündeme gelen büyük veri, sadece rakamlardan ibaret değil aslında. Aynı zamanda bu verilerin doğru bir şekilde sınıflandırılması ve bu verilerden iş süreçlerini etkileyecek bilgi üretilmesinin de önemi büyük.”
Symantec Telekom ve Finans Sektörü Müşteri Yöneticisi Evrim Tekesin’in de dikkat çektiği gibi, şirketlerin öncelikle hangi hizmetlerini bulut bilişim altyapısına taşıyabilecekleri konusunda kapsamlı bir analiz yapmaları gerekiyor. Bu analizi takiben, iş modellerine uygun bir şekilde kendi bulut yapılarını oluşturup oluşturmayacakları ya da hizmet dışarıdan alınacaksa, bu hizmetin yazılım, uygulama veya altyapı bileşenlerinden hangilerini içereceği değerlendirilmeli. Tekesin, kendi bulut bilişim altyapısını oluşturacak şirketlerin donanımdan olabildiğince bağımsız, genişlemeye müsait ve güvenli bir altyapı kurması gerektiğine işaret ederken, “Dışarıdan bu hizmeti alacak şirketler ise bu hizmetin taşınabilir olması, yani hizmet sağlayıcıları değişince verilerinin rahatça aktarılabilir olmasına dikkat etmeli” hatırlatmasını yaptı.
Sahip ol veya hizmet olarak edin
Bulut bilişimin en temel ihtiyaç noktasının, giderek artan veri miktarı olduğu ortada. Bu kadar çok ve hızlı büyüyen veri miktarını bulmak, analiz edebilmek ve yorumlayarak anlamlandırabilmek, konvansiyonel yöntemlerin sınırlarını zorluyor. Şirketler artık bilgiyi servis olarak alabilecekleri bir ‘bulut’ tanımı ile birlikte, kendilerini sınırsız veriye ulaştırabilecek bir platforma doğru kanalize etmeye çalışıyorlar. Oracle Türkiye ve Orta Asya Bölgesi İş Uygulamaları Direktörü Yüce Erim’in belirttiği gibi, bu da ‘Platform Hizmetleri’ni tetikliyor. Erim’e göre, kurumların önünde iki seçenek var: Ya çok daha büyük yatırımlar yaparak bu çözümlere kendileri sahip olacaklar ya da bu çözümleri hizmet olarak tüketecekler. Büyük verinin yönetiminin de büyük olacağını ve operasyonel maliyetleri kabartacağını da hesaba katarsak, bu hizmetin kurum dışında tutulmasının yararı, Erim’e göre, daha da belirginleşiyor.
Çünkü büyük veri, yalnızca büyüklüğü ile değil, verinin tutuluş ve analizi itibariyle de normal sistemlerden farklılaşıyor ve bu yönüyle iş zekâsı kavramını geliştiren unsur hale geliyor.

Proline Ürün Müdürü Veli Hazar, “Zira kurumlar sosyal medya, e-posta, SMS kampanyaları gibi iletişim alanlarına dair analizlerini yaparken internet verilerinin içine derinlemesine girmek durumunda kalıyorlar. Bu kadar büyük ölçekteki verilerin analizi ancak yeni gelişen teknolojiler ile mümkün olacaktır” yorumunu yaptı.
Veri yedekleme ve depolama alanında küreselleşen, rekabetin her geçen gün arttığı pazar ortamında bilişim teknolojilerinin şirketlere getirdiği faydalar oldukça fazla. Günümüzde büyük şirketler artık birçok hizmeti dışkaynak kullanımı ile tedarik ediyor. Çünkü ihtiyaçlarının farkına varmış durumdalar. Bir tarafta da bilgi teknolojileri çok karmaşık hale geldi ve çok hızlı yenileniyor. Bütün bu karmaşık ortamın işletilmesi ve yönetilmesi, aynı zamanda güncel tutulması şirketler için zor ve maliyetli. Cloudturk Genel Müdürü Mustafa Yazıcı, bu noktada ortak kullanılan kaynaklar üzerinden, ihtiyaca göre şekillenebilen, anında kullanıma hazır, kaynak ataması ve yönetimi kolay yapılan sunucu platformlarının şirketlere büyük yararlar sağladığını vurguladı. Büyük veri hacimlerini depolama, işleme gücü ve hızlı hesaplama alanında bilişim teknolojilerinin sunduğu en uygun çözüm artık bulut teknolojisi. Netsis Teknoloji ve Ar-Ge’den Sorumlu Başkan Yardımcısı Yalçın Tarkan ise şu yorumu ekledi:
“Her kurumun depoladığı, işlediği ve analiz ettiği verilerin katlanarak büyüdüğünü görüyoruz. Kurumlar da bunun farkında olarak her geçen gün biraz daha bilinçleniyor. Pek çok farklı kaynaktan beslenerek büyüyen veriler, bulut bilişim sayesinde zamandan ve mekandan bağımsız bir çalışma ortamı ile yönetilebiliyor. Gerek veri büyüklüğü gerekse analiz kapasitesi olarak baktığımızda SaaS çözümümüz, şirketlere çok daha uygun birim maliyetlerle sahip olma imkanı sağlarken, gerektiğinde dinamik şekilde kapasitelerini büyütme imkanı veriyor. Kurumlar bu tarz yenililiklerin sıkı takipçisi ve bu konuda kendilerini geliştirmeye oldukça istekliler.”
Farkındalık daha da artmalı
Rekabetin yoğunluğu ışığında, şirketler de her türlü veriye sahip olmak ve bu verilerden maksimum düzeyde yararlanmak istiyorlar. Bizcon Teknoloji Uygulamaları Direktörü Arda Berkman’ın da dikkat çektiği gibi, hızla artan bu veri miktarı doğal olarak kurum ve şirketleri yeni yatırımlara teşvik ediyor. Sürekli olarak yeni verilerin gelmesi şirketler açısından yeni depolama sistemlerine yatırım demek. “Zaten kaynakların her geçen gün kısıldığı günümüzde şirketler yapılan yatırımların boşa gitmemesi için iş ihtiyaçları doğrultusunda doğru bir analiz sürecinden geçmek ve ihtiyaçlarına en uygun sistemi seçmek zorundalar” diyen Berkman, “Bu kapsamda yapılan sanallaştırma çalışmalarının, şirketlerin giderlerinde önemli azalma sağladığı da bir gerçek” hatırlatmasını ekledi. Berkman’a göre, bulut bilişimde gelişen teknoloji, değişen ihtiyaçlara bağlı olarak, şirketlere yeni bir model sunuyor: Yatırım maliyetinin düşüklüğü, esnek altyapısı, hizmetlere her yerden ulaşabilme gibi avantajlar. Berkman ekledi: “Sadece yatırım maliyetleri açısından değil, yapılan ana işe odaklanmaya izin vermesi, yönetiminin kolay olması ve ölçeklenebilmesi bulut bilişimi cazip kılıyor. Henüz olması gereken düzeye ulaşmamış olsa da, bulut bilişim önümüzdeki dönemlerde hayatımızın önemli bir parçası olacak.”
Simternet Genel Müdürü Ataol Ay’a göre de, günümüzde çok popüler olan ‘büyük veri’ teknolojileri, aslında halen hak ettiği yeri kazanabilmiş değil. Bu konuda özellikle şirketlerin farkındalığının artması yönünde çalışmaların yapılması önemli. “Diğer taraftan, bu konuyla ilgili çözüm sunan şirket sayısı da çok kısıtlı” eleştirisini yapan Ay, büyük veri pazarında önümüzdeki dönemin çok belirleyici olacağına inandıklarının altını çizdi.

DAĞITICININ ROLÜNE DİKKAT

Bulut bilişimde dağıtıcının rolü, Arena Kurumsal Ürünler Ürün Müdürü Sevan Matatyan’a göre, çok önemli. Bulut bilişimde tüm gelişmiş ülkelerde dağıtıcılar temelde 3 farklı görev üstleniyorlar. Birincisi; bazı katma değerli dağıtıcılar kendi bilgi merkezlerini kuruyorlar ve bunlar üzerinden bazı BT hizmetlerini iş ortakları aracılığı ile kurumlara kiralıyorlar. “Bu yolu seçen dağıtıcılar, bir taraftan benzer servisleri sağlayan üreticilerle ve veri taşıyıcılarla rekabet içerisine girerken, bir taraftan da ölçek ekonomisinden dolayı yatırım/kazanç oranları düşük gerçekleşiyor” bilgisini veren Matatyan, şöyle devam etti:
“İkincisi; dağıtıcılar farklı üreticilerin BT hizmetlerini kullanarak farklı BT servis paketleri oluşturuyorlar. Örnek olarak dağıtıcı bir üreticiden sanal sunucu hizmeti, diğer bir üreticiden depolama hizmeti, başka bir üreticiden e-posta hizmeti sağlayabiliyor. Her serviste birden fazla alternatif olduğu için dağıtıcı kullanıcının ihtiyacına göre farklı paketler oluşturabiliyor. Sonuncusu ise; dağıtıcı bulut tabanlı BT hizmetlerinin kullanıcıya satışı ile ilgili kanalın oluşumunu sağlıyor. Yani bir nevi bu hizmetleri kullanıcıya anlatacak bir satış ekibi kuruyor. Bu satış ekibi, dağıtıcının iş ortaklarından oluşuyor. Bu şirketler zaten BT donanım ve yazılım satışı konusunda uzman olduğu için bulut tabanlı BT hizmetlerinin satışı ile ilgili çok ciddi bir avantaj elde ediyorlar. Hedefimiz ileriki dönemlerde ikinci ve üçüncü modelde hizmet şeklini verebilmek.”

VERİ KAYNAKLARI SÜREKLİ ARTIYOR

“Bulut bilişim gibi büyük verinin önemi konusunda şirketlerin her geçen gün bilinci ve farkındalığı artıyor” diyen IBM Türk Teknoloji Lideri Kıvanç Uslu’ya göre, bunun nedeni de gerek sosyal medyanın yarattığı gündem, gerekse artan veri kaynağının sayısı, çeşitliliği, hacmi ve kestirilemez içerikleri. Uslu, akan veri (streaming) ve bunun değerlendirilmesi ve analiz edilmesinin de önemli bir konu olduğuna dikkat çekti.

ÇIKIŞ NOKTASI DEPOLAMA İHTİYACI

Bireysel alanda bilgi tüketiminin artması ve veri depolama ihtiyacı, kurumların buluta yatırım yapmalarını tetikleyen unsurlar arasında. Anadolu Bilişim Hizmetleri Veri Merkezi Hizmetleri Müdürü Yakup Kadri Ünal, özellikle güvenlik konusunda standartların oluşmaya başlamasıyla birlikte, kurumların hızla bulut bilişimin en yalın hali olan IaaS’e (Infrastructure as a Service) yönelmeye başladığına dikkat çekti. Ünal, IaaS’te işlemci, bellek, disk, bant genişliği gibi sunucu kaynaklarının üzerinde istenilen platform ve uygulamaların çalıştırıldığını belirtti.

İŞ BİLGİSİNE ANLIK ERİŞİM ARANIYOR

“Büyük veri, hem kavram hem de uygulama düzeyinde asıl bu yıl yaygınlaşacak teknolojilerinden biri” diyen Software AG Türkiye Başkan Yardımcısı Gökhan Arıksoy, özellikle finans, telekom, sigortacılık ya da kamu gibi farklı sektörlerde, yani büyük veriler arasından çok kapsamlı ve özel analizler yapılması gereken yerlerde büyük veri uygulamalarının artarak kullanılacağı kanısında. Büyük veri yönetimi konusunda şirketler, bellek içi yönetim stratejilerini, iş süreçlerini ve büyük veri yönetiminin sunduğu hacim, hız ve çeşitlilik avantajlarını kullanarak işletmelerini dönüştürme yoluna gitmeye başladı. Arıksoy’a göre, iş bilgisine gerçek zamanlı olarak erişerek, işletme genelinde daha hızlı kararlar almanın olumlu yönlerini de keşfediyor. Çünkü Arıksoy’un da dikkat çektiği gibi, kamu sektörünün ve şirketlerin sahip olduğu yüksek değer taşıyan bilgilerin tüm süreçlerde en iyi şekilde yönetilmesi gerek. Bunun mutlak bir iş zekâsı gerektirdiği muhakkak. Bu nedenle son yıllarda “İş Süreçlerine Dayalı İş Zekâsı” (Process Intelligence) sistemlerine eğilim artmaya başladı.
ETİKETLER : Sayı:930