Dosya Bulutta İş Uygulamaları 15 TEMMUZ 2013 / 08:35

Türk yazılımına SaaS dopingi

Türk yazılım sektörü için SaaS, önemli bir fırsat anlamına geliyor. Bulut bilişimin gelişimine paralel büyüyen SaaS yapısı, Türk yazılım sektörü için bir dönüm noktası olabilir.

Tüm dünyada her ölçekte şirketin en kıymetli varlığının, kurumsal bilgi, sürekliliği olan veri artışı olduğunun anlaşılması, bu hazineyi depolama, yönetme ve koruma gerekliliğini de maksimum seviyeye çıkardı. Symantec Telekom ve Finans Sektörü Müşteri Yöneticisi Evrim Tekesin, potansiyeli araştırma sonuçları ile pekiştirdi. Buna göre, IDC tarafından 2012 yılında veri miktarının yüzde 48 büyüme göstererek 2.7 ZB, bir başka deyişle 2.7 milyar terabayt olacağı ve bu rakamın 2015 yılında da 8 ZB’a çıkacağı öngörülüyor. Gartner ise önümüzdeki beş sene içinde toplam veri miktarının yüzde 800 artacağını ve bu verinin yüzde 80’inin yapılandırılmamış veri olacağını tahmin ediyor. Buluta giden yol, Tekesin’e göre, kurumların tüm kritik iş süreçlerini mümkün olduğunca sanallaştırmasını gerektiriyor ve araştırmalar, kurumların bu yolda ilerlemeye devam ettiğini gösteriyor. Türkiye’de bulut bilişim uygulamalarının son yıllarda arttığı aşikar ve Tekesin, bulutta iş uygulamalarının pazar payının da artacağı kanısında.
Gartner’ın 2012 projeksiyonuna göre; bulut bilişim pazarı 2016 yılında 206,6 milyar dolara ulaşacak. Bizcon Teknoloji Uygulamaları Direktörü Arda Berkman’ın da belirttiği gibi, küresel piyasada yapılan araştırmalara göre, bulut bilişim, hizmet olarak yazılım (SaaS), kişisel akıllı cihazlar ile çevrimiçi hizmetlerin kurumsal alanda kullanımlarının artarak yaygınlaşması ve mobil teknolojilerde gelişmeler, yazılım şirketlerinin faaliyet alanlarında ve iş yapış şekillerinde bambaşka ufuklar açtı. Konuya yazılım sektörünün gelişimi açısından yaklaşan Berkman, “Küreselleşme ve konsolidasyonun etkileri, yazılım sektörünün mimarisini ve şirketlerin ürün geliştirme, pazarlama, satış ve dağıtımı ile destek süreçlerini yeniden şekillendiriyor. Kullanıcıların artan bir şekilde SaaS’a doğru yönelmeleri beklenirken, yazılım sektöründeki iş modellerinin şekli ve yapısı evrim geçiriyor. Yazılım şirketleri SaaS’ın kullanıcılarından anında gelen mevcut ürünleri iyileştirme, daha iyi teknik destek sağlama, yeni ürünler ve özellikler geliştirmeye yönelik geribildirimleri hafife almamalı. Sektördeki değişimleri değerlendirmek ve yönlendirmek yazılım şirketlerinin yararına olacak. En iyi şirketler, modellerini ve uygulamalarını uyum sağlayarak değişimi kucaklayacak ve değerlendirecekler, diğerleri ise geride kalacak” yorumunu yaptı.
Proline Ürün Müdürü Veli Hazar da, PwC Küresel 100 Yazılım Lideri pazar araştırması raporuna göre, SaaS’ın 2011 yılındaki toplam yazılım gelirlerinin sadece yüzde 4,9’unu oluşturduğunu, 2016’da ise bu oranın yüzde 24 olmasının beklendiğini söyledi. “Bulut hizmetlerinin gelişmesi ve yaygınlaşması ile birlikte, SaaS’ın Türk yazılım sektörüne, yerelde olduğu kadar küresel pazarlara ulaşmada da avantaj sağlayacağını düşünüyoruz” diyen Hazar, bu potansiyeli avantaja çevirmenin yolunun sektörel ihtiyaçların iyi analiz edilmesinden ve satış sonrası desteğin müşteri memnuniyetini en üst seviyede tutacak şekilde sağlanmasından geçtiğinin altını çizdi.
Bilişimin geleceği, bulut temelli olacak
İhtiyaçların temelinde; iş akışını sürekli ve verimli hale getirerek beklenmeyen durumlarda dahi sürdürülebilir kılmak yatıyor. Arena Kurumsal Ürünler Ürün Müdürü Sevan Matatyan da ekledi: “Gartner araştırmasına göre bulut bilişim hizmetlerine yapılan yatırımlar, BT hizmetleri için yapılmış harcamaların yüzde 10’unu oluşturuyor. Araştırmaya katılan BT yöneticilerinin yüzde 39’u bulut bilişimin kurumları için hayati bir girişim olduğunu vurguluyor. Yüzde 46’sı ise bulut bilişimin kullanımına yönelik harcamalarını artırmayı planladıklarını bildiriyor.” Bu tahminlerden hareketle, Matatyan’ın yorumuna katılmamak mümkün değil: “Gelecek 10 yılın konuşulacak ve uygulanacak teknolojilerinin, bulut bilişim temelli olacağına inanıyorum.”
Simternet Genel Müdürü Ataol Ay’ın da dikkat çektiği gibi, özellikle “kullandığın kadar öde” imkanı vermesi sebebiyle KOBİ’lerden kurumsal şirketlere kadar çok geniş bir yelpazede olanaklar sunabilen SaaS bazlı mimari çözümlerin dünyada olduğu gibi Türkiye’de de giderek büyümesi kaçınılmaz. Şu ana kadar daha çok dünya teknoloji liderleri ve telekom firmalarının bu konudaki yatırımlarını duyuyor olsak da, Ay’a göre, Türkiye’de de yazılım geliştiren birçok şirket bu konuda yatırım yapıyor. “Önümüzdeki dönem, özellikle KOBİ’ler için internet, intranet, CRM ve sektörel paketler ile çözümler sunulacak bir platform olarak karşımıza çıkacak” diyen Ay’ın kanaati, bu konuda benzer çözümlerin Türk yazılım sektörüne yeni bir soluk getirmesinin kaçınılmaz olduğu yönünde.

Yazılımın hizmet olarak verilmesi tüm kurumlarda artık alternatif bir model olarak benimsendi. “Biz de çalıştığımız şirketlerden bu çözüm için talep alıyoruz ve hizmet olarak yazılımın Türkiye’de yükselmeye başladığını görüyoruz” diyen IBM Türk Teknoloji Lideri Kıvanç Uslu, ileriki yıllarda bunun tek yöntem olacağı kanısında. En başta kritik olmayan iş yüklerinin ve ardından da kritik iş yüklerinin buluta taşınacağını öngördüklerini söyleyen Uslu, hatırlattı: “En önemli eksikliğin son kullanıcı tarafındaki SaaS algısının olgunluk seviyesi olduğunu düşünüyoruz. Olgunluk seviyesi geliştikçe, son kullanıcıların ve şirketlerin beklentilerini daha doğru tanımlayacak ve SaaS hizmet sağlayıcıların hizmetleri bu beklentilerle paralel olarak evrilecek.”
Netsis Teknoloji ve Ar-Ge’den Sorumlu Başkan Yardımcısı Yalçın Tarkan da konuya yazılım yönünden, şöyle yaklaştı: “Türk yazılım sektörünün ülke geleceği için çok kritik bir sektör olduğuna inanıyoruz ve Türk yazılımcıların hepsinin de dünya standartlarında işler ortaya koyduğunu gözlemliyoruz. Bu alandaki girişimciler açısından SaaS yeni bir fırsat.”
KoçSistem Ar-Ge ve İş Uygulamaları Danışmanlık Direktörü Ömer Özgür Çetinoğlu, küresel bazda insan kaynakları, iş akışları, doküman yönetimi ana başlıklarında SaaS’a ilginin yüksek olduğunu belirtirken, bu yönde yatırım yapan şirketlerden kısa sürede çok büyük başarı öyküsü yaratanlar olduğunu ekledi. Çetinoğlu da, SaaS’ın, Türk yazılım sektörü açısından fırsat olarak görüldüğü kanısında. Bunun bir örneği olarak, önde gelen tüm yazılım şirketleri ellerindeki uygulamaları bulut üzerinde çalışacak şekilde güncelliyor. Ayrıca yeni yazılımlar geliştirilirken de, mutlaka SaaS modelinde hizmet verecek uygulamaları planlanıyor.
SaaS sınırları kaldırıyor
SaaS çözümleri sınırlı kaynaklarını BT altyapısı yatırımlarına ayırmakta zorlanan orta ölçekli şirketlere geniş bir vizyon sağlıyor. Anadolu Bilişim Hizmetleri Veri Merkezi Hizmetleri Müdürü Yakup Kadri Ünal, bu tablo karşısında “Şirketlerin öncelikle kendi altyapılarında maliyet yaratan ve uzman insan kaynağı gerektiren bilişim hizmetlerini saptamaları gerek” hatırlatmasını yaptı. Şirketlerin, belli SLA anlaşmaları çerçevesinde, ihtiyaçları oranında ve istedikleri dönem süresince bu tür hizmetleri internet servisi olarak kullanabilecekleri için ciddi bir verimlilik düzeyi elde edeceklerinden yola çıkan Ünal’a göre, bu da Türk yazılım sektörü açısından katma değer yaratacak yeni inovasyon fırsatları yaratacak.
Cloudturk Genel Müdürü Mustafa Yazıcı’nın da dikkat çektiği gibi, Türkiye, dünya çapındaki IaaS ve SaaS gelişmeleriyle karşılaştırıldığında, artık üretici konuma geçmek durumunda. Ama bunu yaparken de belirli aşamalardan geçmek gerekiyor. Öncelikle güvenlik standartlarını uygulayan ve bu doğrultuda Hizmet Seviyesi Anlaşması düzenleyen IaaS sağlayıcılarının oluşması, şirketlerin yeni yatırımlarını IaaS ve SaaS üzerine yapmaya başlamasını sağlayacak. Yazıcı’ya göre, bu durum IaaS ve SaaS’ın hızla büyümesine imkân tanıyacak. Bir tarafta da, şirketler başlangıç maliyetlerini aşağı çektikleri takdirde, küresel pazarda hizmet sağlama esnekliğine kavuşacak ve Türkiye’de oluşmakta olan bilişim girişim sermayesi miktarında artış gözlemlenebilecek. Yazıcı’ya göre, KOBİ’lerin iş süreçlerini yönetmek için Türk kanun ve iş yapış şekillerine uygun olan yerli yazılımları tercih etmeleri de önemli.
Türkiye’de SaaS konusu yeni yeni belirginleşmeye ve örnek hizmetlerini yeni yeni oluşturmaya başladı. Yeni olan konulara karşı olan çekingenlik, SaaS konusunda da kendisini hissettiriyor. Ama Oracle Türkiye ve Orta Asya Bölgesi İş Uygulamaları Direktörü Yüce Erim de eklemeden geçmedi: “Türk yazılımlarının dünyaya açılması için SaaS çözümleri bulunmaz bir fırsat. Zira SaaS sınırları kaldırıyor. Uygulama geliştiricilerin, SaaS çözümlerine değer katacak uygulamalarını SaaS çözümleri ile bütünleşik ve tamamlayıcı olarak tüm dünyaya sunmaları mümkün.”
“Bulut teknolojilerinin, şirketlerin BT ile çalışma şekillerini sonsuza dek değiştireceğine inanıyorum” diyen Software AG Türkiye Başkan Yardımcısı Gökhan Arıksoy’a göre, bu noktada sorulması gereken soru şu: Bulut bilişim ile birlikte, BT’nin abartılı konu başlıkları zincirinden biri ile daha mı karşı karşıya geliyoruz? “Çünkü aynen e-ticaret, .com patlaması ve yakın zamanda ortaya çıkan SOA’da (Servis Odaklı Mimari) olduğu gibi, bu teknolojinin de maddi sonuçları uzun vadeye yayılan bir biçimde ortaya çıkacaktır” açıklamasını yapan Arıksoy, şöyle devam etti:
“Bulut bilişimin gelecekte BT desteğindeki hizmetlerin tümünü egemenliği altına alan bir kavrama dönüşüp dönüşmeyeceği de yanıtlanması gereken sorular arasında. Bulut bilişimin gündelik hayatı etkileyerek değiştirme gücüne sahip bir inovasyonun parçası olabileceğine inanıyorum. Bir teknoloji eğilimi, işletmelere organizasyonel yarar sağladığı ölçüde ilgi çekici olabiliyor. Türkiye’de, son dönemde sanallaştırma ve bulut alanında ciddi ve ani bir talep artışı görüyoruz. Diğer taraftan, özellikle finans sektöründeki pek çok şirketin uygulama sunucusu yatırımları 400-500 CPU benzeri ciddi rakamlara ulaştı. Servis Odaklı Mimari (SOA) ise, kurumlara ciddi oranda esneklik ve çeviklik kazandırdı. Bu süreç, dünya çapında nispeten yeni sayılabilecek bir teknolojinin teorik altyapısının taraflar tarafından anlaşılmasını, pratiğinin uzmanlarca oturtulmasını ve bu teknolojilerin Türkiye’de yaygınlaşmasını, dolayısıyla bir pazar yerinin olmasını zorunlu kılıyor. Asıl planlamamız gereken, Türkiye’nin bu hızlı gelişmeleri ne kadar yakından takip edebileceği. Bugünkü verilere baktığımızda ülkemizin BT pazar büyüklüğü ne yazık ki dünya pazarından yalnızca yaklaşık olarak binde 8 gibi bir pay alabilmekte. Hükümetin öngördüğü 2023 vizyonu, ancak BT sektörünü 160 milyar dolarlık büyüklüğe çıkardığımızda gerçekleşebilir.”
DCDynamics ‘in 2011-2012 yıllarını karşılaştıran araştırmasına göre, veri merkezi yatırımlarında Türkiye yüzde 74’lük büyüme ile dünyada ikinci sırada. Bu büyümede firmaların veri merkezlerine daha fazla yatırım yapmalarının yanı sıra var olan veri merkezlerini yenileme ve dış kaynak kullanımına geçmelerinin de büyük rolü var. Atos Dış Kaynak Kullanım Hizmetleri Direktörü Tuğyan Ünsal, tüm bunların, bulut ve veri pazarının yanı sıra SaaS uygulamasında da Türkiye’nin sahip olduğu potansiyeli gözler önüne serdiğine işaret etti. Ünsal’a göre, pazarın büyümesi aynı zamanda, SaaS yapısında sektörel standartların gelişmesi ve uygulanır hale gelmesi, BT sistemlerinin daha profesyonel ve standartlara uygun olarak kurulması ve işletilmesi ihtiyacını doğuruyor. Ancak halen standartlara uyum konusunda almamız gereken yol olduğunu da unutmamak gerekiyor. Ünsal, sektörel denetimler ve standartların uygulanmasının, bu pazardaki hızlı büyümeyi destekleyeceği kanısında.

RİSK VE FIRSAT DENGESİNİ İYİ KURMALI

Kurulum kolaylığının yanı sıra, daha az BT personelinin gerekliliği SaaS’ın önde gelen avantajları arasında. Aynı zamanda yazılıma internet tarayıcı üzerinden ulaşmak, şirketlere mobilite sağlıyor. EMC Kıdemli Teknoloji Danışmanı Cenk Ersoy, SaaS’ın faydalarını; güncellemelerin otomatik olarak yapılması, internet üzerinden erişim, bakım için ayrı bir insan gücüne ihtiyaç duyulmaması, toplam sahip olma maliyetinin düşük olması ve veri güvenliği olarak özetledi. “SaaS’ın risklerine bakıldığında ise; diğer iş birimlerinin verileriyle karışmış olan işletme verilerini görebiliriz” diyen Ersoy, şöyle devam etti:
“Bir risk de birleşmiş kimlik yönetimi eksikliği. Bu durum, birden çok SaaS sağlayıcısında aynı anda çalışanların, birden çok kimliğe sahip olmasına bağlı olarak, bu çalışanların işten çıkarılması ya da ayrılması durumunda sisteme erişimleri otomatik olarak kapatılamaması olarak karşımıza çıkabiliyor. Herhangi bir olumsuz olay durumunda çalışanları sorumlu tutan güçlü bir hizmet düzeyi sözleşmesi ya da kontratın eksikliği de risk teşkil edebilir.”

GENİŞBANT KULLANIMI DA ETKİLEYECEK

İnnova İş Çözümleri Direktörü Feyza Narlı’ya göre, dünyada ERP’nin ve tüm diğer kurumsal yazılımların gelecekteki pazar öngörülerinde en hızlı gelişen alanın SaaS olacağı tahmin ediliyor. Pazardaki tüm oyuncuların iş dünyası nezdinde oluşturacağı farkındalıkla doğru orantılı olarak, Türkiye’de de bu pazarın gelişeceğine işaret eden Narlı, “İnternet altyapılarının gelişimi, akıllı mobil cihaz sayısındaki artış ve buna paralel olarak mobil veri transferi hızlarındaki iyileşmeler de SaaS servislerinin gelişiminde ve yaygınlaşmasında etkili olacak” dedi. Narlı şu yorumu yaptı:
“SaaS uygulamalarının yaygınlaşması ve yazılımın bir hizmet olarak kiralanmaya başlaması, işletmelerin BT altyapısını oluşturan yazılım ve donanım bileşenlerini kurum dışına çıkarmalarına ve iş sürekliliğini daha çok garanti altına almalarına katkı sağlıyor. Bulut altyapısına geçişin ülkemizde ve diğer gelişmekte olan pazarlarda, güvenlik konusundaki kaygıların giderilmesi ve genişbant kullanımının yaygınlaşması ile ivme kazanacağını söyleyebiliriz.”
ETİKETLER : Sayı:930