Dosya Bulutta Yeni Yaklaşımlar 17 AĞUSTOS 2015 / 01:08

Bilişim dünyasında yaşanan tam bir evrim

Formalis Genel Müdürü Tamer Gülce

 

Bulut bilişim geniş bir kavram. Farklı sektörlerde farklı algılanabiliyor. Sunucuları başka bir veri merkezinde bulundurmak da bulut bilişim olarak görülüyor, kurum içi intranet uygulamaları da. Hatta lisans bedeli aylık kiralar şeklinde ödenen on-premise çözümlere de özel bulut dendiğini duyduk. Belki en yaygın tanımı şu şekilde verebiliriz: Kurumlar, sunucu ve servislerin nerede olduğunu bilmiyorlarsa, aldıkları hizmeti buluttan alıyorlardır.

Formalis olarak 2010’dan bu yana SaaS (hizmet olarak yazılım) modeli ile bulut bilişim alanında faaliyet gösteriyoruz. SaaS uygulamalarımız B2B uygulamalar. Kurumlara yönetici hesabı veriyoruz, onlar da sahip oldukları kullanıcı kadar lisansı istedikleri yetki ile kullanabiliyorlar, aylık kullanıcı başına bir lisans bedeli ödüyorlar. SaaS modelinde, multi-tenant mimaride bir uygulama ile gerçekleştirilen tipik örnek.

Formalis olarak bu süreçte farkındalığın nasıl değiştiğini gözlememe fırsatımız oldu. Kurumlar için ilk soru işareti regülasyonlar değil, güvenlikti. Kimi kurumlarda haklı bir tedirginlik söz konusuydu. Verilerim bulutta güvende mi? Bizim için en güçlü retorik, müşteri adaylarına, “verileriniz bizde, kendi bünyenizde olduğundan daha güvenli” mesajını vermekti. Bunu ulusal ve uluslararası birçok standarda uyarak ve sertifikasyonlarımızı tamamlayıp her yıl eksiksiz yenileyerek sağlayabildik.

Bilişim dünyasında yaşanan bir evrim. Öyle hızlı bir evrim ki, kimi zaman devrimle karıştırmak mümkün. Ama evrimdir. Aşama aşama ilerler. Kurumların bulut bilişime geçişleri de evrimsel bir süreç. Çünkü BT birçok kurumda temel unsurlardan. BT’niz çalışmaz ise faaliyetleriniz duruyor.

Ancak bulut bilişimin SaaS çözümleri alanında bu süreç daha hızlı ve daha az maliyetle gerçekleşebiliyor. Müşterilerimize verdiğimiz tavsiye şu: Süreçlerinizi biliyorsanız, danışmana, ana firmaya, partnere hatta kendi BT’nize de ihtiyacınız olmaz. Uygulamalarınızı kendiniz uyarlayın ve kullanın. Gerektiğinde de kendiniz değiştirin. 100’e yakın müşterimiz, uygulamalarındaki en küçük değişiklikler için dahi BT’ye gitmek zorunda değiller artık. Böylece uygulamaları hep yeni, hep güncel kalıyor. Küçük parametre değişiklikleri değil, iş akışları, arayüzler, veri yapıları değişiklikleri, yani süreçlerini kendileri geliştirebiliyorlar. SaaS uygulamamızı bu mimari de geliştirdik.

Sektörde deneyimliyseniz, yani dinazorlaştıysanız, sürekli balonlar şişirildiğini sonra da balonların patladığını görürsünüz. Sanki yepyeni bir buluşmuş, devrimmiş gibi anlatılır kimi yenilikler. Meğer hep hata yapmışız denir. İnananalar olur, yatırım yaparlar ama içi boştur. Kanımca kimi bulut uygulamaları da bu şekilde. Sadece sevimli, sadece alıp 15 dakikada kullanmaya başlanıyor diye çok popüler olan uygulamalar var. Bulut SaaS çözümlerini doğru değerlendirmek çok önemli. Formalis olarak bizim için inovasyon; bulut teknolojisinde kurumlara çeviklik sağlamak. B2B çözümlerimizle müşterimize yüksek katma değer sağlıyoruz. Müşterilerimizin müşterileriyle ilişkilerini yönetmelerinde onlara kolaylık sağlamayı hedefliyor ve başarıyoruz. Bir uygulamanın sadece sevimli olması yetmez, kurumsal düzeyde işe yaraması da gerekir.

Ülkemizde bankacılığı ve dolaylı olarak genel finans dünyasını düzenleyen en önemli kurum BDDK. Finans kurumları BDDK’nın regülasyonlarına uymak zorundalar. BDDK’nın regülasyonları gereği, bankacılıkta SaaS çözümlerinin yolu kapanmıştır. Banka müşterilerimiz ürünlerimizi on-premise satın alıyorlar. Sigorta ve diğer finansal kurumlar da benzer şekilde hareket ediyorlar.

SaaS çözümlerinde uluslararası settifikasyon; kurumsal müşterilerin veri güvenliği konusundaki hassasiyetleri için çok kritik. ABD ve kimi Avrupa ülkeleri bunu fark ederek, bu sertifikasyonlar konusunda ülkelerinin firmalarına yardımcı oluyorlar. Kriterleri ve denetleme sistemlerini geliştiriyorlar. Dünyada B2B SaaS çözümlerinin neden sadece ABD’den çıktığını veya başka ülkelerden de çıksa neden ABD’ye taşındığını tahmin edebilirsiniz.

Biz de bu sertifikasyonların önemini gördük ve BTK’ya e-posta ile başvurup, Türkiye’nin bu konuda adım atabileceğiniz, hatta Avrupa’da da rol oynayabileceğini ilettik. Uzunca bir süre yanıt alamadık, ardından gelen yanıt olumlu değildi. Yıllar öncesinden bahsediyorum. Artık çok geç kalındı. Tabi şimdi başka şeyler için geç kalınıyor. Zaten “gelişmekte olan ülke” biraz da bu demek. Belki bu terimi “yetişmekte olan ülke” şeklinde değiştirmek lazım. Hikayemizin devamını merak edenler için, ülkemizde bu oluşum meydana gelemedi ama biz bu sertifikaları ABD hükümetinden aldık.

Karamsar da olmayalım. İnanılmaz ama Belediye müşterilerimiz var. Örneğin Zeytinburnu Belediyesi yıllardır vatandaş ilişkileri yönetiminde SaaS çözümlerimizi kullanır. Üstelik ISO 10002 ile taçlandırdılar bu becerilerini. Şimdi Beşiktaş Belediyesi de başladı.
ETİKETLER : 1034