Dosya Bulutta yenilikler 13 OCAK 2014 / 09:30

Güvenlik önlemini alırken, bulutun faydasını unutma

Yeni yılla birlikte yeni eğilimlerin daha fazla öne çıkacağı bir döneme gireceğimiz ortada. Tüm araştırma şirketleri, bulut bilişim ve dolaylı olarak etkisinin olduğu büyük veri, sosyal medya ve taşınabilir ya da giyilebilir teknolojilerinin en fazla konuşulacak konular olduğunu sıralıyor.

Yeni yılla birlikte yeni eğilimlerin daha fazla öne çıkacağı bir döneme gireceğimiz ortada. Tüm araştırma şirketleri, bulut bilişim ve dolaylı olarak etkisinin olduğu büyük veri, sosyal medya ve taşınabilir ya da giyilebilir teknolojilerinin en fazla konuşulacak konular olduğunu sıralıyor.
Geçtiğimiz yıla damga vuran Amerikan Ulusal Güvenlik Ajansı (NSA) skandalının bulut bilişimin gelişiminin önünde bir tümsek yaratacağı da gözden kaçırılmamalı. Dünyada bulut bilişim penetrasyonu ve gelişmişlik düzeyi açısından ilk sırada gelen ülke Amerika Birleşik Devletleri. Ancak bu ülke şirketlerinin barındırdığı verilere NSA’in ulaşması gibi iddialar, tüm dünyadaki buluta bakış açısına önemli bir etki yarattı.
Son zamanlarda yapılan araştırmalar ve anketler, kamu kurumlarının keskin tavrı bir yana, özel sektör temsilcilerinin de verilerini NSA’in gözetlemesinden kaçırmak için girişimde bulunmak için harekete geçeceğini gösteriyor. Avrupa Birliği’nde yükselen tepkilerin yansımaları Türkiye’de kamu tarafında çok da görülmese de kurumların özel bulut yapılarını daha fazla tercih edeceğini öngörüyoruz.
ABD’nin bulut sağlayıcıları için yeniden güven tesis etmekle geçeceği yılda Türkiye’den çıkan şirketlerin bunu bir pazarlama aracı olarak kullanabileceğini düşünüyoruz. Şimdiden Avrupa’daki şirketlerin bu şekilde bir stratejiyle sunucularında yerel şirketlere yer vermeye çalıştığı görülüyor.
Son çıkan haberlere göre NSA, en güçlü korunan veri merkezlerine dahi sızmanın yollarını bulmuş. Bu sebeple yerel veri merkezleri de kritik verileri barındırmak için pek anlamlı olmayacak. Yine de çok uluslu bir şirketin üst düzey yöneticisinin BThaber okurlarıyla paylaştığı şu cümleyi de unutmamalı:
“Bulut olmasaydı bu istihbarat ağı oluşturulmayacak mıydı?”
Buradan hareketle, güvenlik risklerini bir kenara bırakıp her ne olursa olsun gelişmeyi sürdüren bulut piyasasından pay almaya bakalım. Bulutun sunduğu fırsatları unutmadan hizmet olarak yazılım (SaaS) hizmet olarak platform (PaaS) modelleri üzerinde düşünerek, yatırım maliyetlerinin ortaklaşa paylaşılabileceği özel uygulamalar yaratmak için hem özel hem de kamu sektörünün canhıraş bir mücadele içine girmesi gerekiyor. Bulutta belirli seviyelere gelirken de güvenlik önlemleri için, kendi şifreleme yöntemlerimiz için çalışmalarımızı sürdürelim.
ETİKETLER : Sayı:954