Dosya Büyük veri 17 MART 2014 / 08:34

Veriye güven olur mu?

Büyük verinin güvenilirliği veri kaynağından, verinin kontrolüne kadar pek çok aşamada titizlik gerektiriyor.

Büyük veri analizlerinin doğru yapılabilmesi için verinin kaliteli, güvenilir ve tutarlı olması şart. Gerek üst veri yönetimi, gerekse toplanan verinin doğru, tutarlı ve eksiksiz olması analitik çalışmalar için önem taşıyor. SnA Danışmanlık Yönetici Ortağı Ömer Nadirler, büyük veriyi geleneksel analitik yöntemlere bir girdi olarak düşündüğümüzde de güvenilirlik ve kalite ihtiyacının değişmediğini ifade ediyor. Zira temiz ve nitelikli veriler kullanılarak yapılan analizler ile katma değerli ve doğru sonuçlar elde edilir.
Verinin güvenilirliği için öncelikle ihtiyacın doğru belirlenmesi, toplanacak olan verinin amacı ve kapsamı, hangi amaç için kullanılacağı gibi parametreler doğru tespit edilmelidir. Güvenilir kaynaklardan veri aramak ancak bu aşamadan sonra mantıklıdır. Proline Satış Müdürü Bilginç Işık güvenilir mecralardan toplanan ve ihtiyaca uygun olarak işlenen verinin doğru ve güvenilir olarak tanımlanabileceğini ifade ediyor. Verinin güvenliği kaynak, işlenme, saklama ve kontrol aşamalarında ayrı önem taşıyor. Farklı kaynaklardan elde edilen farklı niteliklere sahip veriler belirli standartlar çerçevesinde dönüştürmesi gerekir. Belirli formatlar ve standart yapılar çerçevesinde birleştirilen veri daha sonra doğrulanmalı ve temizlenmelidir. Ancak yine de, verinin güvenliği titizlik gerektirir. Bu nedenle işlem bittikten sonra da verilerin kalitesinin incelenmesi, ölçülmesi ve belli kontrollerin konulması gerekir. KoçSistem ArGe ve İş Uygulamaları Danışmanlık Direktörü Ömer Özgür Çetinoğlu “Tespit edilen ve sorunlu olarak nitelendirilen verinin kalitesinin ne kadar artırılabileceği belirlenerek tanımlı kurallar çerçevesinde veya veri madenciliği teknikleriyle düzeltilmesi sağlanır. Ancak bu işlemler bir defaya mahsus olarak değil, sürekli olarak yapılmalı ve sürecin yaşayan bir döngü olduğu unutulmamalıdır” diyor.
Farklı türdeki verilerin doğru analitik yöntemle işlenmesi verinin işlevsel olması açısından oldukça kritik bir öneme sahip. Bu konuda Komtaş Bilgi Yönetimi Genel Müdürü Yüksel Çomak, ”Farklı veri tipine uygulanacak doğru analitik yöntemi belirlemek, istenilen verimli bilgiyi çıkarmak için farklı yöntemler uygulamak gerekiyor. Veri zaten olan bir şey, erişip bir bağlam çerçevesinde veri modeline dönüştürdüğümüzde enformasyona, doğru yöntem ve analitiklerle destekleyerek iş birimlerinde çalışan kişilere sunduğumuzda da anlamlı veri yani bilgiye dönüşüyor” diyor.
Veri alanında sert rekabet koşulları var ancak güvenlik bu alanda şirketleri birkaç adım öne çıkarıyor. Microsoft Türkiye Bulut ve İş Platformu Ürün Yöneticisi Gökben Utkun, güvenliğin üzerinde durdukları bir konu olduğunu söyledi “SQL Server ile son 5 yıldır en az korumaya ihtiyacı olan veritabanı seçildik. 2013 yılında sıfır veritabanı açığına imza atma başarısını gösterdik. Bu sayede yüzde 46 ile dünyada en çok tercih edilen veritabanı olma özelliğimizi koruyoruz.”
Kendi cihazını getir ama temiz olsun
Yeni cihazlar, akıllı telefonlar ve tabletlerin iş ortamına eklenmiş olması, yeni güvenlik sorunlarıyla birlikte yeni güvenlik stratejisinin gerekliliğini de beraberinde getiriyor. Checkpoint.com’un araştırma sonuçlarına göre, dikkatsiz çalışanlar, korsanlara oranla yüzde 72 oranında daha büyük bir güvenlik tehdidi oluşturuyor. Güvenlik açıkları, aynı zamanda, yüzde 61 Web’de mobil dolaşma, yüzde 59 güvenli olmayan kablosuz internet bağlantısı, yüzde 58 kayıp veya çalıntı cihazlar, yüzde 57 de zararlı mobil uygulama indirme olarak kayıtlara geçmiş durumda. 2015’te bağlantılı 1 trilyon cihaz olacağını düşününce verilerin güvenliği açısından bireysel kullanıcıların güvenlik önlemleri ile değerli kurumsal verileri aynı güvenlik çerçevesinde değerlendirmemek gerektiği ortaya çıkıyor. Kurumsal cihaz ve belgelere her yerden ve her konumdan erişim ihtiyacıyla hareket eden kullanıcılar, ne yazık ki BT güvenliğini tehlikeye atabiliyor. Mobil teknolojinin yaygınlaşmasıyla şirketlerin çevrimiçi ödeme dolandırıcılığından bilgisayar korsanlığına çeşitli siber suçlarla yüz yüze geldiğini söyleyen Atos Yönetilen Hizmetler Direktörü Okan Gözütok bu tehditlerin yeni güvenlik stratejileri gerektirdiğini ifade ediyor. Uzaktan ve esnek erişimi de sağlayarak, klasik yoldan güvenlik sağlamanın artık mümkün olmayacağını söyleyen Gözütok, “Depolama ve platformların değişmesi, bulut bazlı servislerdeki artış da veri güvenliğini en kritik konuların başına getirdi” diyor. Bu riskleri değerlendiren NetApp Türkiye Teknik Müdürü Lütfi Yunusoğlu “Kurumsal güvenlik zorlukların giderilmesinde, ionGrid altyapısına sahip ürünlere yönelip karmaşık VPN kurulumu veya ayrı kimlik doğrulama aracı gerektirmeyen çözümler araştırılmalı. BT ortamlarına sorunsuz bütünleşebilen, kullanım kolaylığı olan ve tüm bilgileri şirket içinde güvenle tutabilen bir tümleşik iletişim çözümü tercih edilmeli.” Yunusoğlu, kendi cihazını getir politikasını uygulayan şirketlerin güvenlik riskleri karşısında için, NetApp Connect’i öneriyor. “(BYOD) politikasının düşen BT maliyetlerini ve üretkenlik avantajlarını, güvenliksiz ortak bulut tekliflerinde sık rastlanan kurumsal veri sızması ve uyumluluk ihlalleriyle kıyaslamak zorunda kalmıyor” diyor.

Ne kadar az insan o kadar az hata

İnnova BI&EPM&CRM Çözüm Yöneticisi Barış Taptık:

Büyük verinin güvenliği o verinin nasıl oluşturulduğu ile doğru orantılı. Eğer bu veri kullanıcıların kendi paylaştıkları bilgiler ve kullanıcı deneyimlerinin takibi ile elde ediliyorsa, görece olarak daha güvenli bir veri olduğu söylenebilir. Veri toplama sürecinde insan katılımını ne kadar azaltıyorsak, hata payını da o kadar azaltma şansını yakalayabiliriz. Ayrıca analiz sonrasında çeşitli veri grupları için belli sapma eğrilerini oluşturmak ve tüm analizi bu eğrileri de dikkate alarak yapmak sonuçların güvenliğini artırıcı bir unsur olacaktır.

En güvenlisi tümleşik çözümler

Verilerin her an her yerden erişilebilir olduğu bir sistemde bu verilerin gizliliği ve güvenliği başlı başına ele alınması gereken bir konu. IBM Türk Bilgi Yönetimi Uzmanı Mehmet Cüneyt Göksu “Akıllı telefonlar, tabletler, “kendi cihazını getir” eğilimi ve bulut bilişimin yükselişi gibi eğilimler güvenlik risklerini artırırken mobil güvenlik programlarının uygulanmasına yönelik çabaları da ön plana taşıdı. IBM olarak en etkili güvenlik politikası olarak tümleşik iletişim ve çözümlerinin benimsenmesi gerektiğine inanıyoruz ve bu paralelde bir çözüm portföyü sunuyoruz”  diyor.