Dosya Dijital Dönüşüm ve Mobil Uygulamalar 23 NİSAN 2016 / 11:15

Dijital dönüşüm için üç eksenli yol haritası

Şirketlerin dijitalleşmesini, eski teknolojinin yerine yenisini koymak olarak düşünmemek gerekiyor. Süreçler basitçe dijitalleştirildiği zaman aslında tek yapılan, iş modelini ya da büyüme gücünü değiştirmeden sadece mevcut süreçleri kopyalayarak teknolojiyi uygulamak oluyor. “Türkiye’nin en dijital şirketlerini belirleyen ve Vodafone olarak hazırlanmasına katkıda bulunduğumuz Accenture Dijitalleşme Endeksi’ne göre, şirketler, dijitalleşme sürecinde Dijital Strateji, Dijital Hizmetler ve Dijital Operasyonel Yetkinlikler olmak üzere üç eksenli bir yol haritası izleyebilir” diyen Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Engin Aksoy, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Dijitalleşmek isteyen şirketler açısından ilk adım, dijital stratejiyi şirketin kurumsal stratejisi ve stratejik amaçları ile bütünleştirmek ve yeni iş modelleri geliştirmek olmalı. Dijitalleşmenin kurumsal stratejide rekabet avantajı sağlayacak şekilde yer alması ve şirketin ana hedeflerine entegre edilmesi gerekiyor. Dijitalleşmek isteyen şirketler için ikinci eksen, dijitalleştirilmiş ürün ve hizmetler sunmak ve müşteriye yönelik faaliyetlerini yeniden yapılandırmak olmalı. Müşteriler ile olan etkileşimde dijital ürün ve hizmetlerin kullanılması gerekiyor. Dijitalleşmeyi hedefleyen şirketlerin önündeki üçüncü ve son eksen ise organizasyon içindeki iletişimin, iç süreçlerin, iç operasyonların ve işbirliğinin dijitalleştirilmesi. Bu kapsamda, dijital teknoloji ve uygulamaların ve ayrıca yönetişim yapılarının organizasyonel iş akışını, iç süreçleri ve operasyonu desteklemesi gerekiyor. Özetle, şirketler bu üçlü yol haritasıyla hızla dijitalleşip yarına bugünden hazırlanabilir.”
Günümüzde mobil genişbant, verinin her an her yerden gerçek zamanlı erişilebilirliğini sağlayarak iş dünyasında gelişme trendini belirleyen temel unsur haline geliyor. Her gün daha fazla kişi internetle tanışırken, internette geçirilen zaman da artıyor. Mobil kullanımın hızla arttığı bu dönemde işletmeler de dijitalleşme ile verimliliğini artırıyor, hız kazanıyor, operasyonel süreçleri kolaylaştırıyor ve daha da önemlisi, rekabetçi olma yolunda büyük aşama kaydediyor. Örneğin, mobil çözümlerle işlerin uzaktan yürütülmesi, anlık takip edilmesi, saha araçlarının ve elemanlarının verimliliklerinin kontrol edilmesi mümkün oluyor. Yapılan araştırmalar, dijitalleşen şirketlerin kaynaklarını artırmadan gelirlerini sektörlerinin yüzde 9 üzerinde büyüttüğünü, kârlılıklarını sektörlerinin yüzde 26 üzerinde gerçekleştirdiğini ve pazar değerlerini sektörlerinin yüzde 12 üzerinde belirleyebildiklerini ortaya koyuyor. İşletmelerin dijitalleşmelerini artıracak çözümler, finansal kârlılıklarına olumlu katkı sağlaması açısından da önem teşkil ediyor. Bulut, mobilite ve nesnelerin interneti trendleri üzerinde yükselen bağlantılı iş dünyasının, global olarak 2020’de 90 trilyon dolarlık bir ekonomiye can vereceği hesaplanıyor.
Genişbant teknolojilerinin en yeni temsilcisi ve mobil iletişimde yeni bir dönemin başlangıcı olan 4.5G’nin de dijitalleşmenin geleceği açısından önemli rol oynadığını kaydeden Aksoy, şunları kaydetti: “Tamamen IP tabanlı ve veri taşımak üzere geliştirilen 4.5G teknolojisiyle ses, SMS ve veri gibi her tür aktarım, tek bir ortamda, başka bir deyişle internet üzerinden gerçekleşiyor. Kurumların hayatını daha sorunsuz, akıcı ve zengin bir internet deneyimiyle zenginleştirecek olan 4.5G teknolojisi, daha hızlı, daha etkin ve daha rekabetçi iş süreçlerinin de mimarı olacak. Özellikle gecikme süresinin kısalmasıyla, online işlem ve faaliyetler gerçek zamanlı yapılabilecek. Bu da iş süreçlerinde önemli ölçüde verimlilik artışını, rekabetçiliği ve maliyet avantajını beraberinde getirecek. İş dünyası, daha akıllı ve yenilikçi iş yapma biçimlerini benimseyerek dijitalleşmeyi mümkün olan en hızlı şekilde gerçekleştirecek. 4.5G, özellikle makinelerarası iletişim (M2M) alanında önemli büyüme sağlayacak. 4.5G destekli M2M sayesinde, iş süreçlerinin hızlanması, akıllı kentlerde yaşama geçiş, eğitimden sağlığa, tarımdan belediyeciliğe birçok alanda verimlilik artışı mümkün olacak. Diğer yandan, iş dünyası 4.5G ile beraber bulut tabanlı uygulamalara yönelerek önemli zaman ve maliyet avantajı sağlayacak. 4.5G, yüksek performanslı bulut platformlarına erişim, ses ve görüntü akışı gibi hizmetlerde kullanıcı deneyimini önemli ölçüde artırırken, sağlık, güvenlik ve eğitim gibi alanlarda yenilikçi uygulamalar sunulmasına imkân tanıyacak.”