Dosya 04 NİSAN 2011 / 21:54

Bulutla birlikte depolanan verinin de önemi arttı

Bulut bilişim sektör temsilcilerimiz tarafından sanallaştırmanın belirli bir olgunluk aşamasına geldikten sonra bir otomasyon aracı vasıtasıyla kullanıcının ihtiyaçları doğrultusunda teknolojik altyapının önceden tanımlanmış kurallar ve bir iş akışı ile kurulumların otomatik olarak yapılarak kullanıcının hizmetine sunulması şeklinde tanımlanıyor.
Bulutta depolama konusunda en önemli noktanın, otomasyon aracının orkestrasyon kabiliyeti ile teknolojik altyapıda çalışan işletim sistemi, sunucular, ağ ve veri depolama sistemlerinin bütünleşmesi olduğuna değinen Anadolu Bilişim Hizmetleri Profesyonel Hizmetler Müdürü Bektaş Özkan, “Özellikle veri depolama sistemleri, birden fazla kullanıcı/uygulama/sistem tarafından paylaşılabildiği için üreticiler, bu paylaşımı sağlayacak sanallaştırma ve bulut bilişim altyapısına bütünleşebilecek özellikleri yeni ürettikleri veri depolama sistemlerine eklemekte ve düzenli olarak geliştirmektedirler. Değişen ihtiyaçlar ve gelişen teknolojilerle birlikte veri depolama sistemlerine yeni özellikler eklenmektedir. Bunlar; artan verilerin etkin bir şekilde depolanmasına yönelik tekilleme-deduplication özelliği, arşiv, e-posta ve dosya sunucularının ortak paylaştığı veri depolama sistemlerinde  ciddi alan tasarrufu sağlar.

Ayrıca üreticiler, Eco Storage standardına sahip düşük enerji tüketen veri depolama sistemleri üretmeye çalışmaktadır. Bu tür depolama sistemleri kullanılmadığında disklerin dönüşünü durduran disk ünitelerine sahiptir. Object Archive yani Application Avare Archive adı verilen bir başka teknoloji ise daha az kullanılan verilerin optik sürücüler, teyp sistemleri gibi daha ucuz veri saklama sistemlerinde tutulmasını kolaylaştırmaktadır” dedi.

Bulut bilişim teknolojilerinin gelişmesi ile veri depolama teknolojilerinde dışkaynak kullanımının çok daha önemli bir hale geleceğinin altını çizen EMC Bölgesel Danışmanı Fırat Öztürk, “Artık her kurum kendi altyapısını gelecek nesil veri merkezlerine hazır olacak şekilde tanımlıyor. Gelecek nesil veri merkezleri sanallaştırma teknolojilerinin ön planda olduğu çok daha dinamik, esnek ve verimli veri merkezleri olacaklar. Bu şekilde kurumlar sahip oldukları veri merkezlerinde bizim “internal cloud” tabir ettiğimiz kendi bulut altyapılarını oluşturacaklar. Ancak büyüyen ihtiyaçlar bunun yeterli olmadığını gösteriyor. Bu nedenle pek çok kurum dışkaynak kullanımına da giderek bizim “external cloud” tabir ettiğimiz birtakım servis sağlayıcıların sunduğu altyapıyı da kullanacaklar. Her ikisinin ortak bir kullanım ile birleşmesi sonucu EMC’nin “Private Cloud” olarak tanımladığı bulut altyapısı oluşacak. Private Cloud, hem kalıtsal hem de bulut kaynaklarının tamamen kontrol edilebilir şekilde özel amaçlı kullanılmasını sağlayan dinamik altyapı olarak tanımlanabilir” şeklinde görüş belirtti.

Yeni ama aslında eski bir kavram

Bulut bilişimin aslında görece yeni bir kavram olmakla birlikte, kurumların belki de yıllardır farklı kategoriler ve isimler altında kullandığı teknolojilerin bir birleşimi olduğunu söyleyen IBM Türk, Veri Depolama Sistemleri Takım Lideri Alpay Özer, şunları söyledi:

“Bulut bilişimi, sanallaştırılmış sunucu, ağ ve veri depolama sistemlerinin tek bir noktadan yönetilerek tüm birimlerin tek bir yapı gibi davranmasının sağlanması olarak da tanımlayabiliriz. Bu alanları parça parça düşündüğümüzde, birçok yapıda özellikle veri depolama sistemlerinin bulut bilişime geçişteki en büyük yavaşlatıcı etken olduklarını görüyoruz. Geleneksel disk istemlerinin, veri taşıma, yük dengeleme, yatay ölçekleme, merkezi yönetim gibi özelliklerde eksik kaldığını ve bu eksikliklerin de bulut bilişime geçişi yavaşlattığını düşünüyoruz. IBM’in çözümleri ise bu noktada devreye girmektedir. IBM hali hazırda sahip olduğu ve yeni geliştirdiği teknolojilerle veri depolama sistemlerinin de bulut bilişime hazır olmasını sağlıyor. Kendi kendini iyileştiren, darboğazları engelleyen, sürekli olarak yük dengelemesi ve performans optimizasyonu yapan XIV disk sistemi, kurumların sahip olduğu tüm veri depolama sistemlerini tek bir veri depolama sistemi haline getirerek, kurumlara yönetim kolaylığı sağlar. Bunun yanı sıra toplam satın alma maliyetlerinde yüksek ölçüde iyileştirmeler sağlayan SVC, yüksek performanslı disk sanallaştırma çözümleri ve KOBİ’lerin de kullanabileceği maliyetlerle sunulabilen Storwize V7000 sistemleri, bulut bilişim için tasarlanan, hali hazırda birçok bulut ortamında kullanılan sistemlerdir.”

Veri depolama

çözümlerinin son on yılda kat ettiği yol ve değişime bakıldığında, verinin

öneminin ve değerinin artışıyla bir paralellik içinde olduğunu ifade eden Index Bilgisayar IBM İş Birim Müdürü İlker Saltoğlu, “Önceleri düşük veri üreten uygulamaların ön planda olduğu kurumsal yapılar, zamanla, bu verinin işlenmesiyle kendine yön veren, veri kaybına tahammülü olmayan işletmeler haline geldiler. Buna paralel olarak, depolamanın anlamı, sunucular içine takılan disk sürücüler olmaktan çıkıp, harici, kendi kendini yöneten, 7/24 hizmet vermek üzere tasarlanmış yapılarıyla yeni bir kavram olarak karşımıza çıktı. Bulut bilişimin telaffuz edilmesiyle beraber, hayatımıza bulut depolama da girdi. Veri depolama merkezlerinin biraz daha ön planda olacağı geleceğe doğru hızla ilerliyoruz. Bundan birkaç yıl önce sadece arşivleme olarak gördüğümüz depolamayı, gün geçtikçe büyüklüğü ve çeşitliliği artan verilerimizi bulundurduğumuz, koruduğumuz alanlar olarak kullanıyoruz. Erişimi engelleme, doğru veriye kolay ve hızlı erişebilme ihtiyacımız artıyor. Bu alandaki gelişmeler,disk kapasitelerinin ve performanslarının artışının yanında, artık güvenlik ve yönetim yönünde de ilerliyor. Üreticilerin arasındaki rekabete baktığımızda da ön plana çıkan özellik ve farklılıkların genel olarak artık donanımın kendisinden ziyade, erişilebilirlik, güvenlik ve yönetilebilirlik konularında olduğunu görüyoruz. Bulut bilişimin daha yaygın bir şekilde kullanılabilmesi için veriye her yerden hızlı ve güvenli bir şekilde erişebilmek gerekiyor” dedi.

Bulutta depolama konusunda en önemli noktanın, otomasyon aracının orkestrasyon kabiliyeti ile teknolojik altyapıda çalışan işletim sistemi, sunucular, ağ ve veri depolama sistemlerinin bütünleşmesi olduğuna değinen Anadolu Bilişim Hizmetleri Profesyonel Hizmetler Müdürü Bektaş Özkan, “Özellikle veri depolama sistemleri, birden fazla kullanıcı/uygulama/sistem tarafından paylaşılabildiği için üreticiler, bu paylaşımı sağlayacak sanallaştırma ve bulut bilişim altyapısına bütünleşebilecek özellikleri yeni ürettikleri veri depolama sistemlerine eklemekte ve düzenli olarak geliştirmektedirler. Değişen ihtiyaçlar ve gelişen teknolojilerle birlikte veri depolama sistemlerine yeni özellikler eklenmektedir. Bunlar; artan verilerin etkin bir şekilde depolanmasına yönelik tekilleme-deduplication özelliği, arşiv, e-posta ve dosya sunucularının ortak paylaştığı veri depolama sistemlerinde  ciddi alan tasarrufu sağlar.

Ayrıca üreticiler, Eco Storage standardına sahip düşük enerji tüketen veri depolama sistemleri üretmeye çalışmaktadır. Bu tür depolama sistemleri kullanılmadığında disklerin dönüşünü durduran disk ünitelerine sahiptir. Object Archive yani Application Avare Archive adı verilen bir başka teknoloji ise daha az kullanılan verilerin optik sürücüler, teyp sistemleri gibi daha ucuz veri saklama sistemlerinde tutulmasını kolaylaştırmaktadır” dedi.

Bulut bilişim teknolojilerinin gelişmesi ile veri depolama teknolojilerinde dışkaynak kullanımının çok daha önemli bir hale geleceğinin altını çizen EMC Bölgesel Danışmanı Fırat Öztürk, “Artık her kurum kendi altyapısını gelecek nesil veri merkezlerine hazır olacak şekilde tanımlıyor. Gelecek nesil veri merkezleri sanallaştırma teknolojilerinin ön planda olduğu çok daha dinamik, esnek ve verimli veri merkezleri olacaklar. Bu şekilde kurumlar sahip oldukları veri merkezlerinde bizim “internal cloud” tabir ettiğimiz kendi bulut altyapılarını oluşturacaklar. Ancak büyüyen ihtiyaçlar bunun yeterli olmadığını gösteriyor. Bu nedenle pek çok kurum dışkaynak kullanımına da giderek bizim “external cloud” tabir ettiğimiz birtakım servis sağlayıcıların sunduğu altyapıyı da kullanacaklar. Her ikisinin ortak bir kullanım ile birleşmesi sonucu EMC’nin “Private Cloud” olarak tanımladığı bulut altyapısı oluşacak. Private Cloud, hem kalıtsal hem de bulut kaynaklarının tamamen kontrol edilebilir şekilde özel amaçlı kullanılmasını sağlayan dinamik altyapı olarak tanımlanabilir” şeklinde görüş belirtti.

Yeni ama aslında eski bir kavram

Bulut bilişimin aslında görece yeni bir kavram olmakla birlikte, kurumların belki de yıllardır farklı kategoriler ve isimler altında kullandığı teknolojilerin bir birleşimi olduğunu söyleyen IBM Türk, Veri Depolama Sistemleri Takım Lideri Alpay Özer, şunları söyledi:

“Bulut bilişimi, sanallaştırılmış sunucu, ağ ve veri depolama sistemlerinin tek bir noktadan yönetilerek tüm birimlerin tek bir yapı gibi davranmasının sağlanması olarak da tanımlayabiliriz. Bu alanları parça parça düşündüğümüzde, birçok yapıda özellikle veri depolama sistemlerinin bulut bilişime geçişteki en büyük yavaşlatıcı etken olduklarını görüyoruz. Geleneksel disk istemlerinin, veri taşıma, yük dengeleme, yatay ölçekleme, merkezi yönetim gibi özelliklerde eksik kaldığını ve bu eksikliklerin de bulut bilişime geçişi yavaşlattığını düşünüyoruz. IBM’in çözümleri ise bu noktada devreye girmektedir. IBM hali hazırda sahip olduğu ve yeni geliştirdiği teknolojilerle veri depolama sistemlerinin de bulut bilişime hazır olmasını sağlıyor. Kendi kendini iyileştiren, darboğazları engelleyen, sürekli olarak yük dengelemesi ve performans optimizasyonu yapan XIV disk sistemi, kurumların sahip olduğu tüm veri depolama sistemlerini tek bir veri depolama sistemi haline getirerek, kurumlara yönetim kolaylığı sağlar. Bunun yanı sıra toplam satın alma maliyetlerinde yüksek ölçüde iyileştirmeler sağlayan SVC, yüksek performanslı disk sanallaştırma çözümleri ve KOBİ’lerin de kullanabileceği maliyetlerle sunulabilen Storwize V7000 sistemleri, bulut bilişim için tasarlanan, hali hazırda birçok bulut ortamında kullanılan sistemlerdir.”

Veri depolama

çözümlerinin son on yılda kat ettiği yol ve değişime bakıldığında, verinin

öneminin ve değerinin artışıyla bir paralellik içinde olduğunu ifade eden Index Bilgisayar IBM İş Birim Müdürü İlker Saltoğlu, “Önceleri düşük veri üreten uygulamaların ön planda olduğu kurumsal yapılar, zamanla, bu verinin işlenmesiyle kendine yön veren, veri kaybına tahammülü olmayan işletmeler haline geldiler. Buna paralel olarak, depolamanın anlamı, sunucular içine takılan disk sürücüler olmaktan çıkıp, harici, kendi kendini yöneten, 7/24 hizmet vermek üzere tasarlanmış yapılarıyla yeni bir kavram olarak karşımıza çıktı. Bulut bilişimin telaffuz edilmesiyle beraber, hayatımıza bulut depolama da girdi. Veri depolama merkezlerinin biraz daha ön planda olacağı geleceğe doğru hızla ilerliyoruz. Bundan birkaç yıl önce sadece arşivleme olarak gördüğümüz depolamayı, gün geçtikçe büyüklüğü ve çeşitliliği artan verilerimizi bulundurduğumuz, koruduğumuz alanlar olarak kullanıyoruz. Erişimi engelleme, doğru veriye kolay ve hızlı erişebilme ihtiyacımız artıyor. Bu alandaki gelişmeler,disk kapasitelerinin ve performanslarının artışının yanında, artık güvenlik ve yönetim yönünde de ilerliyor. Üreticilerin arasındaki rekabete baktığımızda da ön plana çıkan özellik ve farklılıkların genel olarak artık donanımın kendisinden ziyade, erişilebilirlik, güvenlik ve yönetilebilirlik konularında olduğunu görüyoruz. Bulut bilişimin daha yaygın bir şekilde kullanılabilmesi için veriye her yerden hızlı ve güvenli bir şekilde erişebilmek gerekiyor” dedi.

Erhan_CevikBulut bilişimle ilgili düşünceniz nedir?

Bu sorunun son dönemde yapmış olduğu tüm görüşmelerde özellikle sorduğu bir soru haline geldiğini belirten Emobil Genel Müdürü Erhan Çevik, “Bu konuda hem yurtdışı hem de yurtiçi kaynaklardan aldığım bilgi ve fikirlerle kendiminkileri harmanlayıp bir projeksiyon çizmeye çalışıyorum bir süredir. Ancak karşılaştığım tablo; bu kavramın, kişiler ve şirketler tarafında çok farklı algılar içerisinde olduğu yönünde. Henüz oturmuş bir şey göremediğimi çok net olarak ifade edebilirim. Zaten güven sorununun da en üst seviyede olduğu ülkemizde, birçok kişi ve kuruma göre bulut bilişim, şu an için ismi gibi  sadece bir “bulut”. Ancak bu rüzgârın getirmeye başladığı ve ileri zamanda getireceği çok fazla şey mutlaka olacaktır. Özellikle veri taşıma hızlarının günden güne arttığı ve bilgiye her yerden erişilebildiği şu zamanda, uygulama tarafında, yatırım yapamayan şirketler buradan en çok fayda sağlayacak taraf olacak diye düşünüyorum. Çok fazla varlık yatırımı yapmadan, hizmet adı altında alacakları servisler vasıtasıyla, iş süreçlerini daha hızlandırıp kontrol altına alabildikleri elektronik ortamlara sahip olacaklar. Ama tabii ki sadece bu yatırımı yapamayanlar değil, verinin verimli kullanılabilirliğinin sağlanmasına önem veren şirketlerin de çok işine yarayacaktır bulut bilişim konusu. Hatta buna tam çok güzel örnek olacak bir konuşmayı, daha bugün bir üreticinin ülke yöneticisi ile “Salesforce.com” hakkında bir süre konuşarak yaptık” dedi.
ETİKETLER : Sayı:815