Dosya 04 NİSAN 2011 / 22:24

Depolanan verinin doğru kullanımı rekabette bir adım ileri taşıyor

Bilgisayar ortamında saklanan veri, kurumlar açısından rekabetçi bir önem taşıyor. Bu nedenle öncelikle ihtiyaç analizi yapılması gerekiyor. Kısa ve uzun vadede kurumun ihtiyaçları belirlenmeli; kurum içinde üretilen veriler, türlerine, büyüme eğilimlerine, önem derecelerine, yasalara ve sahipliklerine göre detaylı analiz edilmeli. Analiz sonrasında verilerin yaşam döngüsü tarif edilmeli ve bir sürece bağlanmalı.
Sürecin  yönetilebilmesi için teknolojik araçlardan mutlaka yararlanmak gerekeceğini belirten Anadolu Bilişim

Hizmetleri Profesyonel Hizmetler Müdürü Bektaş Özkan, şöyle devam etti:

“Bu çalışma sonucunda

şirket içinde bazı soruların yanıtları ortaya çıkmış olacaktır; ayda kaç tür

veri ne kadar üretiliyor, bunların hangileri kaç yıl saklanacak, hangi sıklıkla yedeklenmesi gerekiyor

gibi. Ayrıca bu çalışmayla şirket içinde kimler hangi verilere hangi haklarla erişebilecekler gibi detay süreç ve talimatlar da

ortaya çıkacaktır.

Bu sayede şirket yaşamı

için kritik öneme sahip

veriler, doğru kullanılabilir, uygun ortamlarda

saklanabilir ve gerektiğinde hızlı erişilebilir olacaktır. Bu ihtiyaç analizi sonrasında kurumlar oluşan bu verileri depolayacak, saklayacak ve arşivleyecek teknolojileri kendileri doğrudan satın alabilir veya bu konuda

hizmet veren servis sağlayıcılardan hizmet olarak temin edebilirler. Veri depolamaya yatırım yapmayı planlayan kurumların mutlaka dışkaynak kullanma alternatifini değerlendirmelerini öneririm.”

Sayısal içeriklerin fazlalaşması, artan sunucu sanallaştırma işlemleri ve bilgisayar destekli hizmetler sebebiyle depolanabileceğinden çok daha fazla veri üretildiğinin altını çizen Dell Gelişen Avrupa Kurumsal Ürünler Pazarlama Müdürü Tunç Erkan, “Bu artış özellikle de dosya, görsel ve film gibi yapılandırılmamış verilerde görülüyor. Bu durum işletmeler için üç temel veri yönetim sorunu ortaya çıkartmakta. Bunlar da kapasite, erişim ve koruma” dedi.

Araştırma yapmadan yatırım olmaz

“Şirketlerin yatırımlarını yapmadan önce geçmişten bugüne depolama ihtiyaçlarını analiz etmeleri ve bu bilgiler doğrultusunda ihtiyaçlarını net olarak belirlemeleri gerektiğini düşünüyorum” diyen Emobil Genel Müdürü Erhan Çevik, konu hakkında şunları söyledi:

“Ne kadar kapasite ihtiyacı var, ortalama ne kadar depolama alanı artırımına ihtiyaç var, uygulamaların mevcut IOPS ihtiyacı nedir gibi analizler yapılarak depolama yatırımını buna göre yapmak en doğru yol olacaktır. İhtiyaç planlaması yaparken özellikle giriş ve orta seviye depolama ihtiyaçlarında çok uzun süreli bir plan yapmamalarını da özellikle öneriyoruz. Özellikle giriş-orta seviye depolama kullananlar eski depolama ürünü üzerine genişleme yaparak devam etmek yerine yeni ürünle değiştirmeyi tercih ediyorlar. Elbette istisnalar olacaktır ama teknolojinin gelişmesi, kapasitelerin artması, hızların katlanması gibi konuları dikkate aldığınızda bugün aldığınız bir depolama ünitesine bir süre sonra ek yapmanın maliyetinin, yerine yeni bir depolama ürünü almanın maliyeti arasında gözle görülür bir fark olmadığını yaşadığımız tecrübelerden de görmekteyiz. Alınacak ürünün ne kadar çok genişleyebildiğinden çok, performans/kapasite ihtiyaçlarını ne ölçüde karşılayabildiği göz önünde bulundurulmalıdır. Bir de çokça yapılan bir hata daha var ki, o da genellikle kâğıt üzerinde yapılan karşılaştırmalar ile en çok özellik içeren ürünün seçilmesi.”

IDC raporlarında, sadece son 3 yılda yaratılan ve depolanan sayısal veri miktarının yüzde 3 bin arttığı ifade edildiğinin üzerinde duran Glasshouse Türkiye Genel Müdürü Emre Pekar, “Bu bilgi, yedekleme ve veri depolama alanlarında ihtiyaçları karşılayacak ciddi ve pratik bir teknolojinin de aslında ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Şirketler de bu konuda hem yazılım hem de donanım tarafında, kendilerine en iyi avantajları sağlayacak çözümleri kullanmaya yöneliyorlar. Tekilleştirme teknolojileri sayesinde bu alanda duyulan ihtiyaçların nerdeyse tamamı,  kaynakların sadece yüzde 10’u ile karşılanabilecek durumda.  Çünkü tekilleştirme, birbirini tekrar eden veri bloklarını bulur ve bunları sadece bir kere depolar. Tekrar eden aynı veri sadece bir kere gerçekten depolanır, diğer tekrarlar diske yazılmaz ve birer sanal bağlantı ile yazılmış olan ana kopyaya yönlendirilir. Aynı dosya ya da veri bloğunun yeniden yazılarak çok sayıda kopyasının oluşması engellenir. Böylece, aynı fiziksel kaynaklar kullanılarak daha fazla veri saklanabilir. Bu da maliyet, zaman ve verimlilik anlamında çok önemli avantajlar sağlar” şeklinde konuştu.

Öncelikli olarak, veri depolama alanında

tecrübeli, BT altyapılarını

ve ihtiyaçlarını doğru

analiz edip kendilerine özel çözümler üretecek bir şirket seçerek işe başlamalarını öneren Index Bilgisayar IBM İş Birim Müdürü İlker Saltoğlu, “Veri depolama konusunda belirli kurumlar hariç halen emekleme dönemindeyiz. Bu yüzden, gelecek birkaç sene içindeki ihtiyaçları ve veri depolama alanındaki eğilimleri de kapsayacak şekilde bir yapı oluşturulmalı. Bu yapının gelecekteki ihtiyaçları karşılayabilmesi için ölçeklenebilir ve genişleyebilir olması, temel unsurlardan biri olmalı. Artık, veri kayıplarının çok zor telafi edilebildiği veya telafi edilemez olduğu zamanlar yaşıyoruz. Bu yüzden, verilerin sadece depolanması değil, yedeklenmesi de çok önemli. Depolama/saklama ve yedeklemeyi bir bütün olarak düşünüp, birbirinden ayırmadan çözüm oluşturmak gerekiyor” dedi.

Sürecin  yönetilebilmesi için teknolojik araçlardan mutlaka yararlanmak gerekeceğini belirten Anadolu Bilişim Hizmetleri Profesyonel Hizmetler Müdürü Bektaş Özkan, şöyle devam etti:

“Bu çalışma sonucunda şirket içinde bazı soruların yanıtları ortaya çıkmış olacaktır; ayda kaç tür veri ne kadar üretiliyor, bunların hangileri kaç yıl saklanacak, hangi sıklıkla yedeklenmesi gerekiyor gibi. Ayrıca bu çalışmayla şirket içinde kimler hangi verilere hangi haklarla erişebilecekler gibi detay süreç ve talimatlar da ortaya çıkacaktır. Bu sayede şirket yaşamı için kritik öneme sahip veriler, doğru kullanılabilir, uygun ortamlarda

saklanabilir ve gerektiğinde hızlı erişilebilir olacaktır. Bu ihtiyaç analizi sonrasında kurumlar oluşan bu verileri depolayacak, saklayacak ve arşivleyecek teknolojileri kendileri doğrudan satın alabilir veya bu konuda hizmet veren servis sağlayıcılardan hizmet olarak temin edebilirler. Veri depolamaya yatırım yapmayı planlayan kurumların mutlaka dışkaynak kullanma alternatifini değerlendirmelerini öneririm.”

Sayısal içeriklerin fazlalaşması, artan sunucu sanallaştırma işlemleri ve bilgisayar destekli hizmetler sebebiyle depolanabileceğinden çok daha fazla veri üretildiğinin altını çizen Dell Gelişen Avrupa Kurumsal Ürünler Pazarlama Müdürü Tunç Erkan, “Bu artış özellikle de dosya, görsel ve film gibi yapılandırılmamış verilerde görülüyor. Bu durum işletmeler için üç temel veri yönetim sorunu ortaya çıkartmakta. Bunlar da kapasite, erişim ve koruma” dedi.

Araştırma yapmadan yatırım olmaz

“Şirketlerin yatırımlarını yapmadan önce geçmişten bugüne depolama ihtiyaçlarını analiz etmeleri ve bu bilgiler doğrultusunda ihtiyaçlarını net olarak belirlemeleri gerektiğini düşünüyorum” diyen Emobil Genel Müdürü Erhan Çevik, konu hakkında şunları söyledi:

“Ne kadar kapasite ihtiyacı var, ortalama ne kadar depolama alanı artırımına ihtiyaç var, uygulamaların mevcut IOPS ihtiyacı nedir gibi analizler yapılarak depolama yatırımını buna göre yapmak en doğru yol olacaktır. İhtiyaç planlaması yaparken özellikle giriş ve orta seviye depolama ihtiyaçlarında çok uzun süreli bir plan yapmamalarını da özellikle öneriyoruz. Özellikle giriş-orta seviye depolama kullananlar eski depolama ürünü üzerine genişleme yaparak devam etmek yerine yeni ürünle değiştirmeyi tercih ediyorlar. Elbette istisnalar olacaktır ama teknolojinin gelişmesi, kapasitelerin artması, hızların katlanması gibi konuları dikkate aldığınızda bugün aldığınız bir depolama ünitesine bir süre sonra ek yapmanın maliyetinin, yerine yeni bir depolama ürünü almanın maliyeti arasında gözle görülür bir fark olmadığını yaşadığımız tecrübelerden de görmekteyiz. Alınacak ürünün ne kadar çok genişleyebildiğinden çok, performans/kapasite ihtiyaçlarını ne ölçüde karşılayabildiği göz önünde bulundurulmalıdır. Bir de çokça yapılan bir hata daha var ki, o da genellikle kâğıt üzerinde yapılan karşılaştırmalar ile en çok özellik içeren ürünün seçilmesi.”

IDC raporlarında, sadece son 3 yılda yaratılan ve depolanan sayısal veri miktarının yüzde 3 bin arttığı ifade edildiğinin üzerinde duran Glasshouse Türkiye Genel Müdürü Emre Pekar, “Bu bilgi, yedekleme ve veri depolama alanlarında ihtiyaçları karşılayacak ciddi ve pratik bir teknolojinin de aslında ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Şirketler de bu konuda hem yazılım hem de donanım tarafında, kendilerine en iyi avantajları sağlayacak çözümleri kullanmaya yöneliyorlar. Tekilleştirme teknolojileri sayesinde bu alanda duyulan ihtiyaçların nerdeyse tamamı,  kaynakların sadece yüzde 10’u ile karşılanabilecek durumda.  Çünkü tekilleştirme, birbirini tekrar eden veri bloklarını bulur ve bunları sadece bir kere depolar. Tekrar eden aynı veri sadece bir kere gerçekten depolanır, diğer tekrarlar diske yazılmaz ve birer sanal bağlantı ile yazılmış olan ana kopyaya yönlendirilir. Aynı dosya ya da veri bloğunun yeniden yazılarak çok sayıda kopyasının oluşması engellenir. Böylece, aynı fiziksel kaynaklar kullanılarak daha fazla veri saklanabilir. Bu da maliyet, zaman ve verimlilik anlamında çok önemli avantajlar sağlar” şeklinde konuştu.

Öncelikli olarak, veri depolama alanında tecrübeli, BT altyapılarını ve ihtiyaçlarını doğru analiz edip kendilerine özel çözümler üretecek bir şirket seçerek işe başlamalarını öneren Index Bilgisayar IBM İş Birim Müdürü İlker Saltoğlu, “Veri depolama konusunda belirli kurumlar hariç halen emekleme dönemindeyiz. Bu yüzden, gelecek birkaç sene içindeki ihtiyaçları ve veri depolama alanındaki eğilimleri de kapsayacak şekilde bir yapı oluşturulmalı. Bu yapının gelecekteki ihtiyaçları karşılayabilmesi için ölçeklenebilir ve genişleyebilir olması, temel unsurlardan biri olmalı. Artık, veri kayıplarının çok zor telafi edilebildiği veya telafi edilemez olduğu zamanlar yaşıyoruz. Bu yüzden, verilerin sadece depolanması değil, yedeklenmesi de çok önemli. Depolama/saklama ve yedeklemeyi bir bütün olarak düşünüp, birbirinden ayırmadan çözüm oluşturmak gerekiyor” dedi.

Firat_OzturkOrtak platformlar ön planda

Kurumların her bir bağlantı tipi için ayrı veri depolama platformu almak yerine, bütün bağlantı ve veri tiplerini destekleyen bütünleşik veri depolama platformlarını tercih ettiklerini ifade eden EMC Bölgesel Danışmanı Fırat Öztürk, “Örneğin sadece blok tabanlı (SAN) kullanım yerine, dosya tabanlı (NAS), obje tabanlı (CAS) kullanımı da destekleyen çözümler talep görüyor. Ayrıca SSD (Solid State Disk) teknolojisinin kullanımı da artıyor. Bütünleşik çözümler sayesinde kullanım kolaylığı, gelişmiş performans ve verimlilik özellikleri ile artan ihtiyaçları adresleyecek altyapının kazanımları da elde edilmiş oluyor. Verinin büyüme hızı düşünülürse, ölçeklenebilir sistemlere yatırım yapılması ayrı bir önem taşıyor. Dosya tekilleştirme ve sıkıştırma gibi gelişmiş fonksiyonlar ile artan veri miktarının yönetimi kolaylaşıyor. Her bir veri tipi ayrı altyapı ihtiyacına sahip. Otomatik olarak verilerin ihtiyaca göre flash, fiber ya da SATA disklere dağıtımını sağlayan yazılımlar, işletmelerin yatırım maliyetlerini düşürüyor” dedi.
ETİKETLER : Sayı:815