Dosya 26 AĞUSTOS 2012 / 17:04

Olimpiyat şehirlerinde ATOS imzası var

“Olimpiyatlar, teknolojinin spor ve büyük spor organizasyonlarını nasıl etkilediğini gözlemlemek açısından çok büyük bir fırsat.”

Atos Türkiye CEO’su Orhan Akbulut’a göre olimpiyatlar, teknolojinin spor ve büyük spor organizasyonlarını nasıl etkilediğini gözlemlemek açısından çok büyük bir fırsat. Son olarak Londra 2012 Olimpiyatları’nda da bunu gözlemlediklerini belirten Akbulut, “Atos olarak tüm olimpiyatların bilişim altyapısını tasarladık, kurduk ve yönettik. Bu 19 gün boyunca en küçük hataya bile yer yoktu. Medya, izleyiciler, organizatör şirketler ve yarışanlar için kusursuz bir düzenek yönetildi. Nasıl Formula 1, lastik sektörü için en üst seviye olarak kabul ediliyorsa, bence olimpiyatlar da BT operasyonları için aynı anlama geliyor. Atos olarak bu organizasyonu başarıyla tamamlamış olmaktan dolayı gurur duyuyoruz” diye konuştu.

“Yorumcu Bilgi Sistemi” (CIS) teknolojisiyle sonuçlar saniyeler içinde ulaştı
Akbulut, “Atos’un ilk kez Londra olimpiyatları için tasarladığı teknik altyapı ve teknolojiler sayesinde atletlerden izleyicilere, basından organizatör şirketlere tüm dünya, bu deneyimi sorunsuz ve kesintisiz bir şekilde yaşama ve izleme olanağına sahip oldu. Örneğin, ilk kez bu olimpiyatlarda kullanılan “Yorumcu Bilgi Sistemi” (CIS) teknolojisiyle sonuçlar, stadın canlı yayın bölümlerindeki dokunmatik ekranlı bilgisayarlara sadece 0,3 saniye içinde ulaştı. Bu daha çok iletişim teknolojileri ile ilgili gelişmelerdi. Sporcuların kendi başarıları için kullanılabilecek teknolojilere gelirsek; Atos bu bağlamda geleceği ilgilendirecek çok kapsamlı bir rapor hazırladı. “London 2012 Ascent: A vision forsport and technology” (Spor ve teknoloji için bir vizyon) başlığını taşıyan bu kapsamlı çalışmada atletlerin kendi alanlarında ne gibi avantajlar sağlayabileceklerini görebiliyoruz. Öncelikle yeni teknolojiler sayesinde sporcular, daha akıllıca antrenman yapma şansı bulacaklar. Gelişimlerini, güçsüz yanlarını ve hatta potansiyel yaralanmalarını tanımlamak için performans verilerinden faydalanacaklar. Taktikleri hızlıca değiştirip, şampiyonluğa daha yaklaşacaklar. Akıllı kıyafetler yaygınlaştıkça, gerçek zamanlı bilgiler kendilerine ve koçlarına ulaşabilecek. Son olarak söyleyebilirim ki gelişen teknolojiler sporcuların daha çok gençken yetenek avcıları tarafından fark edilebilmelerini ve daha kazançlı sponsorluk anlaşmaları elde edebilmelerini sağlayacak” şeklinde konuştu.
Atos,  Salt Lake City 2002 Oyunları’ndan bu yana bilgi teknolojileri ortağı
Atos’un Salt Lake City 2002 Oyunları’ndan bu yana olimpiyatların bilgi teknolojileri ortağı olmayı sürdürdüğüne dikkat çeken Akbulut, sözlerini şöyle sürdürdü: “ Atos’un ilk kez bu olimpiyatlar için tasarladığı teknik altyapı ve teknolojiler sayesinde atletlerden izleyicilere, basından organizatör şirketlere tüm dünya, bu deneyimi sorunsuz ve kesintisiz bir şekilde yaşama ve izleme olanağına sahip oldu. Haliyle olimpiyatlarda bu tür bir teknolojik altyapı işine girişmek demek sorunuzda bahsettiğiniz tüm sporlar ve ötesiyle iç içe olmak anlamına geliyor. Atos’un Uluslararası Olimpiyat Komitesi ile yapmış olduğu bu sözleşme, spor alanında bilişim konusunda yapılmış en büyük kontrat olma özelliğine sahip. Kontrat, son olarak Rusya’da düzenlenecek 2014 Soçi Kış Olimpiyatları ve 2016’da Brezilya’da yapılacak Rio Yaz Olimpiyatları’nı da içine alacak şekilde genişletilmiş durumda. Ayrıca şirketimiz,  vizyonu ve spora bakış açısıyla da  ilintili olarak olimpiyat sporcularına olabildiğince destek olmaya çalışıyor. “
ETİKETLER : Sayı:885