Dosya 12 AĞUSTOS 2012 / 16:00

Öncelik ve hedeflerle, şirkete özel politikalar

Birkaç yıl öncesine kadar, ortada bir tablet pazarı yoktu. Bugün ise giderek büyüyen bir pazar var karşımızda ve Gartner’ın tahmini, 2012 yılında küresel bazda 100 milyondan fazla tablet satışının gerçekleşeceği yönünde. Gartner’a göre, tablet pazarındaki büyüme aslında buzdağının görünen yüzü. Çünkü bir tarafta da mobil uygulama geliştirme, mobil güvenlik riski analizi, mobil cihaz yönetimi ve kablosuz altyapı yatırımları gibi başlıklar var.
Gartner’ın hazırladığı ‘2012 Mobil Stratejiler Planlama Rehberi’ araştırmasına göre mobilite; şirketleri bir dizi yatırım gerekliliğiyle karşı karşıya getiriyor. Buna göre, gelecek aylarda şirketler bu üç alana odaklanmalı: Çapraz fonksiyonlu mobilite ekibi yaratmak, spesifik gruplara ayrılmış kullanıcıların mobil teknolojileri kullanma alışkanlığını anlamak ve tekrar edilebilir bir metodoloji kullanarak bir mobil mimari yaratmak.
Yüksek hızda internet erişimi, yaratıcı mobil uygulamalar gibi unsurların desteği ile yeni mobil cihazlara hücum eden kullanıcılar, şirketlerini de teknolojik bir değişime zorluyor desek yalan olmaz. Bu değişim kapsamında düzenlemeler, uyum, güvenlik, maliyet, kurumsal politikalar ve teknolojik yetkinlikler de yeniden tanımlanıyor. Gartner araştırmasının ortaya koyduğu sonuç aslında çok net: Tablet cihazlar, sosyal yazılımlar ve akıllı telefonlarda yaratıcılık düzeyi, aslında kurumların uyum oranından daha hızlı artış sergiliyor.
Kamudaki dönüşüm hızı, özel sektörü geçecek
Tablet ve akıllı telefonların iş hayatında yerini alması söz konusu olduğunda, mobil operatörler bu işin başını çekiyor. Halil Aksu’ya göre, söz konusu teknolojilere yakın olan bu sektördeki şirketler, teknik aşinalığa sahip. Aksu’nun dikkat çektiği bir sektör de, bu imkanlardan özellikle depo ve mağaza ortamlarında gittikçe daha fazla yararlanan perakende sektöründeki bazı şirketler. Bankalar da ağır ama emin adımlarla bu konuda denemelerini yapıyor. Aksu, şubede tablet bilgisayar kullanımı ile satış ve pazarlama süreçlerini iyileştirme çabasına dikkat çekti. Genel kanı, gelecek yıllarda bu modellerin yaygınlaşacağı ve cihaz sayılarının da çok hızlı bir biçimde artacağı yönünde. Bu nedenle birçok şirketin, ister istemez bu eğilime yatırım yapacağını söylemek abartılı bir tahmin olmuyor.
Halil Aksu ise Türkiye özelinde bir noktaya dikkat çekti: “FATİH Projesi ile eğitim alanında, benzer projelerle sağlık, emniyet ve adalet alanlarında önümüzdeki 10 - 20 yıl içinde komple bir dönüşüm yaşanacak. Kamusal alandaki dönüşüm, özel sektördeki hacimden çok daha büyük olacak. Bununla birlikte, toplumsal ve ekonomik etkileri de çok daha büyük olacak. Dolayısıyla bu eğilimin patlaması önünde engel görünmüyor.”
Kurumsal bilinç seviyesi yükselecek
Akıllı telefon ve tablet cihazların iş hayatında ‘kendi cihazını getir’ sloganı ile yer bulduğu bir dönemde en önemli konu; kişisel cihazla kurumsal sistemlere erişim olacak. Bu cihazların da kurumsal ağlara ve kurumsal sistemlere tanıtılması, bu tanıtım paralelinde yönetilmesi ve yetkilendirilmesi bir gereklilik. Ama bir çalışanın şirket bilgisayarı ve şirket telefonu hariç sahip olduğu akıllı cihazlar ve bunları yenileme, değiştirme hızı göz önüne alındığında, BT departmanının işinin hiç de kolay olmadığı görülüyor. Şirket çalışanlarının bu yapıda ‘BT birimini bilgilendirme’ alışkanlığını, bu refleksi kazanması aslında şirket bütününde bir insan kaynakları politikası değişimi, bunun şirket bütününe anlatılması gerekliliğini ortaya koyuyor.
Diğer yandan, bu cihazların ve ağ trafiğinin kapasitesi ile kalitesinin yönetilmesi, cihazların bakımı, çeşitliliği ve bu güvenliğin sağlanması da kurumsal BT süreçlerinde önemini artıracak. Aksu’nun dikkat çektiği gibi, bu konuda henüz yolun başındayız. Yeni yaklaşımlar, yaratıcı çözümler ve öngörülü kapasite sağlamak ise gereklilik olacak.
Hep cihazlar ve bunların iş süreçlerine etkisinden bahsettik. Ama yazılım, önyüz ve bütünleştirme boyutunu da gözden kaçırmamak gerek. Bu tabloda ‘insan odaklı tasarımın’ ön plana çıktığına dikkat çeken Aksu, “Yeni yazılım geliştirme yaklaşımları ve teknolojileri ortaya çıkmakta” dedi. Aksu, şöyle devam etti:
“Bir yetkinlik darboğazı var ve bu, bir süre daha yaşanmaya devam edecek. Önümüzdeki yıllarda tercih edilen platform mobil cihazlar olacak ve toplam yazılım geliştirme çabasının önemli bir kısmı bu platformlara taşınacak. Pek çok yeni fırsat ve zorluklarla karşı karşıya olacağız. İyi hazırlık yapan, doğru zamanlama ile yetkin personel ile bu ortamlara taşınan kurumlar ise avantajlı olacak.”

Şirket bütününü kapsamak

Gartner tarafından hazırlanan ‘Kurumsal Mobilite ve BT’ye Etkisi’ başlıklı araştırma, önemli sonuçlar ortaya koyuyor. Araştırmaya göre, mobilite, sosyal medya ve bulut bilişimdeki hızlı büyüme, kurumsal bazda inanılmaz fırsatlar ama bir o kadar büyük engeller anlamına geliyor. Gartner’ın bu yapıda şirketlere önerisi şirket bütününü kapsayan mimari bir metodoloji ile mobil çözümler yaratmak. Çünkü mimari bir metodoloji; tüm temel konuları net biçimde değerlendirebilmesi adına bir çerçeve sunarak BT’ye yardımcı olur.

Murat-Nergiz“Gelişimin yönü çok net”

BT Ortadoğu ve Afrika Bölgesi Kıdemli Ürün Müdürü Murat Nergiz, BT Global Services olarak, dünyanın 170 ülkesinde hizmet verdikleri için Türkiye’deki gelişimin gitmekte olduğu yönü tahmin edebildiklerini söyledi. Nergiz, şu detayları paylaştı:
“Bu uygulamaların önümüzdeki dönemde çok daha fazla yaygınlaşacağını ve bireysel alanda herkes cep telefonundan nasıl Facebook’u takip ediyorsa, en az bu yaygınlıkta kurumların yönetici ve çalışanların hayatının vazgeçilmez parçası olacağına inanıyoruz. Bu nedenle şimdiden uygulamalarımızı geleceğe hazırlıyoruz. Uluslararası Türk şirketlerinin hem geleneksel ağ ve sistem servislerinin yeni mobil yöntemlerle yönetimi ve izlenmesinde, hem de çalışanlarının kendi mobil ekipmanlarının mevcut şirket altyapısı ve sistemleri ile bütünleştirilmesinde BT’nin tecrübesinden yararlanarak rekabette öne geçeceklerine inanıyoruz.”
ETİKETLER : Sayı:884