Dosya 20 KASIM 2011 / 16:24

Sanallaştırma donanımın önemini artırıyor

Veri merkezlerinin özellikle son 3 yılda sanallaştırmayla birlikte ciddi bir değişim sürecine girdiğini söyleyen EMC Kıdemli Teknoloji Danışmanı Emin Çalıklı, BT yöneticilerinin önceliklerinin sanallaştırma ve artan veri miktarının yönetilmesi olarak değiştiğini belirtti. “Her geçen gün daha fazla iş kritik uygulamalar sanal ortamlara taşınıyor. Bu da, uygulamaların değişen ihtiyaçlarını hızlı bir şekilde adresleyen altyapı ihtiyaçlarını doğurdu. Yeni nesil veri merkezlerinin temel bileşenlerinden bir tanesi, yaratılan sanal sunucuların performans ihtiyaçlarını karşılayacak güçlü çok çekirdekli (multi-core) işlemciler oldu” diyen Çalıklı; blok tabanlı (SAN), dosya tabanlı ve obje tabanlı farklı ihtiyaçları tek bir veri depolama ünitesi ile adresleyebilen ‘bütünleşik’ çözümlerin de yeni nesil veri merkezlerinin temel bileşenleri olduğuna dikkat çekti.
Böylece farklı ihtiyaçların, tek bir ürün ile cevaplanabileceğine ve artan veri miktarıyla yönetim kolaylığının elde edileceğine vurgu yapan Çalıklı; Thin provisioning, sıkıştırma, tekilleştirme, otomatik katmanlandırma gibi özelliklerin yeni veri merkezlerinde kullanılan diğer teknolojiler olduğunu söyledi.

Selcuk Oznalİzolineer yongalardan bütünleşik altyapılara

HP Veri Depolama Çözümleri Ülke Müdürü Selçuk Öznal, yeni teknolojilerde gelinen noktayı ilginç bir örnekle tanımlıyor. “Bundan 25 yıl önce, efsanevi Uzay Yolu’nda, hem bellek hem sabit sürücü hem de işlemci olarak kullanılabilen ‘izolineer’ yongalar bilimkurgu hayranlarıyla ilk kez buluşmuştu. Günümüzde gelinen noktayı bu öngörünün devamı olarak nitelendirebiliriz” diyen Öznal, eskiden veri merkezlerini sunucular, ağ anahtarları ve veri depolama birimlerinin ayrı sistemler halinde düşünüldüğünü ancak, sanallaştırma ve bulut bilişimin depolamanın veri merkezlerindeki rolünü değiştirdiğini söyledi.
“Bugün bütünleşik altyapılarıyla depolama, veri merkezlerinin ayrılmaz bir parçası oldu. Bundan sonraki adım ise depolamanın iş zekâsı ve sosyal zekâ çözümlerine dahil edilmesidir” diyen Öznal, bunun sonucunda doğru bilgiye daha hızlı erişen, başka bir deyişle, 7/24 yaşayan kurumların, müşteri taleplerine ve değişen iş şartlarına anında uyum sağlayarak rekabet gücünü artıracağını vurguladı ve sözlerini şöyle noktaladı: “Sayısal dünyada pazar şartları çok hızlı değişiyor. Artan hızla başa çıkmanın tek yolu, veri depolamayı iş zekâsı gibi veri yığınlarından ‘anlamlı sonuçlar çıkaran’ sistemlere bütünleştirmek.”

Oguzhan BaybursDepolama performansını artıran teknolojiler

Geleneksel veri depolama sistemlerinde her zaman okuma hızı yazma hızından daha yüksektir. DDN Ülke Müdürü Oğuzhan Bayburs ise artık yüzde 50’ye varan yazma hızı düşüklüğünü ortadan kaldıran ve bu sayede ‘ingest’ ve diğer yazma-ağırlıklı uygulamalarda çok daha yüksek performans sağlayan sistemler sunabildiklerini vurguladı. “DDN’nin Doğru Ölçek (Scale Right) yaklaşımı ile, özel uygulamalarla uyum sağlayacak, yeni bir isteğe uyarlanmış kapasite harmanlama, IOPS (bir saniyedeki işlem sayısı) ve iş çıkarma yeteneği sağlanmaktadır. Bu durum, yüksek maliyetlerle tahsis edilmiş sistem ve arzu edilmeyen bileşenlerin temin edilmesine duyulan ihtiyacı ortadan kaldırmaktadır. Şimdi, güncel gereksinimler için tam olarak neye ihtiyaç duyuluyorsa yapılandırmak için tek bir platform kullanabilir ve daha sonra gelecekteki büyüme zamanı geldiğinde, kapasiteyi ve performans unsurlarını bağımsız olarak ölçeklendirilebilir” diyerek geleceğe dönük uyumlu ve modüler yapıların önemine dikkat çeken Bayburs, “Gerçek-Zamanlı Uyarlanabilir Ön Bellek Teknoloji (ReACT Cache) sayesinde, ön belleğin akıllı bir şekilde kullanılmasını sağlayarak, ön bellek kullanımını en aza indirgeyerek, eş zamanlı IOPS ve Streaming performans kabiliyetlerinin her ikisinden de en iyi şekilde faydalanabilmek mümkün olmaktadır” dedi.

Onur KarabulutSırada veri depolamada sanallaştırma var

Günümüzde sunucu sanallaştırmasının ve uygulamaların sanal platformlarda kullanılmasının bir endüstri standardı haline geldiğini belirten Servus HDS Çözümleri Departman Müdürü Onur Karabulut, “Şimdi sırada veri depolama sistemlerinin sanallaştırılması var. Kurumların ellerindeki verilerin ve veri depolama sistemlerinin tek bir çatı altında toplanabilmesi ve yönetilebilmesi, gerektiğinde verilerin herhangi bir kesinti olmaksızın farklı katmanlar veya farklı veri depolama sistemleri arasında kopyalanabilmesi önem kazanmış durumda” dedi.
Bu konuda devamlı yeni teknolojiler ve çözümlerin duyurulduğunu, ancak şirketlerin seçimlerini yaparken, kullanılan teknolojilerin, çözümlerin güvenirliğine ve kendini ispat etmiş olmasına da dikkat etmesi gerektiğini vurgulayan Karabulut, “Dünya daha ağırlıklı olarak flash/SSD tabanlı sistemlere doğru yönlenmekte, ancak bu teknolojinin de kendine göre bazı dertleri (SLC-MLC mimarisi farkları, wear-off sorunları, leveling, TRIM vb.) var. Dolayısıyla bu teknolojide iyileşmeler ve yeni kavramlar önümüzdeki yılların temel konularından biri olacak. Sadece flash bellek/SSD tabanlı ve kabul edilebilir maliyetli veri depolama sistemleri yapan şirketlerin sayısının artması bunun en belirgin göstergelerinden biri” dedi.
SAN altyapısında, 16 GB hızındaki fiber optik altyapıları sunan teknolojiler ile 10 Gbit hızındaki FcoE mimarisindeki teknolojilerin, yakın zamanda maliyetler biraz düşerken hızların daha da artması sayesinde kurumların detaylı analiz yapmalarına sebep olacağını dile getiren Karabulut sözlerini şöyle bitirdi:
“Bu noktada altyapı kadar verinin güvenli iletimi, kullanılan protokollerin güvenirliliği, iletim sırasında veri kaybına dayanıklılığı, yerelde olduğu kadar uzak noktalara ve felaket kurtarım merkezlerine çeviriciler kullanmadan aktarım yapabilmek, şifreleme gibi konular teknoloji tercihinde etkin olacaklar ve önümüzdeki dönemde yeni teknoloji ve çözümleri görebileceğimiz diğer başlıklar olacaklar.”
ETİKETLER : Sayı:846