Dosya 09 OCAK 2011 / 18:00

Süreçlerin kurulması kadar yaşatılması da önemli

Küresel koşullar ve iş dünyası dinamikleri sürekli değişim halinde. Bu doğrultuda şirketlerin karşı karşıya kaldığı riskler de farklılaşıyor ve artıyor. BT sektöründeki şirketler, personel ile ilgili riskler, teknoloji kökenli riskler, yasaklara ilişkin riskler ve organizasyonel riskler ile karşı karşıya. Bunların arasında insan hataları, eksik bilgiler, hatalı tasarlanmış sistemler, organizasyonların iş birimleri arasında yetersiz iletişim, üçüncü şahıslar nedeniyle ortaya çıkan sorunlar ve doğal afetler, siber saldırılar gibi dış riskler yer alıyor.
Problemler karşılaşıldığında fark ediliyor
Fujitsu Türkiye Genel Müdürü Halit Zaim, yaşanan örneklere baktığımız zaman konunun öneminin ancak problemlerle karşılaşıldığında fark edildiğinin görüldüğünü söylüyor. Zaim, “11 Eylül saldırısı ve ülkemizde meydana gelen 17 Ağustos depremi gibi yıkıcı etkisi yüksek olan olaylar kurumlarda risk kültürünün oluşmasında etkili oldu ve iş sürekliliği yönetimine yönelmelerini sağladı. Kurumların, risk kültürü ve iş sürekliliği bilincini oluştururken öncelikle günümüzün iş ve yaşam koşullarının eskiye göre daha fazla parametre içerdiğini göz önünde bulundurmaları gerekiyor. Özellikle koşulların her zaman olağan şartlar altında gerçekleşmeyeceğini hatırlamaları gerekiyor. Yaşanan örneklerden ders çıkarmalı, bir gün benzer durumlarla karşılaşabileceklerini kabul etmeli ve planlamalarını buna göre önceden yapmalılar.  Potansiyel riskler ve sorunlara karşı önlem alınması konusunda veri depolama sistemleri önemli bir unsur olarak öne çıkıyor. Bu doğrultuda BT yöneticileri ve iş sahiplerinin sanallaştırma gibi çözümler hakkında bilgi edinmeleri ve bu konuda karar vermeleri gerekiyor” dedi.

Birden fazla başlık altında incelenmeli
İş sürekliliği konusunun birkaç ayrı başlık altında incelenebilecek bir konu olduğuna değinen Bimsa Sistem Mühendisi Cem Güneyli, felaketlerden kurtulma, yedekleme ve geri dönme, kümeleme ve yük dağıtımı çözümleri ve teknolojilerini içerebildiğini, önemli olanın iş sürekliliğinin hangi sistemler, veriler ya da kaynaklar için sağlanılacağı olduğunu ifade etti.

Kudret_Gulcan“İş sürekliliği yaşayan bir süreçtir”

İş sürekliliğini sağlamak için kullanılan yöntemler geleneksel kartuş yedeklemesinden aktif çalışan veri merkezlerine kadar geniş bir yelpazede bulunmaktadır. Analizler sonucu belirlenen ihtiyaçlara göre yöntemler seçiliyor. Birden fazla yöntem birarada kullanılabiliyor. Oytek Bilişim Sistem Yönetim Müdürü Kudret Gülcan’a göre, dikkat edilmesi gereken nokta iş sürekliliğinin yaşayan bir süreç olduğu. Kurduğunuz yapıyı sürekli takip etmeli ve ihtiyaçlara göre güncellemelisiniz. Güncellemeleri yapabilmek için de basit ve esnek bir altyapıya ihtiyaç vardır. Kompleks ve hantal yapılar sürdürülebilir planlar değil. Oluşturulan planların dokümante edilmesi kriz durumlarında uygulanabilmeleri için kritik. İş sürekliliği planına ne zaman hangi şartlarda ihtiyaç olacağı bilinemez. Normalde uygulamaları kuran, yöneten çalışanlara erişilemeyebilir. Bu yüzden dokümantasyon gereken tüm adımları anlatacak detayları içermelidir. Zaman zaman yapılan tatbikatlarla planın uygulanabilirliği kontrol edilmeli, çalışanlara verilecek eğitimlerle bu konuda bilinçlendirme yapılmalı. Sistem odası altyapılarındaki olası problemler, iş sürekliliği planını gerekli kılan etkenlerden biri. Plan oluşturulurken bunların da göz önünde bulundurulması gerekir. Farklı bir noktada üretim sistemi ile farklı altyapısal bileşenleri kullanan veri merkezlerinin kullanılması, yedekliliği sağladığı gibi maliyet avantajı da sağlar.

Serdar_Ozcelik“Hangisinin geriye dönüşünün kritik olduğu kanaatine varılmalı”

İş sürekliliğinde şirketler genelde içsel süreçlerini dikkate alıp tüm önlemlerini buna göre şekillendirmekteler. Ancak günümüz ekonomisinde hem tedarikçilerle olan ilişkiler hem de yaygın dışkaynak kullanımı iş sürekliliğinde bu faktörleri önemli bir hale getiriyor. Datacore Genel Müdürü Serdar Özçelik, kurumların, yürüyen süreçleri devre dışı kaldığında bu süreçlerin hangilerinin geriye dönüşünün kritik olduğunun kanaatine varmasının oldukça önemli olduğuna dikkat çekiyor. Özçelik, “Şirketlerin bunları fark etmeleri ve iş sürekliliği planlarında yapılacak olan planın ve yatırımların ciddi bir analiz çalışması ile yapılması gerekmekte” diyor.
ETİKETLER : Sayı:803