Dosya 20 KASIM 2011 / 16:22

Yeni teknolojiler mevcut donanımın verimini artırmaya odaklı

Teknolojinin gelişme hızına paralel olarak, veri depolama çözümlerinin kurumlara sağladığı avantajlar da artıyor. Sektör ağırlıklı olarak, yığın halindeki verinin daha anlamlı bir hale getirilmesini ve iş süreçlerinde daha etkin kullanılmasını beklerken, çözümler de gittikçe mevcut donanımın verimli hale getirilmesine odaklanıyor.
Teknoloji anlamında mevcut durumu özetleyen Glasshouse Türkiye Genel Müdürü Emre Pekar, veri depolamada farklı disk yapılarını aynı sistem içerisinde barındırabilme, verinin erişilme sıklığına göre farklı disk katmanlarında otomatik şekilde saklanabilmesi, tekilleştirme teknolojisi ile benzer verilerin aynı disk ortamlarında tekrar tekrar tutulmasının önüne geçilebilmesinin günümüzde tercih edilen yeni teknoloji çözümleri olduğunu belirtti.
Bimsa Çözüm Yöneticisi Hüseyin Ulutürk, şirketlerin depolayacakları verinin miktarının hızla büyümesine ayak uydurabilmek için, yeni alacakları depolama ve yedekleme ürünlerinde verinin daha az yer tutmasını sağlayacak sıkıştırma ve tekilleştirme gibi teknolojileri tercih ettiğini vurguladı. Kurumların verilerini sınıflandırarak, bir veya birden çok cihaz üzerinde verilerini farklı teknolojiler kullanan yapılarda barındırarak optimizasyon sağlamaya çalıştığına dikkat çeken Ulutürk, teknolojinin diğer alanlarında olduğu gibi, veri depolama alanında da farklı ihtiyaçlara göre farklı çözümler geliştirildiğine değindi: “Örneğin, kurumlar iş kritik verileri için FC ve SCSI diskleri tercih ederken, dosya paylaşımı, arşiv, yedekleme gibi verileri için SATA diskler tercih ediyor. FC-SCSI diskler iş sürekliliği, erişilebilirlik, performans üstünlüğü sağlarken; SATA diskler maliyet ve kapasite üstünlüğü sağlıyor.”

Bellek teknolojileri esneklik getiriyor
Veri depolamadaki yeni teknolojilerin bulut bilişimle birlikte artan veri yükünü karşılamak için geliştirilen çözümler olduğunu ifade eden HP Veri Depolama Çözümleri Ülke Müdürü Selçuk Öznal, veri depolamada artık yüksek kapasitenin yanı sıra veri trafiğindeki anlık artışın üstesinden gelmenin de önem kazandığını vurguladı. Bir e-ticaret ya da çevrimiçi oyun sitesinin yılın sadece belirli günlerinde veya günün belirli saatlerinde tepe noktaya ulaştığını kaydeden Öznal, “Bu geçici yoğunluğu karşılamak için yeni donanım almak yerine, sisteminize SSD ve DRAM arasında köprü görevi gören flash bellekler takabilirsiniz. Sanallaştırma ile birbirine bağlanan bu bellekler hem bellek hem de SSD işlevi görecek ve sadece veri yükünün tepeye ulaştığı noktada devreye girerek sisteminizi rahatlatacaktır” dedi ve ekledi: “Böyle bir sistem sadece tampon bellek olarak değil, doğrudan DRAM ile SSD’lerin yerine de kullanılabilir.”
Yüksek performansa ihtiyaç duyan kurumlarda flash bellek kullanan depolama çözümlerinin yaygınlaşmaya devam edeceğini belirten Öznal, “Bunun dışında SSD’nin alternatifi olarak sabit sürücü teknolojisinde de ilerlemeler kaydediliyor. Örneğin, Singapur Bilim ve Teknoloji Araştırma Kurumu, sofra tuzu kullanarak standart sabit disklerdeki depolama alanını 6 kat artırdığını duyurdu” dedi.

Tekilleştirme ve
diske yedekleme hız kazandı
Veri depolama alanındaki yeni teknolojilerinde tekilleştirme ve ‘thin provisioning’ kavramlarının ön plana çıktığını kaydeden Prolink Veri Depolama ve Yedekleme Ürün Sorumlusu Esra Özyürek, yavaş bir geçiş olsa da teyp yedeklemenin yerini diske yedekleme çözümlerinin almaya başladığını belirtti. “Tekilleştirmenin getirdiği alan tasarrufu, yedekleme ve geri dönüş pencerelerini kısaltan diske yedekleme ile birleşince şirketlerin ilgisi bu yöne doğru kaymaya başladı. Tekilleştirme ve diske yedekleme çok yeni sayılmasa da bu iki teknolojiyi harmanlayıp yeni yetenek ve olanaklar kazandırılması yeni bir teknolojik çözüm olarak karşımıza çıkıyor” diyen Özyürek, disk maliyetlerinin giderek düşmesinin her geçen gün daha fazla şirketin uzun süredir hayata geçirmek isteyip, bütçe sıkıntısından dolayı bir türlü başlayamadıkları FKM (Felaket Kurtarma Merkezi) projelerini de tetiklediğini dile getirerek bu çalışmaların hız kazandırdığını vurguladı.

Yedekleme ürünleri çözümleri destekliyor
Yedekleme, depolama ve felaket anında geri dönüş senaryolarını, ürünlerin planlama aşamasından itibaren ürünlerine bütünleştirdiklerini belirten Microsoft Türkiye Ürün Sunucu ve Bulut Platformu Ürün Yöneticisi Kadir Şener, bu sayede; istemci, KOBİ sunucu çözümleri ve hatta en yüksek seviyede ölçeklenen veri merkezlerinin sunucu çözümlerinde dahi Windows yedekleme çözümünü işletim sisteminin bir parçası olarak sunulabildiğine dikkat çekti. “Microsoft’un bu alanda kurumlara sunduğu en büyük ayrıcalık, uçtan uça, düşük maliyetli ve verimli bir yedekleme çözüm sunması. Bu çözüm iş yükleri için en verimli çözüm. Bu noktada özel bir parantez açılması gereken alan ‘private cloud’ teknolojileridir. Hyper-V tabanlı kurulan özel bulut ortamlarında sanal makinelerin anlık yedekleri kolayca alınıyor ve herhangi bir problem anında buluttaki başka bir donanımda bir kopyası hemen operasyonel duruma geçirilebiliyor. Bu da veri ve iş sürekliliğini en üst seviyelere taşıyor” dedi.

Mehmethan SisikVerinin yaşam döngüsü yönetimi

Veri depolama teknolojilerindeki yeni bir eğilim olan ‘bilginin yaşam döngüsünün yönetimi’ (ILM) ve arşivlemenin; verinin yaratılmasından silinmesine kadarki sürecin yönetilmesi, verilerin toplandığı alanların çöplük halini almaması ve kaynakların düzenli kullanılması için önemli bir çözüm sunduğuna dikkat çeken İnnova Teknoloji Çözümleri Grup Yöneticisi Mehmethan Şişik, diğer yandan, şirketlere maliyet avantajı sağlarken verimliliklerini de artıran sanallaştırma teknolojilerinin de her geçen gün büyük bir hızla şirketlerin hayatına girmeye devam ettiğini söyledi. Şişik: “Donanım kaynaklarının uygulamalara tahsis edilmesini ortadan kaldırarak, tüm donanım kaynaklarının ortak bir havuz olarak kullanılmasını sağlayan bu teknoloji, artık veri depolama alanında da yoğun ilgi görüyor. Ayrıca, veri depolama sistemleri, sunucu tarafındaki sanallaştırma çözümlerini veri depolama katmanında da uygulayan çözümler üretiyor” dedi ve ekledi: “Hareketli parçaları olmamasından dolayı standart disklere oranla 30 ile 100 kat arasında daha fazla performans sağlayan Solid State Diskler ise önümüzdeki dönemi etkileyecek yeni teknolojiler olacak.”
ETİKETLER : Sayı:846