Dosya 07 MART 2010 / 18:00

Yetkin insan kaynağı açığı kanayan yara

BThaber Gazetesi’nin gerçekleştirdiği Uzman Masa Toplantıları, belirli konu başlıkları altında sektörden uzman isimleri biraraya getiriyor. Bu kapsamda, geçtiğimiz hafta TÜBİSAD işbirliğiyle gerçekleşen Uzman Masa Toplantısı’nın konusu ‘Kurumlarda İnsan Kaynağı’ oldu.
Toplantının moderatörlüğünü üstlenen İnterpromedya İçerik Hizmetleri Merkezi Müdürü Nuray Şuman, yaptığı açılış konuşmasında, bilişim sektörünün artık pek çok alana dokunmaya başladığına dikkat çekti. “Hemen hemen bütün sektörlerde bilişimin etkin rolünü hissetmeye başladık. Dolayısıyla bilişim alanında insan kaynağı da kurumların giderek daha fazla önem vermeye başladığı bir konu oldu. Uzmanlaşma, yeni teknolojilerin doğurduğu iş alanları, Türkiye’nin mevcut eğitim politikaları ve eğitim sektörünün mevcut durumu, özel sektörün bu konuda gerçekleştirdiği çalışmalar gibi başlıkların hepsi bizim üzerinde durduğumuz konuları oluşturuyor” diyen Şuman, TÜBİSAD rakamlarına değindi: “Bilişim sektörü çalışanı nüfusuna bakıldığında 100 bin kişilik bir açık söz konusu. Şu anda ülkemizde 130 bin bilişim çalışanı olduğu belirtiliyor. ‘Hedef 2023’ vizyonu kapsamında bir milyon bilişim çalışanı istihdam etme hedefini önümüze koymuş durumdayız.”
Kamu tarafında da yetkin insan kaynağı konusunda söz konusu sıkıntılara değinen Şuman, İnterpromedya Pazarlama Hizmetleri ve Araştırma Grubu’nun konuyla ilgili yaptığı araştırmanın sonuçlarını paylaştı: “Bu araştırma kapsamında 401 kamu kurumu temsilcisi ile konuştu ve kamuda insan kaynağı konusunda birtakım rakamlar elde etti. Kamuda insan kaynakları tarafında yüzde 65 oranıyla adreslenen en büyük sorun, nitelikli insan kaynağı bulunamaması. İkinci en büyük sorun yüzde 62 oranıyla kamuda BT elemanlarının maaşlarının düşük olması. Kamu BT elemanlarının özlük hakları, unvanlarında yaşanan sıkıntılar yüzde 50 ile üçüncü sırada geliyor. Yüzde 46 ile kamu da insan kaynağının eğitimi konusunda yeterli kaynağa sahip olunamaması bir sonraki başlık olarak karşımıza çıkıyor. Bu rakamlar dolayısıyla kamu tarafında yarı yarıya bir memnuniyetsizlik söz konusu” dedi. Bilişim sektöründe yetkin insan kaynağı tanımına değinen Şuman, artık tek bir konuda uzmanlığın yeterli olmadığının altını çizdi.
Yetkin2Teori ile pratik dengesi
Türkiye’de yetişkin eleman açığının her sektör için geçerli olduğunu belirten Yenibiriş.com Genel Müdürü Deniz Ceylan Kılıçlıoğlu, bunun temellerinin eğitim sistemine dayandığını kaydetti. Ezberci eğitim yaklaşımının söz konusu olduğunu vurgulayan Kılıçlıoğlu, “Sınav ve test mantığına dayalı olan eğitim sistemimizde, öğrenmek ve bir şeyleri yapabilmekten ziyade öğrenmiş gibi görünmek üzerine kurulu bir yapı söz konusu. Nitelikli insan dediğimiz zaman, öğrenmeyi bilen insandan yola çıkmak gerekiyor. Bu yüzden eğitim sistemiyle sözlerime başladım. Özellikle yeni mezunlara ve iş hayatına yeni atılacak gençlere baktığımız zaman, ne yazık ki birçoğunun çok bilinçsiz olduğunu görüyoruz. Bilişim alanında çok başarılı olan gençlerin bir kısmı alaylı olarak yetişmiş durumda. Bu kişiler bir şekilde kendisini bu alanda bulmuş ve uzmanlaşmış. Haritayı görmeden araziye geçmiş. Bir kısmı da haritayı görmüş ama bir türlü araziye çıkamıyor. Uygulamaya geçemiyor. Bunlar hep eğitim sisteminin ezberciliğinden kaynaklanıyor” dedi.
Eğitim kurumlarıyla iş dünyasının yeteri derecede işbirliği içinde olmadığını ifade eden Kılıçlıoğlu, şirketlerin direksiyonun başına geçebilecek sürücüler aradıklarını vurguladı. “İşin tanımı her ne olursa olsun, önemli olan o işi yapabilecek yetkinliklere sahip olması. Nitelikli insanı, o işin gerektirdiği yetkinliklerin neler olduğuna bakarak belirlemek gerekiyor” diyen Kılıçlıoğlu, yetkin insan kavramının pozisyon özelinde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Gençlerin en büyük nitelik probleminin ne istediklerini bilmemeleri olduğunu söyleyen Kılıçlıoğlu, “Diğer yandan ailelerinin ve çevrelerinin beklentileri, gençleri çok farklı noktalara taşıyor. İş beğenmeme, ne yapacaklarını bilememe söz konusu. Araştırmayı ve öğrenmeyi bilmiyorlar. Bizim gözlemlediğimiz en büyük problemler bunlar” dedi.
Sertifika almakla yetkinlik kazanılacağı düşüncesinin yanlış olduğunu vurgulayan Kılıçlıoğlu, “Öğrenmeye açık olmak, kendini geliştirme yetisinin olması gerekiyor. Bunlar birçok gençte eksik. Üzücü olan bu. Burada acil önlem alınmalı. Gençlerde atalet var. Bir şeyler onlara hazır sunulacak gibi bir beklentileri var. Birkaç sertifika alırlarsa, o sertifikalarla kendilerini ispatlayacaklarını sanıyorlar. O sertifikayı istediğin kadar al, işin başına geçip yapamadıktan sonra nereye kadar nitelik sorusu akla geliyor” dedi.
Yetkin3Öğrenmek değil çabuk öğrenmek
Öğrenmenin yanı sıra çabuk öğrenmenin önemli hale geldiğini belirten Microsoft İnsan Kaynaklarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Belgin Ertam, “Bilişim sektöründe çok sayıda bilginin her yerde olduğunu görüyoruz. Bunların arasından fark yaratacak bilgiyi süzebilen ve o süzdüğü bilgiyi çabuk öğrenen kişiler kendilerini farklı bir boyuta taşıyacaklar. Esneklik de önemli unsur. Sektör zaman içinde çok hızlı gelişiyor. Bu değişime çok hızlı şekilde ayak uydurmak gerekiyor. Diğer yandan bilişim sektöründe yer alan kişilerin otomatik olarak IQ seviyesinin belirli bir noktada olması bekleniyor. Bunun üzerine iletişim kapasitesi ekleniyor. Burada kişinin ne derece iletişim kurabildiği, hem duygu hem de bilgi alışverişi ne kadar yapabildiği önem kazanıyor. Bunu başarabilen insanlar kendilerini farklı bir noktaya taşıyabiliyorlar” dedi.
Bilgiye sahip olmanın yetmediğini kaydeden Ertam, onu işinde kullanabilmek o bilgiyle farklılık yaratmak gerektiğinin altını çizdi ve ekledi: “Bence kendini yenileme, hızlı öğrenme ve bilgiyi iyi süzebilme bilişimde kritik özellikler.”

Toplantıda ele alınan sorular şöyle sıralandı:

. Nitelikli insan tanımı ne demek? Bu tarafta nasıl bir ihtiyaç söz konusu? Bu ihtiyacı neden gideremiyoruz?
. Bölgede bilişim konusundaki insan kaynağımızla hangi seviyedeyiz? Bu anlamda avantaj ve dezavantajlarımız neler?
. Sektörün hangi kurumlarına ne tür görevler düşüyor?
. Yeni ihtiyaçlara yeni iş pozisyonlarını ne kadar sıklıkta ve hızlılıkta ouşturabiliyoruz?
. Kurumların ihtiyaçlarıyla yeni mezunların nitelikleri uyuşuyor mu? Bunu nasıl uyuşturabiliriz?