Dünya 19 OCAK 2015 / 07:26

Charlie Hebdo saldırısı AB’yi harekete geçirdi

12 sivilin yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan kanlı saldırı, Avrupa Birliği’nin internetle ilgili yaptırımlar uygulamasını tetikleyebilir.

Fransa’da gerçekleştirilen vahim saldırı sonucunda aralarında 7 gazetecinin de bulunduğu 12 kişinin yaşamını yitirmesi tüm dünyayı derinden etkiledi. Kısa süre içerisinde dünyanın birçok ülkesinden liderler Fransa’daki yürüyüşlere katıldı. Sosyal medyadaki tepkiler hızla yayılırken Anonymous’un radikal İslamcılara karşı siber savaş açtığını açıklamasına karşılık ABD’nin resmi Twitter hesaplarına sızdığı iddia edilen IŞİD militanları, siber savaşların gerilla mücadelesi halinde başladığını gösterdi.

Avrupa Birliği Bakanlarından birkaçı ise saldırı sonrasında yaklaşık 3 sayfalık bir kınama yayımladılar. Kınama metninde en fazla dikkat çeken paragraf ise teröristlerin interneti ifade özgürlüğü ve temel evrensel haklara saldırı olarak kullanmasıyla ilgili olandı. Metinde internet sağlayıcıların olası terör saldırıları karşısında destek vermesi konusunda yönlendirmeler göze çarptı.

Açıklamada, açıkça belirtilmese de 2013 yılında ortaya atılan ancak somut bir aşama kaydedilemeyen CleanIT projesine atıfta bulunularak internetin terörist eylemlere yardımını engelleme hedefi üzerinde duruldu. Bugüne kadar 400 bin avro harcanan CleanIT projesinde terörü tetikleyecek ya da ilişkili olan içerikler kullanıcılar tarafından işaretlenecek ve o içerikler servis sağlayıcılar erişime engellenecek ya da tamamen kaldırılacak.

AB internete müdahale edecek mi?

Amerika Birleşik Devletleri’nin de 12 Eylül saldırılarının ardından NSA üzerinden kendi vatandaşları da dahil olmak üzere tüm dünyadaki dijital ortamı bir istihbarat aracı olarak kullanması ve yasadışı faaliyetlerde bulunmasıyla ilgili gelişmeler ortaya çıkalı çok da uzun zaman geçmedi. Avrupa Birliği’nin Fransa’daki saldırıyı gerekçe ederek yeni bir ifade özgürlüğü karşıtı yasa çıkarması ya da girişimde bulunması kendi ilkeleriyle çelişebilir.

Avrupa Birliği’nde de projeye tam destek verilmediği için CleanIT şimdilik rafta duruyor. Projeye karşı sesini en fazla yükselten isimlerden biri olan Avrupa Parlamentosu Üyesi Jan-Phillip Albrecht, şu sözlerle fikirlerini açıklıyor:

“Proje hayata geçerse tüm yasal süreç geride bırakılarak ‘yasadışı içerik’ kaldırma işlemini tamamen özel sektöre veriyor. Yasal bir dayanağı olmadan gönüllü olarak yapılan işlemler Avrupa’daki insan hakları ve birçok kanunla itilafa düşecektir. Avrupa Birliği’ndeki temel hakların yer aldığı kanunlarda açıkça herkesin ifade özgürlüğüne sahip olduğu yazıyor. Buna hiçbir kamusal otorite ve sınırlama olmadan fikirlerin dağıtılabilmesi de dahil. CleanIT insanların özel yaşamlarında ne yaptığını soramaz.”

Britanya mesajlaşma uygulamalarına gözünü dikti

Paris’teki saldırının ardından Britanya Başbakanı David Cameron, WhatsApp, Snapchat gibi uygulamaları kastederek şifreli iletişim uygulamalarının kendilerine bilgi vermesi gerektiğini yoksa yasaklanacağını duyurdu. Cameron, Mayıs ayındaki seçimde yeniden göreve gelmesi durumunda bu konuda harekete geçeceğini aktardı. Geçtiğimiz hafta İspanya’daki mahkeme de RISE UP gibi sunucularda barındırılan güvenli e-postalarla ilgili araştırma yapılması gerektiğini açıklamıştı. Edward Snowden da Skype’ın bir arka kapısı olduğunu ve NSA tarafından rahatlıkla takip edilebildiğini açıklamıştı.
ETİKETLER : 1005