BTK Duyuru 04 HAZİRAN 2015 / 19:20

Acarer ”İnternetin Güvenliği Çok Önemli”

  •  
  •  

10. Uluslararası Elektronik Haberleşme Düzenleyicileri Konferansı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun ev sahipliğinde İstanbul’da başladı.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Dr. Tayfun Acarer,açılış konuşmasında önemli mesajlar verdi. Acarer’in konuşması şöyle:

“Öncelikle güzel İstanbul’umuza ve Düzenleyiciler Konferansına hoş geldiniz diyorum.  Bu arada, Sayın Bakanımızın selamlarını özellikle iletmek istiyorum. Kendisi Başbakanımızla birlikte olduğu için Konferansımıza katılamadı. Hepinize sevgi ve saygılarını iletmemi söyledi.

Bu arada bu Konferansa Nepal Düzenleyici Kurum Başkanı da katılacaktı. Ancak geçen hafta meydana gelen deprem nedeniyle Konferansımıza gelemediler. Kendilerine tekrar geçmiş olsun dileklerimizi iletiyorum.

Biliyorsunuz AB Sayısal Gündeminin hedeflerinden biri, mobil genişband erişim için 1200 MHz genişliğindeki spektrum tahsisi.Bunun için de özellikle karasal yayıncılıkta kullanılan bandın kademeli olarak Mobil Hizmetlere tahsisini hedefliyor.

Önümüzdeki süreçte biz regülatörlerin en önemli ilgi konularından biri; “Mobil Hizmetler” için yeterli band genişliğini temin etmek olacak.Özellikle mobil veri trafiğinin hızla artması nedeniyle, mevcut teknolojilerde limitler zorlanmaya ve ilave band aranmaya başlandı.Bu arada teknolojik yapı da çok önemli şekilde değişti.

Yeni Nesil teknolojilerde IPv6’nın da kullanılması sonucu; artık tüm nesnelere “Alan Adı vermek” ve bunlara internet ortamında ulaşmak mümkün hale geldi. Günümüzde sensörler vasıtası ile çok farklı nesneler; internet veya mobil ağlar üzerinden çok büyük boyutlu bilgi üretmeye başladı.Bu datalar önümüzdeki yakın süreçte çok büyük boyutlara ulaşacak.2013 sonunda 2 milyar terabayt civarında olan dijital içerik büyüklüğünün; bu yıl sonunda 8 milyar terabayta, 2020’de ise 50 milyar terabayta ulaşacağı tahmin ediliyor.

Günümüzde bilişim şirketlerinin dijital evrende “Big Data” olarak adlandırılan bu büyük veri yığının altında kalmamaları için, Bulut Bilişim çözümlerine ihtiyaçları da giderek artıyor.Bildiğiniz gibi; önceden haberleşme insanlar arasında gerçekleşirken, önce makineler arasında, daha sonra “nesneler” arasındaki haberleşme giderek artmaya başladı.

Bu nedenle “İnternet of Things-Nesnelerin interneti” konusu her geçen gün daha fazla günlük yaşamımıza giriyor. İstatistiki bilgilere göre; 2032 yılında bir bireyin bir günde yaklaşık 3 ila 5 bin nesne ile bağlantı kuracağı öngörülüyor. Bu gün bu rakam inanılmaz gibi görünmekte. Ancak 1999 yılına kadar “İnternet of Things” kavramının olmadığını dikkate aldığımızda, bu gün hayal diye değerlendirdiğimiz pek çok kavramın, yarın realite olarak karşımıza çıkmasını kaçınılmaz olarak görüyorum.

1980’lerde ilk kez Carnegie Melon Üniversitesinde, bilgisayar programcılarının bir soğutucu makinesine internet üzerinden erişebilmesi düşüncesi ile başlayan “İnternet of Things” kavramının günümüzde ulaştığı seviye ortada.2013’te “İnternet of Things” nin küresel bazda temin ettiği “Katma Değer” 1.2 trilyon dolar iken, istatistiki verilere göre 2020’de bu değer 19 trilyon doları aşacak.Yani 5 yılda 16 kat artacak.

Ancak bugün bundan daha da öncelikli bir konu ile karşı karşıya kaldık.O da “İnternetin güvenliği”.Ben bu konuda bireysel kullanıcılardan başlayarak ilgili tüm kesimlerin sorumlu olduğunu düşünüyorum.Çünkü bu kadar yaşantımızı kuşatan “internetin güvenliği”,her geçen gün daha fazla önem taşımaya başladı.Bu nedenle Uluslararası işbirliğinin; bu konuda hiç geciktirilmeden başlatılmasının gerektiğini, bir kez daha hatırlatmak istiyorum.

Bu arada Nesnelerin internetinde;bağlantıdaki güvenlik kadar, bağlantı sağlanan cihazların güvenilir olması da ayrı bir önem taşımakta.Çünkü siber güvenlikte günümüzde önemli olan başka bir kavram daha ortaya çıkmaya başladı. Bu da “IoT botnet”(İnternet of Things botnet).

Yapılan araştırmalar; bilgisayarlar dışında, akıllı tv’lerin, buzdolaplarının ya da başka ev aletlerinin de günümüzde botnet ürettiğini göstermekte.Bu nedenle bu hususa da önemle dikkat çekmek istiyorum.Geçtiğimiz yıl içinde dünyada yapılan en önemli teknolojik buluşlar arasında, bilişim sektörünü ilgilendirenler çoğunlukta.Bunlardan bir tanesi de İngiltere'de CambridgeÜniversitesi Grafen Merkezinde,Grafen kullanılarak ilk bükülebilir ekranın üretilmiş olması.Bu buluş sayesinde, Grafen kullanılarak giyilebilir esnek ekran yapılabilecek.Biliyorsunuz Grafen, elmas gibi saf karbon atomlarından oluşan bir malzeme.Bu güne kadar bilinen tüm malzemelerden daha esnek ve ince olması nedeniyle Grafen;yakın süreçte bilişim sektöründe çok önemli gelişmelere ve değişimlere yol açacak.

Geçtiğimiz yılın önemli buluşlardan biri de; alıcı ve verici antenleri çok küçültülerek ve pil kullanılmayarak çok küçük boyuta getirilen telsiz cihazının üretilmesi oldu.Karınca büyüklüğünde olan bu cihazın en önemli özelliği,elektromanyetik dalgalarının enerjisini kullanıyor olması. Bu cihazlar doğrudan haberleşme yapmak için değil, cihazlardan internet aracılığı ile diğer cihazlara komut göndermek üzere tasarlanmakta.Bu sistemlerin yaygın üretimi ile, akla gelebilecek her alanda,milyarlarca adet cihaz evlere ya da işyerlerine yerleştirilerek, dünyanın her yerinden bunlara ulaşmak mümkün hale gelecek.Bu da “Nesnelerin İnterneti”konusunda çok daha büyük gelişmeler sağlayacak.

Bildiğiniz gibi bilişim sektörü için günümüzün en önemli sorunları arasında Enerjinin etkin kullanımı ve pil ömrünün uzatılması yer almakta.Bu nedenle, Ar-Ge Merkezlerinde;bu konu üzerinde büyük araştırmalar yapılmakta ve yeni nesil sistemlerin enerji sorununun çözümüne çalışılmaktadır.Bu alanlarda sahip olunacak patentlerin bilişim firmaları için son derece önemli bir rekabet avantajı sağlayacağını düşünüyorum.

Günümüzde genişbandın giderek mobile kayması, her kesimce kabul edilen bir realite.Bunun sonucu olarak Türkiye’de sadece Son 4 yılda veri trafiği;Sabit genişbandda 4,4 kat,  Mobil genişbandda ise 26,6 kat arttı.

Günümüzde Akılllı sistemler aracılığı ile genişbandın daha fazla kullanılmasıyla birlikte; üretilen data da tahminlerin çok ötesinde büyüyor.Deniliyor ki; sadece son 2 yılda insanlık tarihinin tümünden daha fazla “veri üretildi”.Gerçekten de bugün Kutuplarda bulunan bir “Akıllı Telefon Abonesi”, 15 yıl önce ABD Başkanının ulaşabileceği “veri”den daha fazlasına ulaşabiliyor.İşte biz bugün; bu veri yığınlarına “Büyük Veri” (Big Data) diyoruz.2012’de 6.8 milyar Dolar olan “büyük veri pazarı” her yıl % 40 gibi yüksek bir oranda büyümekte. Akıllı evler, akıllı ulaşım, akıllı şehirler ve bunlarda kullanılan bilgisayarlar, yakın süreçte yaşantımızda daha fazla yer almaya başlayacak. 

Bu arada her geçen gün yaşantımızda daha fazla yer almaya başlayan “Sensör” lere dikkat çekmek istiyorum. Çünkü “Sensör Yapısı” ile ilgili olarak önümüzdeki yakın süreçte de çok önemli gelişmeler yaşanacak. Bildiğiniz gibi, bugünkü bilişim sistemleri, “silisyum içerikli malzemelerden” üretiliyor.

Yakın bir süreçte, biraz önce bahsettiğim “Grafen” isimli yeni bir malzeme; silisyumdan 100’lerce, 1000’lerce kat daha düşük enerji çeken, çok daha ufak boyutlumalzemelerin üretilmesine olanak sağlayacak.

Bu şekilde, belki de yakın bir süreçte vücudumuzda, hatta damarlarımız içinde birçok sensör dolaşıp, buradaki verileri4G, 5G gibi mobil sistemler  aracılığı ile bilgisayarlara aktaracak.Bu nedenle Bilişim Sektörü ile ilişkili olarak benim düşüncem,dünyada eğilimlerin iyi takip edilmesinin gerekliliği.Bunu değerlendiren ve “Tüketici Eğilimlerini” ölçebilen kuruluş ve ülkeler, bu yeni çağda çok önemli avantajlar ve ekonomik gelirler elde edecekler.Bu husus tüm ülkeleri yakından ilgilendiriyor ve iş birliği yapmamız gereken konuların başında geliyor.Çünkü günümüzde 1 ton demirinbedeli, 1 adet IPhone6’dan daha düşük olduğu dikkate alındığında,“katma değeri daha yüksek”ürünler geliştirmemizin önemi daha iyi anlaşılacaktır.

Bilgi ve iletişim teknolojileri sektöründeki hızlı gelişme ve değişmeler gösteriyor ki, bu konularda başarılı olabilmenin yolu  inovasyondan geçmekte.Bakın AB’de; sabit ve mobiloperatörlerin karları, önümüzdeki 5 yıl içinde 60 milyar Euro azalacak. Ancak, bu işletmeler “içerik ve katma değerli” hizmetlere yatırım yaptıkları takdirde, bu kar düşüşünden daha fazlasını kazanabilecekler.Bu nedenle, bugün pek çok sabit/ mobil işletmelerin Ar-Ge Merkezleri var ve buralarda katma değerli hizmetler üretmeye çalışıyorlar.Ben bu değişimi çok önemsiyorum. Çünkü bu değişime ayak uyduran işletmeler büyümeye devam edecek, uyduramayanlar kaybolup, gidecek.

Deniliyor ki 15 sene sonra bizim çocuklarımızın %45’i, bugün mevcut olmayan ve yeni ortaya çıkacak işlerde çalışacaklar.Yine yeniliği, yeni bir servisi yakalayan işletmelerin gelişiminin üstsel oranlarda artması ile ilgili bu sektörde birçok örnek görmek mümkün. WhatsApp gibi.

Önemli gördüğüm bir konuya daha dikkat çekerek sözlerimi tamamlamak istiyorum.Bu gün dünyadaki Telekom işletmelerinin ( sabit ve Mobil) gelirleri yaklaşık 2 Trilyon $. Sadece son 1 yılda, bu gelirin 100 milyar $’ı, OTT’lere kaydı. Önümüzdeki 4 yılda OTT’lere kayan bu miktar 380     milyar $olacak.Bu nedenle bu konuyu subjektif yaklaşımlardan uzak olarak; her yönüyle, cesaretle tartışmalıyız. Çünkü; gerek sabir gerekse mobil altyapıyı tesis etmek ve işletmekle sorumlu operatörlerin;bu koşullarda faaliyetleri giderek zorlaşıyor.

Aslında Bilişim sektöründe tüm ülkeleri, tüm regülatörleri ilgilendiren pek çok ortak konu var. İşin ilginci; Regülasyon Kurumlarının ortak konuları her geçen gün çoğalıyor ve daha karmaşık hale geliyor.Ben bu tür konferansların; bu ortak konuları tartışmamız ve ortak çözümler üretmemiz açısından çok önemli bir zemin temin ettiğini düşünüyorum.

Bu arada bu Konferansta bir ilki gerçekleştireceğiz.Her oturumdan önce, katılımcıların görüşlerini alacağımız bir “elektronik görüş bildirme sistemi” kullanacağız.”

22 Yıl Önce Bu Hafta

 
 
 
 
  Web Analytics