e-toplum 22 TEMMUZ 2011 / 11:46

120 milyon yıllık röntgen

Cenevre’nin hemen kenarında yer altındaki parçacık fiziği deney laboratuvarı CERN... Burası, elektron-pozitron çarpıştırıcısı olarak inşa edilmiş en büyük sinkroton. Aslında, bir tür röntgen cihazı diyebiliriz. Atomun alt birimlerinin resimlerini çekmeye yarıyor.
Evrenin ve dünyanın nasıl var olduğunu anlamak amacıyla yapılan fizik deneylerinin yanı sıra, bu süper teknoloji, daha başka bilimsel işlere de yarıyor. Son örneği, bu haftaki konumuz: 120 milyon yıllık bir fosilin röntgenini çekerek, “acaba rengi nasıldı?” sorusuna yanıt aramak üzere.
••
120 milyon yaşındaki bir kuş fosilinin ilk kez bu tür bir röntgeni çekildi. Stanford’daki güçlü sinkroton, fosilde onca zamandır kalmış olan maden moleküllerini saptadı. Bu tek satırda özetlenen durum, aylar yıllar süren çalışmaların sonucu. Pennsylvania, Stanford, Manchester başta olmak üzere başka üniversite ve kuruluşlardan bilim adamlarının ortak çalışması.
Neye yarayacak? Bilimsel araştırma neye yarayacaksa, ona yarayacak. Dinozordan kuşa geçiş döneminde nasıl bir evrim yaşandı? Ne oldu da öyle oldu? Ya da olmadı? Bilim, daima soru sormakla yükümlü. Bulduğu yanıtı nihai sonuç olarak görmeden sürekli araştırmak ve yeni sorular sormakla geçiyor hayatı.
Sinkroton bu projede nasıl çalıştı? Kuşların kanat tüylerindeki bakır moleküllerini saptadı. Onca milyon yıl bakır molekülü kuşun  kanadında nasıl kalmış? Kuş mefta olmuş ama mikro organizmalar, kuştan geriye kalanı yer bitirirken, metali yiyemiyor. Fosile çok çok yüksek dozda radyasyon verilince, X-ışını, fosildeki atomlardaki enerjiyi açığa çıkartıyor. Böylece, fosilin röntgeni çekilebiliyor.
Bu sistemle henüz renk saptamak mümkün değil. Ama o da yakındır. Çünkü teknoloji o kadar hızla gelişiyor ki birkaç yıla kalmaz, bu 120 milyon yaşındaki fosilin aslında ne renk bir kuş olduğu da anlaşılır. Şu sırada sadece pigment yoğunluğunu görebiliyoruz. Rengi değil.
••
Dinozorların ne renk olduğu da önemli bir konu. Arkadaşlar acaba kendilerini nasıl kamufle ediyorlardı? Ya da acaba hiç böyle bir deri yapıları var mıydı? Ve, dinozordan kuşa geçiş dediğimiz çok milyon yılda neler oldu? Evrim bunun neresinde?
Araştırmayı yapan bilim adamları, 120 yıl önce yaşamış Confuciusornis sanctus adlı “ilk kuşumsu” ile 100 milyon önce yaşamış Gansus yumenensis adlı “ilk modern kuş”un fosillerini yıllardır inceliyordu. Bu iki tür arasında nasıl bir ilişki olduğuna dair tartışmalar sonuçsuz kalmıştı. Şimdi yeni teknoloji sayesinde kuşumsu ile kuş arasındaki yapısal farklar da anlaşılacak.
ETİKETLER : Sayı:831