e-toplum 02 EKİM 2011 / 15:47

Duvar, market oldu

Metro duvarı boydan boya ekran. Kocaman ve upuzun. Ekranda bir sürü hızlı tüketim ürünü resimleri. Her resmin yanında bir QR kodu. Elinizdeki akıllı telefonda, eğer bu QR kodlarını okuma programı (Yeni dille: Uygulaması!) yüklüyse şunu yapıyorsunuz:

Kodun resmini çek.
O ürün, adresine yollansın.

Adres? Telefon kayıtlarında adres var ya? İşte oraya...

Bu yepyenilik, Tesco’nun Seul’de (Güney Kore) bir metro istasyonundaki yeni ekranı. Ellemeye gerek olmayan, her zaman hızla kullanılıp atılan tüketim ürünleri için süpermarkete gitmeye gerek yok. Hatta, Tesco’nun web sitesini açarak, oradan ısmarlama bile “eski” bir yöntem artık. Çek resmi. Senin olsun.

Tesco bu yenilikle neler başardığını özetlemiş:

•Onbini aşkın yeni müşteri kazanmış (Kaç günde? Belli değil)

•Sisteme kayıt olanların oranı yüzde 76 artmış (Web üzerinden ısmarlayan ekibe mi katıldılar? Belli değil. Ya da sıfırdan mı bu orana yükselmiş? Belli değil. Ama, artmış işte...)

•Satışlar yüzde 130 artmış (Kaç günde? Belli değil.)

Yaa...nerdeeen nereye? 1996’da Safeway (ABD) ve Waitrose (İngiltere) süpermarketleri, web siteleri üzerinden –el değmeden- alışveriş sistemini başlatmıştı. Waitrose hele, İngiliz Havayolları’nın Londra Heathrow havaalanı yakınındaki fütüristik binasında 1997’de “insansız” bir dükkan da açmıştı. Dükkana girince sadece ekran ve klavye vardı. Ekranda Waitrose web sitesi duruyordu. Ürünlerin resimlerini görüyordunuz. Ödeme kredi kartıyla hemen yapılıyordu (Aman ne yenilikti!). Otoparktan çıkarken, birisi size bir kutu içinde malları getiriyordu.

Şimdi bütün bu “bürokrasi” daha da azalıyor: QR işi çözüyor.

••

“Bak ama dokunmadan al” sisteminin
bir başka biçimi: Bir yanı tamamen
cam bir gemi konteyneri. İçinde çeşitli ürünler. Üç boyutlu baskı aleti bile var (2,500 dolar). Yani ürün dediysek, ıvır zıvır değil.

Camın önünde durup, ürünü seçin. Konteynerin yanında bir iPad duruyor (Oooo! Sokak ortasında bir iPad?). Oraya ürünün kodunu falan girin, ödemeyi yapın, adres verin. Siparişi yollasınlar.

Hımmm.... Satıcıyla konuşmadan alışverişin başka bir çeşidi.  “ShopBox” (Dükkan Kutusu) isimli bu uygulama,
New York’ta Brooklyn bölgesinde deneniyor.  DeKalb Market adlı bir
yerel şirketin fikri.

Haber çeşitli kaynaklarda çıktıktan sonra acaba birisi o iPad’i oradan söküp almayı denedi mi? iPad gayet çıtkırıldım bir alet. Öte itip kakmaya gelmez. Acaba hala çalışıyor mu? Oradan sökemeyen birisi acaba tuşlarının arasında çiklet soktu mu? Üzerine bira döktü mü? (Ne de olsa sokağın ortasında?). Bilmiyoruz durumu.
ETİKETLER : Sayı:840