e-toplum 12 ARALIK 2010 / 18:00

İnternet kafeler, lojman ve site tehdidi altında

Son on iki ay içinde kişisel amaçla internet kullanan bireylerin yüzde 46,8’inin güvenlik sorunu ile karşılaştığı saptandı.

İçişleri Bakanlığı ve Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) işbirliğinde düzenlenen internet kafelere yönelik eğitim semineri Antalya’da başladı. 6-7 Aralık tarihleri arasında gerçekleşen eğitim seminerinde 5651 sayılı kanun ve internet aktörleri, güvenli internet kullanımı, ticari amaçla internet toplu kullanım sağlayıcılar ve yükümlülükleri, internet toplu kullanımı sağlayıcılarda denetim ve e-içişleri internet kafe modülü gibi konular ele alınacak, bununla birlikte uygulamada karşılaşılan zorluklar ve deneyimler paylaşıldı.

İnternet kafe mevzuatı ile ilgili çalışmalar sürüyor
Bugün başlayan etkinliğin açılış konuşmalarında TİB Başkanı Fethi Şimşek, TİB olarak İçişleri Bakanlığı ile koordineli olarak yazı işleri müdürleriyle “İnternet Kafe” mevzuatı ve uygulamalarıyla ilgili çalışmalar yürüteceklerini ifade etti.
5651 sayılı kanunun büyük bir eksikliği doldurduğunu aktaran Şimşek, “İnternet kafeler, sadece mülki idare amirliklerinden izin belgesi alarak faaliyette bulunabilmektedirler.
İlgili mevzuat gereğince, mülki idare amirliklerinin bu bilgileri 30 gün içerisinde başkanlığımıza bildirmeleri gerekmektedir. Bu bilgilerin başkanlığımıza ulaştırılmasını teminen hazırlanan web ara yüzü için 967 mülki idare amirliğine kullanıcı adı ve şifre hazırlanarak gönderilmiştir. İçişleri Bakanlığı ile yeni imzaladığımız protokol ile bu veri girişleri artık İçişleri e-modülü üzerinden gerçekleştirilecektir.
Sizlere iş yükü getiren ikili uygulamayı böylelikle sonlandırmış olmaktayız” şeklinde konuştu. Şimşek, TİB tarafından 2008 yılı itibariyle onay verilen içerik filtreleme yazılımlarının yüzde yüz zararlı içeriği engellemese de filtreleme programlarının kullanılmasının konusu suç olan içeriklere erişimi önleyici önemli bir tedbir olarak kabul edildiğini kaydetti.

Kayıtlı internet kafe sayısı 22 bini aştı
Mevzuata getirilen sabit IP kullanım zorunluluğu ile internet kafelerin işyerlerinde meydana gelebilecek suç konusunda korumaya alındığını da hatırlatan Şimşek, Kasım ayında
İçişleri Bakanlığı’na protokolle devredilen TİB web arayüzü aracılığıyla girişi yapılan internet kafe sayısının 22 bini geçtiğini duyurdu. Şimşek, “Nüfus yoğunluğu baz alındığında,
Türkiye’de en fazla internet kafeye sahip ilk üç ilin sırayla Bartın, Niğde ve Çanakkale olmasının alan çalışmaları ile irdelenmesi gereken önemli bir sonuç olduğunu görmekteyiz” dedi.

Kullanıcıların yüzde 47’si güvenlik sorunu ile karşı karşıya
Türkiye’de genişbant internet teknolojilerinin gelişimiyle bir değişim yaşandığını söyleyen İnternet Kurulu Başkanı Serhat Özeren, son on iki ay içinde kişisel amaçla internet kullanan bireylerin yüzde 46,8’inin güvenlik sorunu ile karşılaştığını hatırlattı.
Özeren Türkiye’de internet kullanım alışkanlıkları ile ilgili verileri paylaşarak şunları söyledi: “Bireylerin karşılaştığı en önemli sorunlar; yüzde 36,4 ile bilgi veya zaman kaybına neden olan virüs ya da diğer bilgisayar sorunları ve yüzde 32 ile istenmeyen e-postaların (Spam) gelmesidir. İnternet kullanan bireylerin yüzde 58,1’i kişisel amaçla kullandığı bilgisayarını ya da verisini korumak için bir güvenlik yazılımı ya da aracı kullanmıştır.”
İnternet kafe işletmecilerine yönelik önerilerini de aktaran Özeren, evlerde internet kullanımı arttıkça internet kafelerdeki kullanım oranlarının düştüğüne dikkat çekti. İnternet kafeler için burada da bir fırsat yattığını ifade eden Özeren, “İnternet kafelerin markalaşarak, güvenlik, konfor, hizmet olarak üst noktalara gelebilme çalışmaları yapmaları ve
hatta şirket birleşmeleri yollarıyla daha rekabetçi ve sağlıklı yapılara kavuşabilecekleri görülmektedir. İş dünyası profesyonellerine,  KOBİ’lere de hizmet verebilecek yapıya kavuşmalarını yani iş merkezi kavramını da düşünmelerini öneririm” dedi.
“Lojman ve siteler internet kafeleri baltalıyor”
Bu iş için zaman para ve akıl teri harcayan internet kafelerin, lojman ve siteler tarafından baltalandığını da vurgulayan Özeren sözlerini şu şekilde bitirdi:  “Bazı lojmanlarda, konut sitelerinde ve apartmanlarda bu yatırımlar yapılmadan gerekli izinler alınmadan kaçak internet paylaşımları yapılmaktadır. Bu kesinlikle bir suçtur. Bunu kullananlar suç
işlediği gibi kendi internet erişimini paylaşıma açanlar adeta evlerinin kapılarını da açık bırakıyorlardır. Bu suça karşı düzgün iş yapmaya çalışan internet kafeleri korumamız gerekmektedir. ADSL şifresini bilerek ve bilmeyerek paylaşan vatandaşlarımızın suç işlediklerini ve bu konuda ne tür problemler yaşayabilecekleri de anlatılmalıdır.”
ETİKETLER : Sayı:799