e-toplum 25 EYLÜL 2011 / 13:54

KOBİ’ler ekonominin lokomotifi olma yolunda-3

KOBİ’lere ilişkin yazı dizimizin bir önceki bölümünde Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından hazırlanan KOBİ Strateji ve Eylem Planında değinilen 5 önemli stratejik alana giriş yapmıştık. Yazı dizimizin son bölümünde ise bilişim ve teknolojinin KOBİ’lere sağlayacağı etkin güce ve eylem planında yer alan bazı önerilere değineceğiz.
KobiMarshall McLuhan, iletişim teknolojilerindeki ilerlemeyle dünyanın küresel bir köy olacağını öngörmüştü. KOBİ’ler için de bilişim ve iletişim olanakları önemli fırsatlar sunuyor. Daha önce Diyarbakır’da, Gaziantep’te ya da Ardahan’daki bir KOBİ’nin etkinliği ancak fiziki olarak ulaşabileceği noktalarla sınırlıydı. Ancak günümüzde internet üzerinden ürünlerin pazarlanması, pazar araştırmalarının yapılması, müşteriler ile alışverişin fiziki olarak bir araya gelmeden gerçekleştirilebilmesi, elektronik bankacılık sayesinde tüm işlemlerin garanti altına alınabilmesi, taleplerin toplanması için tek bir e-postanın yeterli olması gibi birçok kolaylık KOBİ’lerin önünde duruyor. Üstelik bu olanaklar yetkinlikler çerçevesinde Türkiye ile de sınırlı değil.
KOBİ’ler için uygulama kısmı ise tabiî ki yazdıklarımız kadar kolay gerçekleştirilebilir konu başlıkları olmayacaktır. Daha önceki yazılarımızda belirttiğimiz iş gücü yetkinliği, yönetim anlayışı, teknoloji kullanımı basamaklarını tamamlayabilen KOBİ’ler bu engelleri aşarak önlerinde bulunan olanakları daha rahat sentezleyebilecektir.
KOBİ’lerin bilişim kullanımı konusunda yaşadığı en büyük sıkıntılar eğitim, bilgilendirme, bilişim ve teknolojiye yapılacak yatırımların maliyetleri.
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı eylem planı ise bu sıkıntılara yönelik strateji ve eylemler konusunda neler yapmayı hedefliyor buna kısaca bir göz atalım.
Bakanlığın belirlediği 5 stratejik alanda ortaya çıkan temel sorun KOBİ’lere küresel pazarda rekabet gücünü artırıcı, değişimlere karşı esnek yapıların oluşturulabilmesi, girişimcilik kültürünün oturtulması, yenilikçi ve bilişimi kullanabilen yapıların hayata geçirilebilmesi gibi konularda eğitim ve bilgilendirmelerin nasıl daha etkin bir biçimde kullanılacağı konusu olacak.
Türkiye geneline baktığımızda KOBİ’lerin Ar-Ge, bilişim altyapısı ve eğitim maliyetlerini başlangıç düzeyinde tek başına kaldırması mümkün görünmüyor. Eylem planında ilgili kurumların bu yönde gerçekleştirecekleri faaliyetlere teşvik ve destekler sağlanacağı net bir biçimde belirtiliyor. Bir başka ancak ise burada ortaya çıkıyor. Merkezi yönetim düzeyinde alınacak bu kararların biraz daha yerele gittiğimizde örneğin Ardahan meslek örgütleri veya sanayi odası düzeyinde ne kadar doğru bir biçimde algılanacağı ve uygulama için yeterli düzeyde yetkin personelin varlığının nasıl sağlanacağı? Bu konuda üniversiteler büyük sorumlulukları alması gerekecek ve uzun yıllardır beklediğimiz üniversite-sanayi işbirliğinin yerel düzeyde de etkin bir biçimde hayata geçmesini bekleyeceğiz.
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı da bu konuda yapacağı eylemler de ana başlıklar altında şu şekilde gerçekleşecek.
- KOBİ ve girişimcilerin bilim ve teknolojiye dayalı yeni fikir ve buluşlar ile yenilik tabanlı projeleri desteklenecek.
- Sanayi Tezleri Destek Programı (San-Tez) ve Teknogirişim Sermaye Desteği ile teknoloji geliştirme bölgeleri tanıtılacak.
- KOBİ’lerin yararlanabileceği TÜBİTAK Ar-Ge destek programları hakkında tanıtım etkinlikleri düzenlenecek.
- TÜBİTAK sorumluluğunda yürüyen çerçeve programları, Eureka ve diğer ikili-çoklu anlaşmalarla ile gelişen proje ve işbirliği ağlarındaki imkanların gelişmelerin tanıtılmasına yönelik faaliyetler düzenlenecek ve bu konuda katılımcılar desteklenecek.
- KOBİ’lerin Ar-Ge ve yenilikçilik projelerinin ticarileştirilmesi hem uygulama açısından hem de yatırım desteği açısından desteklenecek.
- Üniversite-sanayi işbirliği uygulama ve araştırma merkezlerinin sayısı artırılacak.
- KOBİ’lerin ihtiyaçları dikkate alınarak KOBİ’lerde bu altyapıların kurulması için destek ve etkinleştirme projeleri hazırlanacak.
ETİKETLER : Sayı:839