e-toplum 18 KASIM 2013 / 08:04

Kodlamayı nasıl öğretsek?

ABD’de ortaöğretimde “bilişim programlama” (kod yazma) öğretilmesi talepleri artıyor. Bunu zaten uygulayan okullar varsa da, ülke çapında ortaöğretimde “kodlama” bir ders değildi. Sayıları artan makale ve raporlar, kodlama becerisinin ortaöğretime mecburi olması gerektiğine işaret ediyor. Bunun, yabancı dil öğrenmek ve açacağı fikir ve kültür ufkunu, öğrencinin kendi dünyasına katmasına yarayacağına... Üniversitenin de bundan nasıl fayda sağlayacağına dair görüşler özetle şöyle:
• Bu beceri, inovasyonu körükler. Çünkü öğrenci, bir fikri geliştirmek için nasıl bir yazılım gerekeceğini, başkasına sormadan kendisi bilecek. Üniversiteye, kodlamayı zaten bilerek gelen öğrencilerin, disiplinler-arası ders seçimi ve projelere katılma özgüveninin daha yüksek olacağı düşünülüyor.
• Kod yazmayı bilen öğrenciler, üniversitede fen, matematik, mühendislik (ABD’de kısaca STEM denilen) alanlarını daha hevesle seçecektir. Öğrencinin, kendisini sadece teknoloji tüketicisi değil, teknoloji “üreticisi” olarak da görmesi, özgüvenini artırır. Örneğin, MIT’nin Scheller Öğretmen Eğitim programı ve Mobil Öğretim Merkezi’nin ortak ürünü “Logo” adlı yazılım dili “çok ufak” çocuklara kodlama öğretmeyi amaçlıyor. Bu işin başında, İsviçreli çocuk eğitimcisi Jean Piaget’den “feyz alan” ve sonra MIT’de Yapay Zeka Lab’ini Marvin Minsky ile kuran matematikçi Prof. Seymour Papert var. Bu isimler, “bizim” için bir şey ifade etmeyebilir, ancak ABD eğitim çevrelerinde gayet saygınlar.
• Kod bilen öğrenci, üniversite öğrenimi sırasında ödevlerini daha kolay ve hızlı hazırlar. Eğitimciler, “Bilgi işleme yönelik düşünme biçimi, yüksek düzey düşünme yeteneği gerektiriyor. Bu ise yaratıcılığı, problem çözücülüğü, farklı olanı düşünmeyi kolaylaştıracak” diyorlar. Yine MIT’ten, eğiteğlence (infotainment) geliştirmek için “Scratch” ve mobil uygulama geliştirmek için “App Inventor” çıktı. Demek ki üniversiteler, yaratıcı düşünme yöntemlerini “öğretmek” için benzer uygulamalar geliştirebilir?
• Kod bilenler, üniversite hayatına daha kolay uyum sağlayabilir. Esnek düşünmeyi sağlayan kıvraklık ve hız kazandıran bu yöntemden yoksun öğrencilerin, artık tamamen sayısal yöntemlere bağlı üniversite yaşamına uyum sorunları artacak.
ABD’de üniversitelerin verimli ve etkin öğretim sağlamasını amaçlayan “Campus Technology” dergisinden özetlediğim bu makale, bizim YÖK’lü sistemimizden evrenler kadar uzak ve uzaylar kadar yabancı. Dünyanın Bir Numaralı İnovasyon Ülkesi konumunu korumaya uğraşan ABD’de neler yapıldığı ile bizde neyin nasıl olduğu da öyle...
ETİKETLER : Sayı:946
YORUMLAR
T.C. 20 KASIM 2013 / 09:37 0 0
Üniversitede algoritma & programlama dersleri veren biri olarak, yazıdaki görüşlere katılıyorum. Fakat sorunlardan biri, özellikle bizim ülkede, öğrenciler liseden üniversiteye temel matematik kavramları eksik geliyor. matematik düşünme ve görüşü eksik olan birisi ise maalesef kod yazmada çok zorlanıyor.