e-toplum 24 HAZİRAN 2013 / 08:05

Mahremiyetin iyice sonu...

ABD Ulusal Güvenlik Kurumu’nun (NSA), G.W.Bush’tan bu yana Obama dönemi dahil, “herkesi” dinlediğini 6 Haziran’da İngiliz Guardian ve ertesi gün Washington Post’tan öğrendik. Bu işe ilk giren, 11 Eylül 2007’de Microsoft olmuş. Ardından, diğerleri: Yahoo. Google. Facebook. PalTalk. YouTube. Skype. AOL. Apple. (Amazon ve Twitter nedense yok?).
PRISM açıklaması sadece “bu” konulara pek uzak olanları şaşırttı, o kadar. Çünkü, zaten “acayip gizli” Amerikan NSA’nın, başkente komşu Maryland’de 50’yi aşkın binalık yerleşkesi sır değil. Burası, dünyanın şimdilik en büyük istihbarat merkezi. CIA falan eski hikaye. Siber güvenlik esas oğlan.
Yerleşkede 3.2 milyar dolara yeni binalar yapılıyor. Elektriğini üretmek için 150 megawatt gücünde santral kuruluyor. Yönetim için 14 bina. 10 tane kapalı otopark. Soğutma ve ısıtma üniteleri. 8 bin 360 metrekarelik veri merkezi. Buradaki süper bilgisayarları sadece 50 kişi yönetecek. 50 bin 300 metrekarelik operasyon merkezinde çalışan sayısı bin 300’ü aşkın. Yerleşke 170 bin metrekareye yakın. Önümüzdeki 16 yıl içinde buraya inşa edilecek başka binalarla alan 540 bin metrekareye çıkacak. 60 bina. 40 kapalı otopark. 11 bin sibersavaşçı daha. Fatura: 5 milyar 200 milyon dolar.
Bu kadar masrafı Amerikan Yönetimi (Türkçesi için “Devlet” olarak okuyunuz) boşuna mı yapıyor? Ve hele Utah’da yapımı süren “öbür” süper istihbarat merkezini? 2 milyar dolar harcayıp, 10 bin metrekareye yayılan bir veri analiz merkezi  olacak burası. Veri depolama kapasitesi: Yottabyte. 24 sıfırlı.
Eh yani, şimdi burası da mı boşuna yapılıyor? ABD, herkesi dinleyecek. Veri hakkında veri (metadata) üretecek. Mecbur!
Amerikan yönetimi, bir sonraki dünya savaşının cephelerde değil, bilgisayarlarda, veri merkezlerinde cereyan edeceğinin (aslında çoktandır etmeye başladığının) bilincinde. Özel yaşamın kutsallığı, mahremiyet gibi kavramları “lüks” bulacağını alenen olmasa bile ilan etmiş durumda. ABD’nin dost ve müttefikleri de bu durumu “yeni normal” olarak kabullenmek zorunda.
Bütün bunlardan dolayı, WP’nin insanın elini karaya boyayan, bizim 70 modeli gazete baskısıyla kara-kuru görüntüsüyle, ama içi tepeleme ciddi ve önemli haber dolu sayfalarında (ve sitesinde) PRISM, sakin sakin anlatıldı. NSA’nın gizli kapaklı 4 yıldızlı generali Keith Alexander “mecburen” bazı Kongre Komisyonları’na ıkına sıkına açıklama yapmak zorunda kaldı. Bunlar, ABD’nin Parlamento TV ayarındaki C-SPAN kanalında yayınlandı...
Amerikan halkı bütün bunları öfleye pöfleye sineye çekerken, acaba bizde “bu işler” nasıl olacak/oluyor?
ETİKETLER : Sayı:927