e-toplum 22 TEMMUZ 2013 / 08:03

Müşteri deneyimine önem veren markalar için araştırmalı arayüz tasarımı

Kullanılabilirlik testlerini hedef kitle ile test eden Userspot, sadece test etmekle kalmayıp çıkan sonuçlara göre markanın web arayüzlerinin tasarımını da yapıyor.

2009 yılından 2012 yılına kadar kullanılabilirlik testleri ile arayüzleri hedef kitle ile çalışarak test eden, markaların daha kullanıcı dostu arayüzler oluşturmalarına yardımcı olan Userspots’un kurucuları Mustafa Dalcı ve Ömer Gözü.
Ankara’dan İstanbul’a taşınan Userspots, 2012 yılının ortasından itibaren ise testlerden elde edilen verileri tasarıma aktararak, markalara çözüm önerilerinin somut halini sunmaya başlamış.
ODTÜ’de internet sitesi yapan ekibe dâhil olan Dalcı ve Gözü, bilgisayar etkileşim laboratuvarında web arayüzleri ile ilgili yapılan testlere de dahil olmuş ve bunu markalara profesyonel olarak sunma fikriyle yola çıkarak 2009 yılında Userspots’u kurmuş. Userspots Genel Müdürü Mustafa Dalcı’nın belirttiğine göre, aynı sene e-tohum’a aday olan Userspots, yatırım yapılabilecek 15 girişim arasına girmiş. yemeksepeti.com ve Garanti Bankası gibi büyük kurumlarla kullanılabilirlik testleri ile ilgili çalışan Userspot, aldığı devlet desteği ile 3 yıl boyunca mimik analiz testleri, nöropazarlama gibi alanlarda Ar-Ge çalışmaları yapmış.
Dalcı, ürün geliştirme sürecinde kullanılabilirlik testlerine hedef kitle katılmadığında ürünün amaca uygun bir şekilde çıkmadığını söyledi ve ekledi: “2012 yılında tüm müşterilerimiz burada olduğundan İstanbul’a taşındık. Markalara test sonuçlarını sunarken keşke bu sürece baştan dahil olsaydınız cümlelerini çok duymaya başladık ve 2012 yılından itibaren sadece arayüz kullanılabilirlik testlerini değil tasarımlarını da yapıyoruz. Yani bir web sitesi tasarlanırken işin içine araştırma da katıyoruz. Örneğin Teknosa’nın web sitesi için çalışırken, satış temsilcisi gibi mağazaları dolaşarak müşterilerin satış temsilcileri ile konuşmalarını dinledik, ürün alma süreçlerini analiz ettik ve tüm bunları web sitesine aktarıyoruz.”
Kullanıcı deneyimini anlamak için hedef kitleye farklı testler uyguladıklarını belirten Dalcı, kullanılabilirlik testleri ile ilgili şu detayları paylaştı: “Örneğin kullanıcıya bir çevrimiçi alışveriş sitesinden 100 TL’lik hediye çeki verilir ve bunu harcaması istenir. Alışveriş süreci analiz edilir, hangi noktada alışveriş yapıyor ya da hangi noktada ürünü almaktan vazgeçiyor, bunlar belirlenir. Laboratuvar ortamında yapılan testlerde insanlar kendini ‘deney faresi’ gibi hissettiğinden geriliyor. İzlenen insanlar daha kontrollü davrandıklarından performansları artıyor. Bu yüzden laboratuvar ortamında da evde, dışarıda da testler yapıyoruz. Ekran görüntüsünden kişinin nereye baktığını takip ediyoruz. ‘Gerilla testi’ adını verdiğimiz, kullanıcının kendi ortamında ürün deneyimini gözlemlediğimiz testlerde daha gerçekçi sonuçlar alıyoruz. Tüm bu sonuçları birleştirip şirketlere rapor olarak sunuyoruz.”

Türk kullanıcısına bilgisayar kullanımı konusunda haksızlık yapılıyor
Dalcı, Türk kullanıcısına bilgisayar kullanımı konusunda haksızlık edildiğini düşünüyor ve ekliyor: “Genel olarak kullanıcılar bilgisayar karşısında internet ortamında çok da dikkatli davranmıyoruz yani araba kullanırken gösterdiğimiz hassasiyeti göstermiyoruz çünkü buna gerek duymuyoruz. Sonuçta bazı yanlışlar yapıyoruz ancak bu dünyanın her yerinde böyle. Kırmızı renkli tasarımlı Readwriteweb isimli teknoloji bloğu ‘Facebook login’ başlıklı bir yazı yayımladı. Google’a ‘facebook login’ yazanlar ilk sırada yer aldığından o yazıya tıkladılar ve Facebook neden tasarımını değiştirdi diye tepki gösterdiler. Oysa girdikleri haber sitesiydi. Türkiye’de bu durumu yaşasak kullanıcıya sert eleştiriler gelirdi. Oysa hepimiz dünyanın her yerinde düşük IQ ile bilgisayar kullanıyoruz çünkü tek bir tuşla geriye dönebilirsiniz. Türkiye’de İngilizce bilmeyen milyonlarca kullanıcı arayüzü tamamen İngilizce olan Farmville’i oynadı.“

Amacımız kullanıcı deneyimini iyileştirmek

Daha çok e-ticaret ve finans sektöründe aktif olduklarını belirten Dalcı, hedefleri ve gelecek projeleri ile ilgili şunları söyledi: “İnsanların günlük yaşamına direkt dokunan servisleri sunan kurumlarla çalışmayı hedefliyoruz. Belediyeler başta geliyor. Örneğin Gezi Park’ı olaylarından sonra İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, ‘Bundan sonra bir otobüs durağının ismini dahi vatandaşa soracağız’ dedi. Bizim hedefimiz de bu yönde hizmetler sunmak. Örneğin İstanbul Teknik Üniversitesi ile birlikte çalışarak Erasmus’la İstanbul’a gelen öğrencilerin sorunlarını analiz ettik. 10 adımda İstanbul diye bir kit hazırlayacağız. Kısacası hedefimiz, belediyeler, bankalar için servis tasarımı.”
ETİKETLER : Sayı:931