e-toplum 19 EYLÜL 2010 / 18:00

Okurdan haberi var

ABD’de büyük gazeteler, gazeteyi webden izleyen okuyucuyu izliyor.

• Okuyucu, hangi haberi tıklar?
• Orada ne kadar süre kalır? (Bu sürede, “okuyor” herhalde? Uyuyorsa bilemeyiz).
• O haberin reklam değeri nedir?
• Haberin twitter veya başka bir sosyal paylaşım sitesinde dolaşma hacmi (debisi) nedir?

Eskiden bu tür sorular sorulamazdı. Sorulsa da yanıtı yoktu. Şimdi artık var. Son yıllarda ince ayar yazılımlar, bütün bu soruları web trafiğiyle yanıtlıyor.
Gazete yönetimleri ve sayfaları düzenleyen yazı işleri, webden okuyan ile kağıt baskıdan okuyan arasındaki farkı dikkate almak almak zorunda. İkisi ille benzeşmeyebilir. Farklı okuyucu profilleri ne de olsa. Ama yine de bir etkileşim içindeler. Gazeteyi okuyan, pekala twitter’dan bir mesaj atabilir. O mesaj, bir blog’da yazı konusu olabilir.
Wall Street Journal’da web trafik datası sürekli izleniyor. Hangi haber/makaleye webde rağbet var? Bundan bir podcast yapsak mı? Bir fotoğraf galerisi yapsak mı? Bir video? Aynı haberi yarınki baskıda izleyeceksek, nasıl bir şekil verelim?
Washington Post’ta, gazetenin web sürümü 46 ölçüt üzerinden sürekli taranıyor. Yazı işleri, gün boyunca sürekli geri bildirim alıyor.
New York Times, web trafiğine önem vermekle birlikte, şöyle bir karar almış: “Okuyucu bize, bizim haber değerlendirişimize gelir. Kitlenin ne düşündüğünü öğrenmeye değil.”
Gazete basıldıktan sonra web sürümüne ne kadar okuyucu yöneldiği veya yönelmediği, sadece bir gösterge olarak önemli: Kağıt baskıyı değiştirmek mümkün olmadığına göre, webdekini değiştirmek mümkün. Ama bu, ille ve mutlaka şart değil.
Bir yandan da teknoloji, gazetenin neresinin ne kadar okunduğunu gösterecek aşamada artık. NewspaperDirect, gazete sayfalarını tıpkı basım şeklinde webe aktarıyor. Kullanıcı açısından bu, bir kolaylık. Ama gazete yönetimi açısından, arka planda başka bir hesap var: Okuyucunun, okuduğu haber/makalede ne kadar süre durduğunu anlamak.
Bu sorunun yanıtını teknoloji şöyle vermiş: NewspaperDirect, bir gazete sayfasını 288 kutuya böler. Okuyucu, hangi habere ait kutu(ların) üzerindeyse saptanır. Sistem, aboneyle çalıştığı için hangi abonenin hangi gazeteye baktığı “bilinir.” Eee, geriye ne kalıyor? Bu okuma süresini hesaplamak. Günün hangi saatinde, kim, hangi ülkeden, hangi habere ne kadar süreyle odaklandı?
Bu teknoloji sayesinde kaç okuyucunun hangi habere odaklandığı hesaplanır (Dikkat Haritası). Ne kadar süreyle orada durduğu hesaplanır (Okuma Haritası).
Böylece, haberin reklam değeri hesaplanmış olur. En çok okunan haberin reklam değeri de yüksek olacak elbet.
ETİKETLER : Sayı:788