e-toplum 04 ŞUBAT 2013 / 08:06

Ölülerden tweet var

New York Times’ın kitap ekinde 11 Ocak’ta Julianna Baggott, “Statü Güncelleme” başlıklı makalesinde, ölmüş gitmiş yazarların da “halen” tweet attıklarını yazdı. Başkasının adını kullanarak tweet yollamak “normal” (?) sayılıyor da, tanınmış bir yazarın kimliğine bürünerek “o kişiymiş gibi” tweet yollamak da mı normal?
Baggott’un verdiği örnekler, Anglo-Amerikan edebiyatının tanınmış isimleri: Truman Capote, “Jack Kerouac’ın “Yolda” adlı romanını okumaya başladım. Kitap, kendini “Yerde” buldu,” demiş. Aman ne komik!
Acaba bunu yazan kişi, aslında kim? Neden, ölü bir yazarın “ağzından” (!), yine ölü bir yazarın kitabıyla dalga geçiyor? Aynı kişi, daha ileri gitse ve o yazara hakaret etse, hatta hakkında yalan beyanlarda bulunsa, acaba hukuken durum ne olur? Kerouac’ın mirasçıları, Capote’ye hakaret davası mı açacak? Ama ortada, ne gerçek Capote var, ne de Kerouac.
Baggott’un bir başka örneği, İngiliz yazar Virginia Woolf’un (!) tweetleri.
Bu yazar hanım, hayattan ümidini kesince, elbisesinin ceplerine taş doldurup, evinin yakınındaki göle girip intihar etmişti.
Virginia (olarak yazan kişi), şu yakışıksız tweet’i atmış: “Şimdi taş toplamaya gidiyorum. Bakalım gün ne gösterecek.”
Şimdi bu cümleyi yazan kişi acaba espri yaptığını mı sanıyor? Virginia Woolf, edebiyat tarihinin trajik anıtlarındandı. Oymuş gibi ironik ve sinik soğuk espriler, Woolf’a hayranlığı sadece artırır.
Yaratıcılığının tükendiğini düşünerek intihar eden Amerikalı edebiyatçı Ernest Hemingway de tweet atanlar arasında! Yazarın fotoğrafıyla açılan sayfada son tweet’in tarihi 13 Mart 2010. “Sanki ölmüşüm gibi tweet atıyorum,” gibi abuk bir cümle. Bu tuhaflığın 3,988 takipçisi olması daha da garabet...
Öte yandan, Hemingway’in gazetecilik geçmişi, onu kısa ve öz cümleler kurmaya adeta mecbur ediyordu. Haberlerin telgrafla yollandığı bir devirde, -tıpkı twitter gibi- meramını kısa ve öz anlatmak esastı. Hemingway’in cümleleri bu yüzden, “telgraf stili” diye tanımlanır. Ve yaşasaydı, bugünlere ulaşsaydı, en başarılı twitter’cı olurdu diyenler de var. Bu konuya ilgi duyanlar Wired dergisinde 2 Temmuz 2011’de Marty Beckerman’ın makalesine bakabilir.
Türkiye’den de bir örnek, Nazım Hikmet “adına” atılan tweet’ler. Şairin ismi ve resmiyle tanıtılan hesapta 669 takip edilen, 6,757 takip eden var. Hesabın yöneticisi, şairin dizelerini tweet olarak yolluyor. Şairmiş “gibi” davranmadan... Doğrusu bu zaten...
Benzeri, Mehmet Akif Ersoy hesabında da var. Ve yine onun dizeleri, tweet olarak gönderiliyor. Türkiye’den bu örnekler, aslında bir kültür hizmeti. Arada sırada, ünlü şairden bir iki dizeyi tweet olarak almak hoş.
ETİKETLER : Sayı:907