e-toplum 27 OCAK 2014 / 08:04

Sadece zaman, parayla...

Bir kafede yediğin içtiğin ve hatta kablosuz internetin bedava, ama orada geçirdiğin zaman parayla. “Anti-cafe” denilen bu yeni iş modeliyle şimdiye kadar 10 cafe açıldı. Onuncusu Londra’da açılınca İngilizce dünya basını nihayet ilgi gösterdi. Ne de olsa Londra, bizatihi bir inovasyon başkenti. Ve kafe, tam da Londra’nın göbeğinde oluşmakta olan “Silikon Koridoru”nun oralarda... Malumunuz, bilişim “vadisi” olması için dağ tepe vadi yayla gerekmiyor. Tam aksine, cazip bir şehrin bir yerinde bu işler kendiliğinden oluşuyor. Londra’nın Old Street diye bilinen, hafif doğumsu kısmında da böyle bir durum var. Anti-kafe de oralarda. Google’ın “Campus” diye bilinen yepyeni binasıyla aynı mahallede. Adı, Rusça ve Almanca’da “saat kadranı” anlamına Ziferblat. İlk açıldığı yer: Moskova.

Bu işin mucidi Rus yazar İvan Mitin. İlk kafesini 2011’de açmış. Şimdi de ihraç etmiş. Londra’da sokaktan görülmeyen, birinci kattaki kafenin dışarda tabelası falan da yok. “Bilen” geliyor. Bir tür kardeşlik cemiyeti gibi.

Ziferblat’ta zamanın ücreti şöyle hesaplanıyor: Dakikası 3 pence. Bir saati 1 Pound 80 pence. Bizim parayla 8 Liraya yakın. Bu ilginçlik, Rusya’da çok tutmuş. Oradaki Ziferblat’ları ayda 30 bin kişi ziyaret ediyormuş. Başkaları hemen taklit etmiş. Şimdi sadece Moskova’da 200 tane böyle anti-cafe varmış. Ama İvan Mitin’in “yarattığı” kavram, bedava bir kafeden ziyade seçkin bir kulüp havasında. Farklı yani. Londra’da “başarılı” olursa, sırada tabii ki dünya başkenti New York var.
ETİKETLER : Sayı:956