e-toplum 20 NİSAN 2015 / 10:05

Savunma sanayinde milli çözümler aranıyor

28. BThaber e-Devlet Yuvarlak Masa Toplantısı; ‘Savunma Sanayi Müsteşarlığı – Teknoloji Yaklaşımları’ başlığıyla 9 Nisan tarihinde Ankara’da düzenlendi. SSM MEBS Daire Başkanı Süreyya Yiğit, savunma sanayinde özgün ürün üretilmesine vurgu yaptı ve bunun için de Ar-Ge ve sürekliliğin öneminin altını çizdi.

‘Savunma Sanayi Müsteşarlığı - Teknoloji Yaklaşımları’ e-Devlet Yuvarlak Masa Toplantısı’na; SSM Muhabere Elektronik ve Bilgi Sistemleri Daire Başkanı Süreyya Yiğit, SSM MEBS müdürleri, destekleyici firmalar; Netaş, Netapp, Teradata, EMC, Havelsan, Aselsan, Microsoft, Oracle, BTburada ve konuk dinleyiciler katıldı. Toplantının moderatörlüğünü BThaber Yayın Koordinatörü Ayhan Sevgi yaptı.

Özgün ürün üretilmesi gerekiyor

Süreyya Yiğit, SSM’nin ağırlıklı olarak platform projeleri yapan bir kurum olduğunu kaydederek konuşmasını şöyle sürdürdü: “Platformların altında bulunan sistemlerin hemen hepsi ‘Muhabere Elektronik ve Bilgi Sistemleri’ / MEBS Dairesi altında faaliyet gösteriyor. Bu toplantıyı küçük bir  sektör buluşması gibi de düşünebilirsiniz; bundan sonra da bu çalışmaları yürüteceğiz. Savunma sanayini analiz ettiğimizde, ileri teknoloji gerektiren konulardan; sistemler ve platformlardan bahsediyoruz. Konu savunma olunca;  gerek dışarıdan alalım gerekse kendimiz bu işe soyunalım, en iyisini yapmak zorundayız. Mükemmelliğin birkaç tane şartı var; belirli bir teknolojik özende belli bir süre çalışmanız, sürdürmeniz gerekiyor. Sermaye de çok önemli. Bu sektörde başlangıç sermayelerine ihtiyacımız var.” Gerçekleştirilen projelerin milli olmasını arzu ettiklerini söyleyen Yiğit, “Sınırlı bir proje havuzumuz bulunuyor; bunu iyi değerlendirmek zorundayız. Sektördeki firmalara tavsiyemiz şu: Belirli konular üzerine yoğunlaşmanız, özgün ürün üretmeniz lazım. Savunma sanayinin millileştirilmesi çok önemli. Yarın ihtiyacımız olduğunda kullandığımız cihazların bize hizmet edip etmeyecekleri konusunda endişelerimiz bulunuyor. Bu nedenle milli çözümler arıyoruz” açıklamasını yaptı.

Savunma sanayinde yeni bakış açılarına ihtiyacımız var

“Milli çözümler ararken en iyisini yapacaksak, elimizde sınırlı bütçe ve proje varsa; o zaman firmalarımız şunu yapacak” ifadesini kullanan Yiğit, sözlerine şu şekilde devam etti: “Sektörde karşılıklı olarak sabretmemiz gerekiyor. Belli konularda yoğunlaşmalıyız, aksi takdirde biraz önce söylediğim; ‘mükemmelliğe’ ulaşamayız.  Herkesin en iyi olduğu konuda ilerlemesi gerek. Biz de bir şeyler üretelim; dışarıdan para verip aldığımız kadar biz de dışarıya bir şeyler satabilir hale gelelim. Özellikle güvenlik anlamında söylüyorum; lazım olduğunda anahtarı bende olsun, başkasında olmasın! Firmalarımız bu sistematik içinde bakmalılar; bir şeye sahip olabilmek gibi heveslerinin olması gerek. Özgün ürüne yönelmemiz şart. Özgün ürüne yönelebilmek için de Ar-Ge yapmamız lazım ve bunu da sürekli hale getirebilmemiz gerek. Çünkü gelişim bir günde olmuyor. Bizim sanayiye bakışımız böyle: Biz istiyoruz ki kendi ülkemizde geliştirelim; pek çok firma bu işten ekmek yesin, ülkemize iş olsun, yurt dışına döviz kaçmasın ama bir de hayatın gerçekliği var. Dolayısıyla belli konularda uzmanlaşmış firmalarımız olsun, yurt dışından alacağımıza bu firma bunu yapar diyebilelim. Savunma sanayinde bazı şeylerin evrilmesi gerekiyor. Bundan sonra sektöre devam edebilmek için yeni anlayışlara, yeni bakış açılarına ihtiyacımız var. Uzmanlaşan firmaları da bizim destekleyebilmemiz gerek. Ana firmalarımız;  kendi ürettikleri platformların-sistemlerin pek çok segmentlerini, alt parçalarını muhakkak yan sanayi ile paylaşmalılar. Aksi takdirde verimli olamayız. Zamanı minimize edebilmek, maliyetleri rekabet edebilir düzeye getirebilmek için mutlak surette özel sektörün önünü açmamız gerek. Devlet olarak savunma sanayi için de aynı şey geçerli. Türkiye’de savunma sanayine çok ciddi kaynak ayıramıyoruz.”

Tüm süreçler elektronik ortama aktarılacak

MEBS Dairesi’nin bilişim projeleriyle de ilgili bilgi veren Süreyya Yiğit, “Kurumumuzda elektronik evrak takibi yaptığımız bir yazılımımız bulunuyor. Bunun dışında kalan bütün süreçlerimizi elektronik ortama aktarmak gibi bir düşüncemiz var.  Projelerin kurgularını yaparken paydaşlarla olan çalışmaların birbiriyle çalışabilir hale gelmesi için çabalıyoruz. İnternet tabanlı sistemlerden gelebilecek bir takım siber sıkıntılar nedeniyle henüz makineler arası iletişimin hazır olmadığını biliyoruz ama ileride bunun ihtiyaç olacağı bir mimarinin de gerekli olduğunu düşünerek yazılımları,  bunlar birlikte çalışabilir diye kurguluyoruz. Sektörle konuşmamız gereken bir konu da; maliyet analizi. Nasıl olur da maliyetleri daha mantıklı şekilde bir veri tabanı oluşturabiliriz? Diğer yandan ‘Müşterek Resim Projesi’ önemli bir proje; hava-deniz gibi kuvvetlerimizin kendilerine ait projeleri mevcut ve bunlar arasında bütünleşik sistem kurma ihtiyacı doğabiliyor. Harekatı yönetecek olan genelkurmayımız ve kuvvetlerimiz ortak bir şekilde buradaki verilerden yararlansın, sağlıklı bir şekilde sistemi kullansınlar diye bir çalışmamız mevcut” dedi.

‘Deniz Tesis Taktik Ağı’ İsveç çakısı gibi!

SSM’nin teknoloji projelerini anlatmaya devam eden MEBS Simülatör Grubu Müdürü Abdullah Şen, gruplarının ağırlıklı olarak uçuş similatör projeleri gerçekleştirdiğini kaydederek yoğun olarak da eğitim simülatörlerini yürüttüklerini ifade etti ve “Simülötar projelerini ağırlıklı olarak Havelsan firmasına aktarıyoruz.  Mükemmeliyet Merkezi olarak  Havelsan’ı seçtik” açıklamasını yaptı. MEBS Elektro Optik Grubu Müdürü Ahmet Dinç, gruplarnda yürüyen18 civarında proje olduğunu belirterek önemli projelerden bir tanesinin de TSK’nın ‘Siber Savunma Merkezi’ olduğunu söyledi. Dinç, “Diğer projemiz; ‘Deniz Tesis Taktik Ağı’. Bu aslında çeşitli platformlardan çeşitli haberleşme sistemlerinden herhangi bir ortamı kullanarak haberleşme ortamını sağlayan bir sistem, biz bunu İsveç çakısına benzetiyoruz! Mutlaka bir sistemle eğer haberleşmek istiyorsanız, hangi ortam olursa olsun haberleşmeyi sağlıyor” şeklinde konuştu. Komuta kontrol ve savaş yönetim sistemleriyle ilgili projeleri yürüttüklerini söyleyen MEBS Komuta Kontrol Grup Müdürü Neşet Ertaş, işlerinin büyük bölümünü, Emniyet ve Silahlı Kuvvetler; özellikle de terörle mücadele kapsamındaki acil ihtiyaçların tedariğinin aldığını vurgulayarak konuşmasına şöyle devam etti: “MİLGEM Savaş Sistemi Tedarik Projesi’nde 50’den fazla alt yüklenici var; gruplandırılmış durumdalar, Aselsan’a ve Havelsan’a bağlı olarak çalışıyorlar. GENESIS uzun soluklu bir proje. Sekiz tane geminin; modern sistemlerle donatılması ve gemilerin denizde tekrar yüzer hale getirilmesi gerçekleştirildi. Özellikle Somali’deki korsan faaliyetlerinde, bu gemiler basında da gündeme geliyor.”

Artık verileri uçak yere inmeden topluyoruz!

Toplantının ikinci bölümünde firmalar ‘Teknoloji Eğilimleri’ni paylaştılar. Netaş, Bilişim Teknolojileri Ar-Ge Direktörü Ömer Tekin, “Sistem bütünleştirmesi anlamında sadece Türkiye’de değil, bölgede yoğun aktiviteleri olan bir firmayız. Savunmaya, kamu güvenliğine baktığımızda da aslında 90’lı yıllardan beri dünya standartlarında hem yazılım hem de donanım anlamında projeler üzerinde çalışıyoruz, bunu çok daha ileriye götürmeye çabalıyoruz. Savunma alanında; bütün kolluk kuvvetleriyle ve yine grup vakıf grup şirketleriyle çeşitli projelerde birlikte iş yapıyoruz. Son dönemlerdeki teknoloji eğilimlerini; bulut bilişim, siber güvenlik, büyük veri olarak sayabiliriz. Özellikle güvenlik konusu çok öne çıkıyor” açıklamasını yaptı. Teradata Profesyonel Hizmetler Müdürü Ali Rıza Kuyucu, Teradata’nın tamamen veri ambarı, ileri analitik ve büyük veri çözümleri gibi konulara odaklandığının altını çizerek “Veriden çıkarılabilecek fayda; bizim sağladığımız temel çözüm. Büyük veri hangi alanlarda kullanılabilir, nasıl fayda sağlayabilir; o konuda iş danışmanlığı vermeyi hedefliyoruz” dedi. Teradata Kıdemli Çözüm Mimarı Burak Biçen de; özellikle savunma tarafında Teradata’nın ABD’de birçok büyük proje gerçekleştirdiğini söyledi ve maliyetlerin düşürülmesi, uçuş güvenliğinin sağlanması üzerinde de çalıştıklarını kaydetti. “Buradaki firmaların hepsiyle tanışıyoruz, çok büyük bir pazarın içinde değiliz, bazen yan yana, bazen karşı karşıya rekabet halinde olduğumuz durumlar oluyor” diyerek konuşmasına başlayan Netapp Ankara Bölge Müdürü Burak Koç, “SSM’nin şöyle bir rolü olduğunu görüyoruz: Hem Türk Silahlı Kuvvetleri hem savunma sanayi şirketleriyle çok yakın iş birliği içerisinde. Bazen onlara tedarik sağlayan, bazen onlarla birlikte projelerin içerisinde yer alan bir konumu var. Biz de veriyi erişilebilir kılmayla ilgili vizyonlar yaratmak düşüncesinde olduğumuz için son zamanlarda gündemimizde olan bulut bilişimin SSM ve kendi paydaşlarıyla nasıl uygulanabilir hale getiririz; bunun üzerinden gitmek istiyoruz” açıklamasını yaptı. EMC Sistem Mühendisleri Takım Lideri Ebru Bayram Özgen, birçok sektörün yapısal değişikliklerle karşı karşıya olduğunu hatırlatarak  “Siber güvenliği çabuk fark etmek ve çabuk tepki vermek zorundayız. Diğer yandan maliyetleri düşürmek durumundayız; bir de denge kurmamız gerekiyor” ifadesini kullandı ve şunları kaydetti: “ Yeni iş yapış şekilleri tanımlanıyor. Örneğin, sosyal medya analizi olmadan terörle mücadeleden bahsedemiyoruz. Artık verileri de; daha gelirken yani uçak yere inmeden  topluyoruz, analitiğini yapıyoruz.”

SSM, tedarik modeli olarak Türkiye için inanılmaz bir değer

‘Teknoloji Eğilimleri’ bölümünde konuşan Havelsan Siber Güvenlik Direktörü Eymen Şahin, e-Devlet BT projelerindeki dağınıklığa dikkat çekerek Süreyya Yiğit’in sözlerine gönderme yapıp “Bir ekosistem olmadan birilerinin ayakta kalması veya faydalı bir model çıkarması çok mümkün olmuyor” ifadesini kullandı ve şöyle konuştu: “Ülkemizde sürdürülebilirliğini sağlayamadığımız, proje-ürün bazında çok fazla örnek var; buna yüzde 90’ın üzerinde diyebilirim. Bütünleşemiyoruz. Zararına projeler yapmaya çalışıyoruz.  Bugün e-Devlet projelerinin tedarik modeli başlı başına bir problem. Teknoloji transferi şart, Şarttan daha öte şart, tek başımıza bir şeyi bir noktaya götüremeyiz. SSM, tedarik modeli olarak Türkiye için inanılmaz bir değer. Burada e-Devlet projelerinin  ciddi bir konsolidasyonla, SSM üzerinden veya SSM’nin danışmanlık yapacağı bir model üzerinden yapılmasını öneriyoruz.” Aselsan, Bilgi Teknolojileri ve Siber Güvenlik Grup Başkanı Alper Gerçek, Aselsan’ın eylül 2014’te yeni bir yapılanma geçirdiğinin altını çizip bu yapılanma sonrasında askeri alandaki uzmanlıkların, kamu-sivil alanda da yer alması ilkesiyle hareket ettiğini belirtti. Gerçek, “Yeni yapılanma sonucunda da BT ve siber güvenlik grup başkanlığı kuruldu. Aselsan olarak sadece siber güvenlik bakış açısıyla baktığımızda; yazılımın değil donanımın da çok önemli bir unsur olduğunu gördük ve Türkiye’nin artık kendi BT donanımını yapabileceğine inandık. Bu anlamda da bir milli BT donanım ailesi geliştirme projesine başladık” açıklamasını yaptı.

e-Devlet Yuvarlak Masa Toplantısı’nın ayrıntılı içeriğini önümüzdeki ay yayınlanacak olan eDevlet Dergisi’nde bulabilirsiniz.

 

 
ETİKETLER : 1018