e-toplum 12 AĞUSTOS 2012 / 14:53

Tablodan üç bale çıktı

Üç tasarımcı/plastik sanatçı + üç besteci + yedi koreograf + 50 balerin/balet + sayısını bilemediğimiz teknisyen, sahne arkası ekibi, v.b. = İngiliz Ulusal Güzel Sanatlar Müzesi ve Kraliyet Balesi’nin ortak projesi.
Rönesans devlerinden Tiziano’nun üç tablosu, Ulusal Müze’de (National Gallery), ilk kez yanyana sergileniyor. Yunan mitolojisinin Diana ve Actaeon öyküsü bunlar. Mitolojide fazilet sembolü Diana, kafası kızınca, Actaeon’u geyiğe dönüştürüp, köpeklere parçalatmıştı.
Sanatçılara, bu karanlık öyküden ilham alacak üç ayrı bale sipariş edildi. Bale sadece 14-20 Temmuz arasında sunulacaktı. Şehrin en büyük meydanı Trafalgar’da ekrandan da izlenecekti.
Her biri “süper ego” bu kadar çok sanatçının ortak bir projede uslu uslu çalışması? Buna, projenin teknik karmaşasını ekleyin. Her tasarımcının kendi “eseri” için taleplerini... Üç ayrı bale için farklı sahne tasarımlarını... Farklı müzikleri...
Ama, yaptılar...
Bir tasarımcı (Conrad Shawcross), Diana’yı sahneye, dev bir otomotiv robotu olarak taşıdı. Robot, onunla dans edecek baletin hareketlerini yazılıma dönüştüren (motion capture) sistemle çalıştı. Ucunda parlak ışık yanan tehditkar koluyla, aynen Diana gibi parmağını gözüne uzata uzata...
Bir diğer tasarımcı (Mark Wallinger) sahneye öte alemi taşıdı. İki yüzü yansımalı özel aynalarla donatılmış bir sahne kullandı.
Üçüncü tasarımcı (Chris Ofili), Diana’nın Actaeon’u öldürttüğü son için görsel bir trajedi sahnesi yarattı. Actaeon’u parçalayan köpekleri, ellerinde hayvan başlarıyla dans eden sanatçılar temsil etti. Diana, ateş rengi kostümüyle karanlık sahnede kızıl bir yay gibiydi.
BBC’nin 1.5 saatte “oya gibi” işlediği belgeseline mıhlanarak izlediğim bu görsel, işitsel, duygusal, duyumsal şöleni gündelik sözcüklerle anlatmaya çalışmak zor. Bir çok ayrıntıyı yok sayarak ancak bu kadar oluyor.

Acaba, neden “böyle bir işe” kalkıştılar?
Yanıt şu olabilir: Londra, yaratıcı kültürün dünyada endüstriye dönüştüğü en önemli bir kaç şehirden biri. Şehirde 400 bin kişi, yaratıcı kültür üretiminde. Yılda şehre 21 milyar Sterlin (24 milyar avro) katma değer üretiyor: Şehrin toplam gayrı safi katma değerinin (GVA) yüzde 16’sı. (2010 verisi). Ülke genelinde yaratıcı endüstride 2 milyon kişi var. Ekonomiye yılda 60 milyar Sterlin katıyor. İngiliz GSMH’sinin yüzde 7,3’ü (2008 verisi).
Durum bu olunca, yaz-kış demeden, doğal ve olağan bir şekilde, devamlı olarak yaratıcılık sunuyorlar. Ellerinde değil! Kendiliğinden (!) oluyor.
ETİKETLER : Sayı:884